3 hafta sonra..
İçimdeki umutlarım gittikçe sönüyor, hüzün dolduruyordu içimi.
Nedense hiç bir şey yapamayacağım gibi geliyor! Tüm hayallerim, hayal kırıklığı olucakmış gibi.
bugün hiç uyanmak istemiyor gibiydim! Mutsuz, umutsuz..Uyandığımdan beri hareketsiz tavana boş boş bakıyorum, saçımın bi kısmını elime dolamış oynuyordum bi yandan. Neden böyleyim? Diye sorduğumda ise bir sürü cevap sanki bu soruyu bekliyormuş gibi beynimin içinde söyleniyorlardı. Ben napıcam yaa?
O kadar zaman geçti ve hala ses seda yok babamlar hala arıyorlarmıdır acaba
O sıra da pat diye ağzı kulaklarında içeri daldı ayımız!
"Kapı çalma gibi alışkanlık edinmedin mi hiç? Çıplak olabilirdim!"
"İşime gelirdi" diye sırıttı. Bu cevabıyla bezmiş gibi yastığı alıp suratıma bastım
"Ayyhhğğ.. ne var? Ne istiyorsun sabah sabah?"
"Ne istiycem senden? Kahvaltı hazırladım gel zıkkımlan diycektim!"
"Uyumadan enerji deposunu mu yuttun uyanınca böyle olmak için?!"
"senin gibi uyuşuk değiliz hanımefendi! Her sabah kalkar koşumu yapar kahvaltımı da tam takır yapar çıkardım!"
"Sürekli nasıl yapabiliyorsunuz bu düzeni hala anlamış değilim! Benim asla yapamayacağım şeyler bunlar! Prensiplerime aykırı"
"Geliyor musun? Yoksa prensiplerinle ilgili konuşmaya devam edecek misin?"
"Tamam bekle geliyorum, konuşulmuyor da seninle!" Hala yaralıydı karnım ama acı gün geçtikçe biraz daha azalıyordu.
"Elini yüzünü yıka da gel aşağı, karşıma da böyle çıkma bi dahaki sefere!" Dedi artist! bende tabi bunu duyunca ağzım bir karış açık kalakaldım
"Aaaa.. ne..neyim varmış?"
"Aynaya bak anlarsın! Kızlardan soğutma beni"
"Sen haddini aşmaya başladın ama! Bana bak okulun popüler kızıydım ben tamam mı! Herkes benimle konuşabilmek için neler yapardı!!"
"Bana şuan bişey ifade etmiyorsun bayan popüler?!" Demesi yetmiyormuş gibi Bide küstah gibi sırıtıp durmuyor mu karşımda elim ayağım titredi sinirden! Şöyle gelişi güzel elimi kaldırıp, tam vuracakken havada tuttu bileğimden, engel oldu.
"Haddini bil artık sen!" dedim kızgın bir şekilde
"Bilmiyorum diyelim! Naparsın? Vurucak mısın?!" Diyerek sokulmaya başladı, hiç olmadık anda öyle bi geliyor ki insanın üstüne! Napıcağını şaşırıyor, cevap veremez hale geliyorsun! Dilim tutulmuş, sanki nefes alamıyormuş gibi derin derin nefesler alıyor, cevap veremez hale geldim.
"Ge..gerekirse evet!"
"O cesareti kendinde buluyorsan şimdi yap!" Diyerek cezbedermiş gibi gözlerimin içine baka baka resmen ben kaşınıyorum gel kaşı beni diyor!! Bu halimden yararlanıyor, tabi suç bende! bir kere eline verdim ya o kozu! Sürekli kullanıp durur.
"Bence sen kaşınıyorsun! Belanı benden bulmadan usul usul in aşağı! Bir daha da böyle salak salak şeylerle aklımı çelmeye çalışma çünkü çok beklersin canım!" Diye sırıtıp göz kırptım. Oyun böyle bozulur beybisi! Kiminle dans ettiğinin farkında değil uyanık. Ben yutar mıyım behh..onun sayesinde enerji depoladım yahu o son surat ifadesi çok iyi geldi. Artık güne merhaba diyebilirim. Banyoya gidip elimi yüzümü yıkadım aşağı inip onu beklemeden kurduğu kahvaltı masasına oturdum.
"Ooo bebeğim sen böyle kahvaltı hazırlar mıydın ya?" Diyerek güldüm. Hani derler ya bi kuş sütü eksik diye? İşte o misali.
"Tabi beklemeden başla biz kimiz ki?" Diyerek indi aşağı oda. sanki az önce trollenmedi, hiç birşey olmamış gibi sırıta sırıta geliyordu.
"Ben yediğin laftan sonra doymuşsundur diye düşündüm ama" diyerek sinsice güldüm.
"Merak etme canım gereksiz insanların lafları zoruma gitmez rahat olabilirsin o konuda!"
"Yaklaşıp içine kadar sokulmasını biliyorsun ama!"
"Dişi olan herkese öyleyim, üstüne alınma yani sana özel değil bunlar."
"Alınmıyorum.. tam tersi bi dahaki sefere olmaması için senden rica edicem"
"Neden? Yine dilin tutulup öylece kalakalmaktan mı korkuyorsun?"
"Kimin dili tutuluyor pardon?"
"Neyse, kapatalım artık gereksiz mevzuları zira karşımda yanakları al al utanmış bir şekilde durursan kahvaltı niyetine seni yiyebilirim" demesiyle yine donuk lara moduna girdim.!! Allahım bu çocuk öldürücek beni! Hoşuna gidiyor anacım bu hallerim valla şerefsiz bilerek yapıyor sırf sinir olmam için!!!!
"Şu çatalı iliklerine kadar saplamadan kahvaltını yap! Boş boş konuşmaya başladın yine. Sen kimsin ki utanıcam laflarından? Benim sevgilim var bir kere!!"
Dur bi saniye? Ben sevgilim mi var dedim?! Benim sevgilim mi var? Benim sevgilim varmıydı ya?
"Hani nerde? Ben neden göremiyorum?" Diye tek kaşını kaldırmış alaycı bakışlarıyla bana baktı
"Şuan burda olmadığı için olabilir mi?"
Bu çocuğu böyle tersliyorum filan ama ne için yaptığımı da bilmiyorum sadece bu konuşmaları olsun hal hareketi filan çok sinirimi bozuyor!! En gıcık olduğum erkek tipi! İmkansızı oynuyorlar! Her zaman ki gibi Burnum havada, götüm aşağıda modu!
Sen dur hele ben seni ne modlara sokup çıkartıcam.."Birazdan dikişlerine bakarız ne durumdalar? Olmazsa sağlık ocağına gider gösteririz"
"Olur ordan da hava alanına giderim ben"
"Hava alanı mı? O ne alaka?"
"E gidicem ya ben? Daha ne kadar kalayım burda?" Diyerek ekledim,
"Normalde başıma bunlar gelmeseydi ben şuan çooktaan yeni hayatıma başlamıştım"
"Unut sen o işi! Bir yere gitmek yok! Bir kere daha gitme lafı ağzından çıktığı an polisi arıyor olcam haberin olsun. Bu sefer aklımı çelemezsin öyle yuvarlanıp üstüme düşmelerin bile kurtaramaz seni!"
"Birincisi ben değil sen düşürdün bizi! Ben pes edip durmuştum"
"Neyse ne! istediğini söyle ben diyeceğimi dedim!"
"Bak ııı.. adını bilmediğim şahıs!"
"Atilla
"bak atarlı"
"Atilla!
"Ha? Neyse atarlı işte! Bal surat arkadaşım sen niye beni tehditlerle burda tutmaya çalışıyorsun? Ben bir fırsatını bulup kaçarım ki burdan! Niye ağzını yorup beni strese sokuyorsun? Ne güzel kahvaltımızı yapıyoruz"
"Orası da beni ilgilendirir! Küçük beynini bunlarla yorma, zaten düşünme yetin çok düşük!"
"Ayyhh.. Allahım sen sabır ver!!"
"Hadi hadi bitirmedin mi daha?!"
"Yangından mal mı kaçırıyorsun? Yiyorum işte"
"Ben gidiyorum bi duş alıp inicem aşağı, ben gelene kadar masayı toplarsın! Sonrada sağlık ocağına gideriz"
"Pardonda neden sen duş alırken, ben masayı topluycam?"
"Çünkü ben hazırladım herşeyi ve yine ben kurdum masayı, sende toplayıp bulaşıkları da makinaya atıcak beni bekliceksin burda"
"Yalnız öyle emreder gibi konuşmaya devam edeceksen kırılmadık kemiğin kalmaz canım"
"Iııı.. Canım bişey söylerken boş söyleme!yılların dövüşçüsü var karşında dikkatli konuş öyle tahrik edici laflar kullanma derim sonra pişman olursun benden söylemesi"
"Yılların dövüşçüsüymüş!!"
Diyip burun kıvırdım.
"Göstereyim istersen nasıl kemik kırıldığını" diyerek masadan kalkıp sırıttı.
"Ayy.. yok yok istemem tamam sen git duşunu filan al toparlarım ben burayı!"
"İyi, hatırlat arabanın bagajındaki bavulunu vereyim sana. Bir haftadır benden otlandığın yeter, Ha bu arada kedini de bir ara alırsın arabadan sen uyanmadan mamasını vermiştim."
"Haaa? Miaa.. ben onu iyice unutmuşuumm"
Diye masadan kalkıp kapıya koşturdum.
"Anahtarsız nasıl arabanın kapısını açıcaksın acaba?"
"Ayy.. doğru" diyip tekrar geri gelip anahtarı aldım.
Arabaya gelip arka koltuktan miayı aldım.
Ayy canım miamm benim yüzümden bu arabaya hapsoldun gel annem gel eve gidelim de bi rahatla gezin etrafta. Hadi ben fazla hareket edemiyorum diye unutmuş olabilirim peki bu zeki niye hiç akıl edip çıkartmıyor ordan? Ya ölseydi güzelim kedim o zaman nolurdu? Düşüncesiz..İçeri girip mia'yı saldım rahatına baksın o, bende şu etrafı bi toparlıyayım. Malumm beyimiz emretti!!
Saçımı hemen topuz yapıp iş moduna girmiş bulunmaktaydım. Önce masayı toplamakla başladım. Pek anlamam ev işlerinden ama artık yapıcak bişey yok olduğu kadarını yapıcam. Tabakları filan üst üste koyup alabildiğim kadar aldım, çatalları da üstüne koyup mutfağa götürdüm. Geri gelip kalan diğerlerini getir götür derken sıra bulaşıkları makineye atmaya geldi. Hepsini sudan geçirip geçirip makineye attım valla ayrıntılı uğraşamam sonuçta makinede de yıkanıcak! Bunlarda bittiğine göre sıra çalıştırmaya geldi!.
"Evveeet şimdi zurnanı zırt dediği yere geldik! Her şeyi iyi hoş yaptımda şöyle bir sorun var ki Ben bunun nasıl çalıştığını bilmiyorum ya?!"
Neyse amaan atarlı gelip çalıştırır benden bu kadar!
"Miaaağğ? Nerdesin bebeğim? Gel anne mamanı vericek, mama zamanı hayatımm?"
Diye etrafta ona seslenip aradım. Nerde bu kedi? İki dakikalığına boş bırakmaya gelinmiyor!
"Bana da meme pardon mama" diye güle güle beline havlu sarmış üst kattan durmuş bana gülüyordu.
"Aman ne komik espiri anlaıyışı!"
"Kedin mia odamda gelip alabilirsin. Beni çok sevmişe benziyor git diyorum gitmiyor"
"Ne o kedim tatlı canını mı rahatsız etti?"
"Gelip alıcak mısın tüylü şeyi?"
"Onun bi adı var!"
"Lara! Gel al şunu, Böyle kaldım giremiyorum içeri!" Demesiyle kahkaha attım. Zararsız kedi den kaçıyor ya
"Komik mi?"
"Tamam tamam geliyorum şimdi"
Belli ki kedilerle arası hiç iyi değil o yüzden almamış arabadan.Merdivenlerden yukarı çıkıp odasına girdim.
"Mia annecim burda ne işin var? Gel buraya" diyerek kucağıma aldım aşağı indim. Atarlı da odasına girebildi gönül rahatlığıyla.
Bir insan minnoş bir kedi den niye korkar ki?!

ŞİMDİ OKUDUĞUN
NEFESİM
Teen FictionAşk; sonun başlangıcı demekti onun için ve kendi sonuna gitti, yeniden başlamak için. Sonu en saf haliyle sevdi ve hiç bırakmadı..