Belirsizlik

33 4 0
                                        

                           ***

Tayfun yüzünde aptal bir gülümsemeyle şirkete girdi. Girişteki görevliden başlayarak gördüğü herkesi samimiyetle selamlıyor ve şaşırtıyordu. Çünkü çalışanlar onun asık suratlı haline alışıklardı. Aşırı öfkeli biri olmasa da neşeli de sayılmazdı. Yüzünde hep acı ya da pişmanlığa benzer bir ifade olurdu. Ya da daha az dramatize etmek istenirse en sevmediği derse girmiş de canı sıkılmış ögrenci ifadesi. Kendine göre de sebepleri vardı. Ama sebep her neyse bir süredir devre dışıydı.

Annesinin doğum günü partisinin üzerinden iki hafta geçmişti ama Yasemin ve Tayfun bütün bu zaman boyunca etkisinden kurtulamamışlardı. Birbirlerini her gördüklerinde heyecanlanıyor ve mutlu oluyorlardı. Ama hala iletişimle ilgili bir takım sorunları vardı. Bazen günlük hayattan,işten, sıradan bir sohbet yaparlarken bir anda daha derin, alakasız bir konuya geçebiliyorlardı.

Tüm bunlar içgüdüsel olarak birbirlerini daha yakından tanıma isteğinden kaynaklanıyordu. Sonuç olarak ikisi de kendi hislerinin farkında, birbirlerinkinden şüpheli ama yine de mutlu zaman geçiriyorlardı.

                           ***

Tayfun aynı yüz ifadesiyle odasına girdiğinde Yasemin'in cam kenarındaki yuvarlak masaya bir sürü kağıt yaymış, dikkatle çalışırken gördü. Hatta o kadar dalmıştı ki bir süre onun geldiğini farketmedi. Tayfun da bunu fırsat bilerek onu seyretmenin keyfini çıkardı. Daha sonra Yasemin izlendiğini anlamış gibi başını kaldırıp ona baktı.

-Günaydın Tayfun Bey, kusura bakmayın geldiğinizi duymadım.

-Günaydın, önemli değil, çalışkan elemena her zaman ihtiyacımız var.

-Şey, ben dosyalar sizin odanızda diye burada çalışayım dedim, ama bitmek üzere.

-Sorun değil, istediğin zaman burada çalışabilirsin. İstersen hep burada çalış.

-Teşekkür ederim.

Yasemin yalandan bile gülümsemiyordu. Söylediği birkaç kelimeyle ve yüz ifadesiyle Tayfun ondaki soğukluğu farketmişti ama nedenini anlayamamıştı. Aklına ilk gelen onu kıracak bir şey söylemiş olabileceğiydi. O yüzden beyninde hızlı bir tarama yaptı ama hiçbir şey bulamadı. Aksine hep güzel şeyler konuşmuşlardı.

-Yasemin bir sorun mu var?

-Hayır, neden sordunuz?

-Ne bileyim bir garip davranıyorsun.

-Bir sorun yok size öyle gelmiş.

-Bence var. Ben bilmeden seni kızdıracak bir şey mi yaptım? Ya da evde, Ali ile bir şey mi oldu?

-Hiçbir şey olmadı Tayfun Bey. Ayrıca siz benim patronumsunuz, psikoloğum değil.

-Özür dilerim. Ben, sadece.. Belki bir yardımım dokunur diye..

-Ben özür dilerim, ama gerçekten bir şey yok. Lütfen daha fazla sormayın.

-Nasıl istersen.

Yasemin bariz bir gerginlikle eşyalarını toplayıp odadan çıkarken Tayfun hala suçun kendisinde olduğunu düşünüyordu ve ne olduğunu bulmaya çalışıyordu.

                         ***

Yasemin birkaç dosyayı hışımla Ece'nin masasının üzerine fırlatıp, kenarındaki koltuğa yığılırcasına çöktü. Neye uğradığını şaşıran Ece yapmacık olduğu her halinden belli sinirli bakışlarıyla onu süzdü. Aslında derdini biliyordu ama yardım edemiyordu.

ANSIZINHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin