Yorum sınırı dolmadığı için beklemek zorunda kaldık. Gerçi sınır hala dolmadı ama bekleseydik 2-3 aya anca dolardı heralde. Yorum ve oyların azlığı bizi cidden üzüyor. Bana göre uzun bir bölümle karşınızdayız. Bölümde de belirttim ama yine de yazayım. Multimediada Elif'in bara giderken ki kombini var.
İyi okumalarrrr
1 saat sonra evin önüne geldiğimde 5-6 tane polis kapıda bekliyorlardı. Neredeyse babamın beni merak ettiğini düşünecektim ki aklıma annem geldi. Kim bilir ne kadar merak etti beni. Ama mecburdum, doğru bir karar vermek için zamana ihtiyacım vardı. Ve şimdi, kesinlikle doğru kararı verdiğime inanıyodum. Ararbayı garaja bıraktım. Ben evin kapısına doğru giderken polisler beni izliyolardı. Neden bilmiyorum ama kendimi çok rahat hissediyodum.
Kapı açıldığında karşımda kızarmış gözlerle bana bakan Nurcan vardı. Nurcan bile beni babamdan daha çok merak ediyordu. Beni görünce yüzüne içten bir gülümseme yerleşti. Geldiğime ve iyi olduğuma sevindiği yüzünden belli oluyordu. Bi anda öne atılıp bana sarıldı. Bir anlık şaşkınlıktan sonra ben de ona sarıldım. Geri çekilip mahcup bir ifadeyle bana bakmaya başladı.
"Ben özür dilerim Elif hanım. Bi an sevinçten ne yaptığımı bilemedim."
"Saçmalama Nurcan. Bana sarılmanda bir sakınca yok."
"Teşekkür ederim Elif hanım."
"Eeeee. İçeride kimler var" diyip göz kırptım.
"Herkes burda Elif hanım. Herkes sizi çok merak etti."
"İyi o zaman onlara da bi hasarım olmadığını göstereyim" deyip küçük bir kahkaha attım.
Nurcan'ın yanından geçip salona doğru yürümeye başladım. Salona yaklaştıkça annemin hıçkırık seslerini daha net duymaya başladım. Bi an annemi bu kadar üzdüğüm için kendimden nefret ettim.
Salona girdiğimde gerçekten de herkesin burada olduğunu gördüm. Burcu, Ceren, Anıl ve hatta Mert'le Mercan... Beni ilk Mert gördü. Şaşkınlıkla ayağa kalktı.
"Elif" dedi şaşkınlık dolu sesiyle. Sanki gerçekten ben olduğumdan emin olmak istiyordu.
Annem yerde olan bakışlarını hızla önce Mert'e, sonra da onun bakışlarını takip ederek bana döndürdü. Hemen şaşkınlığını atarak bana doğru koşmaya başladı. Hızla kollarını bana doladı.
"Kızım!!!"
"Geldim işte annem sakin ol. İyiyim ben bak" dedim.
Burcu ve Ceren de oldukça rahatlamışlardı. Öyle ki büyük ihtimalle annemi telaşlandırmamak adına içlerin de tuttukları göz yaşlarını bu sefer mutluluktan serbest bırakmışlardı.
Merdivenlerden gelen ayak seslerini duyduğumda annemden ayrıldım. O tarafa doğru baktığım da babamın aşağı indiğini gördüm. Tahmin ettiğim gibi oldukça rahattı.
"Hoşbuldum baba." dedim alayla. "Senin de burada olduğun iyi oldu. Hepiniz oturun size açıklamam gereken bir şey var." Herkes oturmuş bana anlamayan gözlerle bakarken konuşamaya başladım.
"Öncelikle bu 1 hafta için hepinizden özür dilerim. Özellikle senden anne. Seni bu kadar üzmeye hakkım olmadığını biliyorum ama düşünmem gerekiyodu. Bu 1 hafta içinde benden başka sadece bir kişinin bildiği bir yere gittim. Ama boşuna üzülmeyin o kişide sorsanız da söyleyemezdi..." deyip Mert'e kaçamak bir bakış attım.
Derin bir nefes alıp devam ettim. " Bu 1 hafta içinde düşünmek için çok vaktim oldu baba(!). O yaptığımız kavgadan sonra doğru bir karar vermem gerekiyodu. Bu 1 hafta içinde herşeyi düşündüm. Kavgamızı (!) düşündüm. İçinde bulunduğum durumu düşündüm. Ve sonunda bana göre en doğru kararı verdim."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Benden Vazgeçme
RomanceBirbirini herşeyden çok seven iki genç... Nedeni bilinmeyen bir düşmanlık... Yalan bilgiler sonucu yapılan bir kaza... Ve kaybedilen bir hafıza... Saklanan sırlar ve söylenen yalanlar en kötü neye yol açabilir? ...
