3.BÖLÜM

36 4 1
                                    

Kedim Mia'yı da alarak aşağı doğru iniyordum. Gitmekte kararlıydım sonu ne olursa olsun gidicektim artık 1 ay sonra 18 yaşında olucaktım erken ayrılık oldu ama yinede olsun bu saatten sonra kalmam imkansız!  Bir elim de bavul,  kucağımda ise Mia vardı. Canım kedim ne olduğunu anlamadan bana ve etrafa bakıyordu tsessizce, küçük adımlarla aşağı inerken bi yandan etrafa bakıyordum biri çıkarsa saklanmak için.  Kapıya çok az kalmıştı bi kaç adım sonra özgürdüm..

Mia bi an miyavlayınca ödüp koptu biri uyanıcak diye
"Şşşt.. Ses çıkarma mia kaçmaya çalışıyoruz şurda" dedim fısıldayarak tabi kedi ne anlar ne söylediğimi ben de alıştım konuşmasa da o benim dert ortağım kader arkadaşımdı şaka gibi bir kedi için neler diyorum ben böyle ?kalbim hızlı hızlı atması yetmiyormuş gibi bide mia'nın olmadık bi anda miyavlaması çıktı başıma zaten gerilim ve heyecan dolu bi an yaşıyorum neyse tepkimden ne demek istediğimi anlamış olmalı ki yine miyavlamadı.

Kapıya yeltenip yavaşça açtım dışarı çıkıp kapıyı kapattım. Çantam'dan arabanın anahtarını çıkardım, hızlı adımlarla arabaya doğru ilerledim. Yaşım reşit olmadığı için araba kullanmama izin vermezlerdi ama onları bu saatten sonra kim dinler ki geri dönmemek üzere gidiyordum.! İnanamıyorum ya ilk defa böyle bir şey yaşıyorum hayatım boyunca en büyük maceram diyebilirim! araba'nın bagajını açıp bavulumu koydum.  Mia'yı da arka koltukta ona özel yapılmış yerine yerleştirip arabaya bindim.  Bir an önce kimse görmeden hemen arabayı çalıştırıp ilerledim.  Yolda nereye gitsem diye düşündüm. Arkadaşımın yanına da gidemem bu saatte! Geceyi otel de mi geçirsem acaba? yani bu geceyi böyle sağsalim atlatıp sabah erkenden yola çıkarım ama bir dakika hesapta olmayan bir şey var!  Ben sonra nereye gidicem peki böyle? İşte bunu hiç düşünmedim. Aslında gidiyorsam tamamen gitmeliydim bu sahte insanları, bu şehri. Beni buraya bağlayan hiç bir şey yok ki! Uzağa,  çok uzağa kimsenin beni bulamayacağı yere gitmeliydim! Ama nereye?  Bunu düşüne düşüne beynim iflas etti şimdilik hiç bir şey düşünmek istemiyorum. Şarkı açıp aklımı yola verdim
Zor olsada kafamı dağıtmam ve ileriye bakmam lazım. Sonuçta dönüşü olmayan bir yola girdim ve bu yoldan devam etmeliyim daha fazla üzülüp ağlamak istemiyordum her gün gecenin karanlığına hapsolup sessizce ağladığım günlere dönmektense ölürüm daha iyi! dönersem kaçmamın me anlamı kalır ki?!  Tamam belki atlatmam uzun sürücek ve ilerde çok zorlanıcam ama başaracağımdan eminim.  Hem şu bir ay boyunca rahatlıkla yaşayabileceğim kadar para var yanımda yani kredi kartımda! Babam kaçtığımı öğrendiğinde bu kartı iptal ettirtmeden benim bu parayı çekmem lazım.

Hemen bir bankamatiğin yanına gelip bu gece idare edebileceğim kadar para çekip geri bindim arabaya.  Yarın da erkenden bankaya gider geri kalanını çekerim. Zaten bu gece kimse kaçtığımı anlamaz hepsi uyuyor neyse şimdilik rahatım. Murat abi'nin oteline mi gitsem? Aslında büyük bir otel zaten çok fazla gelen giden müşterisi var hem gece yarısı olmuş bence yoktur orda. Umarım..

Sonunda varmıştım otele arabadan inmeden önce derin bir nefes alıp bekledim etrafı süzdüm tehlikeli bir şey görünmüyordu.  Arabayı park ettikten sonra arka koltukta ki kedimi almaya yeltendiğimde hemen ilerde genç bir görevlinin bana doğru yürümeye  başladığını gördüm. Yok artık bu kadar kısa sürede kaçtığım anlaşılmış olamaz dimi? Yok lara yok sakin ol seni burda bulmaları mümkün değil telaş yapmaa..

"Hoşgeldiniz efendim" diye beni güler yüzle karşıladı görevli. 

Ben donuk bir şekilde ona bakakaldım
"Hoşbuldum" diyebildim genç görevli elini uzatıp bekledi ben ise şaşkın şaşkın ona bakıyordum. Ne yapacağımı bilemedim bende
"Merhaba" diye uzattığı eli sıkıp salladım. 

Görevli bu davranışıma gülüp oda "merhaba" dedi ve sonra elini yine uzatıp "Aracınızın anahtarını alabilir miyim? " diyerek ekledi

Ben yine şaşırıp "neden" dedim telaşla
"Çünkü işim bu merak etmeyin istediğiniz zaman geri getiririm" dedi.
Tabi ya nasıl anlamadım ki? Bi an öyle gelince korkudan ne yapacağımı şaşırdım. Akıl mı kaldı! 

"Ahh.. Tabi pardon düşünemedim bi an siz öyle elinizi uzatınca anlam veremedim" dedim gülerek.

"Yorgun bir gün geçirdiniz sanırım" diyerek solmuş ve şişkin gözlerimi işaret etti. Bende bi an o öyle söyleyince telaş yaptım.

"O kadar belli oluyor mu ya?  Diye yüzümü saçlarımla kapatmaya çalıştım.  Görevli ise bu halime tebessüm edip kafasıyla onayladı.

"Sizi üzen bişey mi oldu? " diye sordu. Ağladığımı anlamış olmalıydı.

Bende öyle söyleyince bi kaç saat önceki halim aklıma geldi ve ciddi bir şekilde
"Bu sizi ilgilendirmez buyrun araba'nın anahtarı" diyerek anahtarı uzattım. Genç görevli şaşırmış bi şekilde bana baktı ve hafif öksürüp kendini düzeltip dikleşti.

"Haklısınız özür dilerim buyrun tekrar hoşgeldiniz" diyerek yolu gösterdi. 

"Teşekkür ederim " dedim. Bagaj'dan bavulumu alıp kapıyı kapattım sonra mia' yı da küçük bir kafese koyup aldım ve yürümeye başladım..

NEFESİM Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin