9.bölüm

458 48 45
                                        

Okuyun Lütfen

Arkadaşlar ırmak yazın neredeyse başından beri başka şehirde tatilde ve biz sadece telefonla konuşup yazabiliyoruz. Ben de bu hafta tatilde olacağım için yb paylaşamayacağız. Anlayışla karşılamanızı umuyoruz.

Bir sınır tabiki olacak o yüzden siz yine de yorum ve oylarınızı eksik etmeyin.Bi önce ki bölümün sınırı dolmadan paylaşmamızın sebebi de benim tatile gidiyo olmam. Hatta şuanda otobüsteyim.

Okuyan her kişi beğendim veya beğenmedim yazsa bile yeter bize. Oy vermek yorum vermekten de kolay. bölümü okuyup kapatmafan hemen önce yıldıza basmanız yeterli. Oy veren ve yorum yapan herkese şimdiden teşekkürler.

Multimedia benim hazırladığım bölümden bir replik taşıyan çalışma.  Iyi okumalarrrr :)

ELİF

Mutfağa gidip kendime atıştıracak birşeyler hazırladım. Onları yiyip bir ağrı kesici içtim. Odama geçip bilgisayarımı elime aldım. İnternette dolaşırken telefonum çalmaya başladı. Ekranda 'Ceren' yazısını görünce derin bir nefes alıp telefonu açtım.

"Efendim" dedim dümdüz bir sesle.

"Elif, hemen bize gelebilir misin? Burcu'nun sana ihtiyacı var!" Sesi çok telaşlı geliyordu. 

"Tamam. Bekleyin geliyorum" dedim telaşla.

Hızla bilgisayarı kapatıp aşağı indim. Anneme  bile haber vermeden evden çıktım. 10 dakika sonra Burcu'ların evinin önündeydim. Zili çalıp açılmasını beklerken hala çok telaşlıydım. Kapı açıldığında direk içeri daldım. Anıl Burcu'nun odasının önünde kapıya yaslanmıştı. O orda değilmiş gibi Ceren'e döndüm.

"Ne oldu Ceren?"

"Burcu kendini odaya kapattı. Sen gelmeden kapıyı açmayacağını söyledi."

"Neden kapattı kendini? Dün ben gittikten sonra bişey mi oldu?"

"Hayır olmadı. Eve gelene kadar sürekli ağladı. Eve geldikten sonra da kendini odaya kapattı işte."

Burcu'nun odasına doğru ilerlerken Anıl benim yaklaştığımı görünce yavaşça kapıdan uzaklaştı. Gözleri kızarmıştı. Ona acıma işini daha sonraya atıp kapıyı tıklattım. 

"Elif gelmeden açmıycam kapıyı anlayın artık!"

"Canım ben geldim. Açar mısın kapıyı?"

Bir anlık sessizlikten sonra kilit sesi duyuldu. Kapıyı yavaşça açıp içeri girdim. Bir anda olduğum yerde kaldım. Mert'le ikimizin tek ve beşimizin birlikte olduğu fotoğraflar yere saçılmıştı. Bakışlarımı fotoğraflardan Burcu'ya çevirdim. Gözleri ağlamaktan kızarmış ve şişmişti. Kapıyı kapatıp Burcu'nun yanına ilerledim. 

"Burcu bunlar ne?" diye sordum şaşkınlıkla.

"Geçmişe gittim. Yaptığımız hatalar,yaşadığımız güzel anlar,birbirimizle ettiğimiz kavgalar... Herşeyi hatırladım. " dedi ağlamaklı ses tonuyla

"Neden peki Burcu?"

"Çünkü biz hiçbir zaman eskisi gibi olamıycaz.. Dün bunu anladım. Mert o kazayı geçirdiğinden beri dördümüzün de önünde bir engel var. Ve artık senin de önünde o engellerden var. "

"Burcu ne demeye çalışıyosun. Açık konuşur musun lütfen" 

"Söyleyemem Elif." diyip ağlamaya başladı. Onu kendime çekip sarıldım. 

Benden VazgeçmeBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin