Arkadaşlar biz ilk iki bölümü açıklama yazmadan paylaştık. Ama biraz açıklama yapmanın yararlı olacağını düşündük. Irmak ve ben beraber yazıyoruz bu hikayeyi. İlk bölümler biraz sıkıcı olabilir. İlk iki bölüm hikayenin giriş bölümleriydi. Bu bölümden sonra olaylar gelişmeye başlıyor. Eğer sıkılmayıp okumaya devam ederseniz hikayeyi seveceğinizi düşünüyoruz. Hikayemiz aslında bu bölümden sonra başlıyor.
Multimedia: Elif.
Gözlerimi açtığımda nerede olduğumu anlamaya çalıştım bir süre. Kafamı koluma doğru çevirdiğimde kolumda takılı olan serumu gördüm. Ayrıca kafamın arkasında da bi ağrı vardı. Benim uyandığımı gören Burcu, Ceren ve Anıl yanıma geldiler hemen. Ben Mert'in neden gelmediğini düşünürken Burcu konuşmaya başladı.
"İyimisin canım. Çok korkuttun bizi."
"İyiyim" dedim soğuk bi ses tonuyla. Burcu bana yalan söylemişti ve bu yalanı benim hayatımı değiştirmişti. Şu an sadece sessiz kalıp soğuk cevap vermeyi tercih ediyordum ama evde kesinlikle susmayacaktım.
" Ne zaman çıkabilirim?" dedim aynı soğuk ses tonuyla.
"Doktor serumun bitince çıkabilceğini söyledi." dedi.
2 Saat Sonra
Burcu ve Cerenle birlikte onların evine gelmiştik. Kendimi koltuğa attığımda ilk işim annemi aramak oldu.
"Alo anne." dedim.
"Efendim kızım."
"Anne ben bugün eve gelemiycem. Burcular bırakmıyo. Haberin olsun diye aradım."
"Kızım daha yeni geldin. Eve gelseydin, hasret giderseydik. Baban da geldiğini bilmiyo daha. Ama yine de sen bilirsin."
"Canım benim daha hasret gideririz biz senle. Artık burdayım zaten.Babama da sen bişey söyleme. Yarın konuşurum ben onla. Hadi güle güle" dedim ve telefonu kapattım.
Telefonu kapattıktan sonra aklıma Mert geldi. Neden hastanede yanıma gelmemişti. Gerçekten anlamış değildim. Gerçi şuan düşünmem gereken daha önemli bi konu vardı. Burcu, bana Mert'İn öldüğünü söylemişti. Bunlar aklıma geldiğinde hemen Burcuya seslendim.
"Burcu"dedim. Sinirim ses tonuma da yansımıştı. Korka korka yanıma geldi. Ne diyeceğimi anlamış gibiydi.
"Elif, bitanem. Sen hani Amerikadaydın."
"Konuyu değiştirmeye çalışma Burcu! Sen bana Mert'in öldüğünü söylememişmiydin." diye bağıdım. Gözleri dolmaya başlamıştı. Ağzını açtığında konuşmasına izin vermeden devam ettim.
"Ben seni kardeşim gibi gördüm bu güne kadar. Aileme, Ceren'e hatta Mert'e bile anlatmadığım sırlarımı sana anlattım ben. Biliyo musun? Babam Amerika'ya gideceğimi birine söylersem Mert'e zarar verceğini söyledi ama ben sana olan güvenimden destek alarak sana anlattım. Aradan iki ay geçtikten sonra sen beni arayıp Mert'in öldüğünü söylüyorsun. Ben o günden beri yaşayamıyorum Burcu. Etrafıma sahte gülücükler atıp mutluymuş gibi görünüyorum. Ama öyle değilim. Geceleri yastığa her kafamı koyduğumda onu görüyorum rüyalarımda. Onunla geçirdiğim güzel günleri hatırlıyorum. Ve her rüyam sesin sesinle sonlanıyo "Üzgünüm canım Mert'i kaybettik." Uyandığımda yastığımı ıslak buluyorum. Kısaca ben 2 yıldır yaşamıyorum. Bunlar kimin yüzünden?" kısa bir nefes alıp devam ettim. " Dur ben söyliyim. Senin yüzünden."
Ağlamaya başlamıştım. Burcu'nun ne halde olduğuna bakmadan ayağa kalkım. Mutfak masasına oturmuş bizim konuşmamızın (!) bitmesini bekleyen Ceren'in yanına gidip oturdum. İkimizde konuşmuyorduk.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Benden Vazgeçme
RomanceBirbirini herşeyden çok seven iki genç... Nedeni bilinmeyen bir düşmanlık... Yalan bilgiler sonucu yapılan bir kaza... Ve kaybedilen bir hafıza... Saklanan sırlar ve söylenen yalanlar en kötü neye yol açabilir? ...
