8.Bölüm

402 50 21
                                        

Bu bölüm geçiş bölümü olduğu için kısa oldu. Yorum ve oylar hala çok az. Artık fazla birşey söylemiycez. Ama yine de bizim için beklemek zor değil. Sınır dolana kadar bekleyebiliriz her zaman. Yorumlar ve oylar arttığı zaman artık sınır koymayacağız.

Multimedia: Elif'in Mert'le olan konuşmasından bir sahne.

Bu sefer şarkıda varrr

Iyi okumalar

MERT

Mesajı açıp 'Dinle' tuşuna bastım. Ses hoparlördeydi. Elif'in sesi duyulmaya başladı.

"Aslında Mert'le ayrılmasaydın senle bu konuşmayı yapmazdım. Ama ayrıldığınıza göre yapmamam için bi sebep yok. Seninle açık açık konuşucam. Bir daha Mert'e 10 metreden fazla yaklaşmayacaksın. Ne telefonla arayacak ne de mesaj atacaksın. Herhangi birinden Mert'le iletişime geçtiğini öğrenirsem başına geleceklerden ben sorumlu değilim ona göre. Umarım dediklerimi anlamışsındır..."

ELİF

"...Umarım dediklerimi anlamışsındır..." Ne! Bu konuşmayı kesinlikle ben yapmadım. Ah Mercan seni bi elime geçireyim. Mesajın sonuna kadar ağzım açık dinlemiştim. Benim sesimdi ama kelimeler bana ait değildi. O telefonun hayatımı kurtardığını düşünürken bu denli dibe batıracağı aklıma gelmemişti. Mert şaşkın bakışlarını bana çevirdi.

Şaşkınlığı kendini kızgınlığa bıraktı. Bunu fark ettiğimde çantamı alıp hızla kapıya yöneldim. Kapıdan çıkıp koşar adımlarla arabama doğru ilerlerken birinin kolumu tuttuğunu hissettim. Arkamı döndüğümde bana alev saçan gözlerle bakan Mert'i gördüm.

"Elif bana hemen bunu açıklıyorsun." dedi dişlerinin arasından.

Yutkundum. "Mert şuan ne desem bana inanmayacağın için benden açıklama yapmamı bekleme" deyip kolumu ondan kurtardım. Birşey söylemesine izin vermeden hızla arabama bindim. Lisedeyken Mercan'la az da olsa konuşurduk.  Bu nedenle evinin nerde olduğunu biliyodum. İki katlı evin önüne geldiğimde hemen arabadan inip zili çaldım.

Mercan kapıyı açıpta karşısında beni gördüğünde yüzünü bir sırıtış kapladı. "Seni benim ayağıma getirecek kadar önemli ne oldu Elif'cim." dedi alayla. Bu kızdan gerçekten tiksiniyorum.

"O ses kaydını gönderirken hepimizin orda olduğunu biliyodun dimi" dedim tiksintiyle. Ben bunu söyleyince kahkaha atmaya başladı.

"Zekandan birşey kaybetmemişsin bakıyorum. Tabi ki orda olduğunuzu biliyordum."

"Senden nefret ediyorum Mercan. Hayatta hiç kimseden etmediğim kadar hem de. Şunu da ekleyeyim. Benim canımı Mert aracılığıyla yakmaya çalışma boşuna. Mert beni hatırlamayarak canımı fazlasıyla yakıyo zaten."

"Ah canım yazıkk. Seni asla hatırlamayacak olması çok acı."

"Ya sen nasıl bi insansın ya. Benim yerimi aldığın yetmedi mi? Hayatımı çaldın sen benim. Daha ne yapmaya çalışıyorsun." dedim sinirle. Kendimi tutamayarak yavaş yavaş Mercan'a yaklaşmaya başladım. Yüzündeki sırıtış hala gitmemiş hatta biraz daha genişlemişti.  "Mert'i rahat bırak artık. O tekrar senin olmayacak anla bunu. Tamam mı? Uzak dur Mert'ten Mercan."

Güçlü bir kol beni tutup kendine çevirdiğinde Mercan'nın rahatlığının nedenini anladım. Kolumu Mert'ten kurtarıp tekrar arabama doğru yürüdüm. Tek fark bu sefer hızlı değildi adımlarım. Arabama ulaşamama az kalmışken tam da beklediğim gibi Mert beni tekrar durdurdu.

"Ne yaptığını sanıyorsun sen Elif. Sen kimseyi benim için tehdit edemezsin" dedi.

"Mert bilmedigin şeyler var. Hiçbir şey bilmeden beni yargılama" dedim sakinliğimi korumaya çalışırken.

Benden VazgeçmeBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin