Bölüm 6- Vakit Geldi

2.5K 171 190
                                    

İlk kız kralın yanına gideli iki gün geçmişti, ya da kriz geçireli mi demeliydi? Hinata kızlara biraz rahatlatmak için hikaye anlatıyordu.

"Patra kralı Zeno karar vermek zorundaydı." Dümdüz anlatmıyordu tabii ki, her karakterin o anki duygusunu canlandırıyor, tonunu değiştiriyor, tane tane ama çok yavaş olmadan heyecan verici şekilde anlatıyordu. "Ya kurultayın ya da yeni eşinin sözünü dinleyecekti..." Hikaye akıp giderken dinleyiciler etkilenip heyecana kapılıyordu ve devamında ne olduğunu bir an önce öğrenmek istiyorlardı, ama hızlı geçip hikayeyi kaçırmayı da istemiyorlardı. Her biri Hinata'nın yanına, arkasına, ayak ucuna, her tarafına yerleşip büyük bir ilgiyle dinliyordu.

"Zeno nihayetinde kılıcını çekip hükmünü verdi..." O sırada Shino da bir sütunun ardından dinliyordu. Hikaye bitince Hinata molaya çıktı, o an Shino ile karşılaşınca hafifçe gülümsedi. "Hikaye sever misin?" Kiba'nın orada olmaması biraz üzmüştü.

"..." Shino derin bir iç çekip sütuna yaslandı ve kollarını göğsünde birleştirdi. "Çok. Aşk adamı değilim," Gözleri optik koruyucu yüzünden görünmüyordu, ama Hinata adamın hayalperest bakışlarını tavana çevirdiğini hissedebiliyordu. "Ama Zeno ve Kassiopeia en sevdiğim hikayelerden biridir. Her bir karakterin ruhunu hissettiriyor, her bir olayı zihnimde yaşattırıyor." Sonra yine iç çekti. "Hikaye bulmak kolaydır. Ama seni tamamen başka bir evrene taşıyan bir hikaye bulmak..." Hinata'ya döndü. "Ben böyle hikayeler severim. Sen neden hikaye seversin?"

"Bilmem." Hinata omuz silkip onun gibi sütuna yaslandı ve balkonun ötesindeki akşamüstü şehrine baktı, Güneş biraz sonra batacaktı, etraftaki renkler turuncu ile bütünleşmişti. "Seninle aynı... Umduğunu hikayelerde bulmak, hayal edip yaşamak kolaydır." Sonra düşüncelere daldı. "Seninle alakası olmasa bile bir hikayedeki karakterle bütünleşiyorsun, onun yaşadıklarını hissediyorsun. Özel birisi olduğunu hissediyorsun..." Şehri ve batacak olan Güneş'i izlemeye devam ediyordu. "Hikayelerde yaşamak kolaydır." Sonra tebessümle Shino'ya baktı. "Ama ben, kendi hikayemi gerçekleştirip yaşamak istiyorum."

İkisi de birbirine baktıktan sonra tekrar önlerine döndü, Shino etkilenmişti. Bu kız diğerlerinden farklıydı, kesinlikle farklıydı. Bunu ilk günden anlamıştı zaten. Gayet olgun ve anlayışlı birisi, hikaye anlatışından bakarsa her olaya bütün açılardan bakıyordu. Pek çoklarında olmayan özelliklere sahipti.

"Ben gidip akşam yemeğini hazırlatacağım." Hafifçe omzuna vurdu. "Umarım hikayeni yaratırsın, ve ben de hikayene şahit olurum." Sonra onu orada şaşkınlık içinde bırakıp gitti.

***

"Kim bilir sıra kimdedir şimdi." Tenten bir yandan yerken bir yandan konuşuyordu. Ağzına lokmaları tıkıştırırken devam etti. "Her gece bir kişi giderse ohoo." Yutkunup aralıksız tıkınmaya devam etti. "Hızlı olsunlar kardeşim."

"Biraz sakin olup hanım hanım yemeye ne dersin?" Hinata endişeyle sordu.

"Aha!" Tenten kurnazca sırıttı. "Kız gibi davranmazsam beni direkt elerler, ben de evime giderim!" Yemeye devam etti. "Sürüye karış kızım!"

"Uh," Hinata hafiften utanarak izlemeye devam etti. "Ama sen çirkin ördek yavrusu gibi direkt göze batıyorsun." Tenten öksürürken devam etti. "Ya seni kız gibi davranmaya zorlarlarsa?"

"Um..." Tenten düşündü. "Galiba haklısın." Son lokmasını da yuttu. "Sıradaki kişi sen isen ne yapacaksın?" Sonra gururla devam etti. "Biliyorsun, kralı etkilemek lazım."

"Bilmem." Omuz silkti. "Hiç düşünmedim. O an düşünürüm. Ya sen?"

"Çok basit." Baş parmağını kaldırıp parlak dişle gülümsedi. "Bir kılıç çekip striptiz yapacağım!" Hinata su içerken öksürmeye başlayınca Tenten uzanıp sırtına sağlam bir darbe attı. "Boğulacaksın kız!"

"P-Pardon?!" Hinata kendine gelip çatık kaşlarla baktı. "Kralın karşısında striptiz ne be?! Canına mı susadın kız?"

"Ne var be?" Tenten kendini savundu. "Cariye değil miyiz? İşimiz kralı memnun etmek," Elini göğsüne koyup gözlerini kapattı ve göğsünü şişirip gururla devam etti. "Sadece işimi yapıyorum." 

"Dua edelim de işini yaparken kralı sinir etme." Hinata gözlerini devirdi.

"Neyse ne." Tenten somurttu. "Gitme zamanı." Yemekten sonra bütün kızlar hamama gitti.

***

"Hm..." Hinata gecenin köründe kendisini dürten kişiyi hissedince sızlanıp uyanmaya başladı. Shino'yu görünce hemen kalktı, daha konuşmasına fırsat vermeden Shino aklındaki soruyu yanıtladı.

"Sıra sende." Hinata şaşırıp hızla kalktı ve hazırlanmaya başladı, o sırada Shino dışarı çıktı. Tamamen hazır olunca Shino'ya katıldı.

"Rahatla," Shino yürümeye başlarken konuştu. "Gerginliğini kralın odasına taşıma." Hinata o an titrediğini fark edince kendine hakim olmaya çalıştı. Heyecanlıydı ve aynı zamanda korkuyordu. Kral değil, Zalim Kral. Arada fark var. Kendisinden önce giden kızların perişan hallerini de hatırlayınca iyice huzursuz oldu. Ama normal olmaya çalıştı, kralla bir gece ne kadar kötü olabilir ki?

"N-Ne yapacağımı bilmiyorum..." Hinata düşünürken aklından geçenler sessizce dudaklarından döküldü.

"Bu bir fırsat da olabilir hüsran da." Shino basitçe yanıtladı. "Hayallerini gerçekleştirme fırsatı, ya da hayal kırıklığı. Sana bağlı, kaderinin iplerini tutuyorsun. Ya onu kabul et, ya da reddet."

Hinata heyecan içinde düşünüyordu, Shino haklıydı. Bu gece her şey değişebilirdi, her şey bitebilirdi ya da yeni bir şey başlayabilirdi. Düşünmek için çok zaman kalmamıştı, hayatının kararıydı bu. 

Ya eve dönecek, ya da kralla kalacak. Haremde sıradan bir cariye olarak da kalabilir, hizmetkar da olabilir. Kim bilir, belki de hepsinden ötesi...

Bir kraliçe.

Asıl seçmesi gereken nokta, ne istediğiydi.

Kralla Bir Gece [NaruHina]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin