cute & psycho

6.2K 598 433
                                        

medyada kitabın adını aldığı şarkı var, dinlerseniz hikayedeki o masumluğu umarım sizde hissedersiniz

keyifli okumalar.

***

Her hafta sonunda gittiği hastane rutininde uzun zamandan sonra ilk defa bir yol arkadaşı vardı Yoongi'nin.

Sabah erkenden kalkmış tahlilleri için kahvaltı yapmadan üzerine kırmızı bir sweat ve siyah kot geçirmişti. Daha sonra eşikteki askıdan montunu giyip, spor ayakkabılarını ayağına geçirerek kulaklığını kulağına takmış, modunu yükseltecek bir müzikle kendini soğuk kış sabahına atmıştı.

Bahçe kapısından dışarı çıkarken bahçe duvarına yaslanıp kendisini bekleyen çocuğu farketmemiş, üstüne dinlediği yüksek sesli müzik yüzünden kendisini çağırdığını da işitememişti.

Jungkook ellerini birbirine sürtüp ısıtırken yaslandığı duvardan ayrılıp Yoongi'yi takip etmeye başladı. Sakin olan caddeden henüz çıkmamışken etrafına bakıp, dedikoducu teyzelerden iz olmadığını gördüğünde adımlarını hızlandırıp Yoongi'yi belinden kavrayıp kucaklayarak koşmaya başladı. Jungkook'un ani hareketiyle kulaklığını teki kulağından çıkan Yoongi arkasındaki canına susamış kişinin Jungkook olduğunu anlayınca az da olsa rahatladı.

Jungkook "Salyangozu Tazmanya kaptı!" diye bağırıp gülerken Yoongi yine ani hareketleri yüzünden Jungkook'a sövüyordu.

"O salyangoz götünü ısırsın Jungkook!"

Güçlü parmaklarıyla göbeğinde birleşen Jungkook'un ellerinden kurtulup gelecek darbelere karşı her an kaçmaya hazır çocuğun kalçasına doğru bir tekme savurdu.

Jungkook tekmeden sıyrılıp tabana kuvvet kaçarken arkasındaki kızgın boğaya sokağın ortasında kırmızı donunu gösteremeyeceği için onu durduracağını umduğu şeyler söylüyordu.

"Affet Sevgilim, aklımdan çıkmış."

Zikzak çizerek koşmaya devam ederken arkasına dönüp Yoongi'ye baktığında kaşlarını daha da çatmış olduğunu görünce ölümünü geciktirmektense daha fazla yorulmadan teslim olmayı seçti.

Ellerini birbirine kavuşturup gözlerini yummuşken kıymetlisini Yoongi'nin hedef alanına çevirdi.

"Çok acıtma ama, tüm gün seninle takılcam, yürüyemeyeceğim için beni taşımak zorunda kalırsın."

Yoongi Jungkook'un kendisine dönük sırtına ellerini koyup ayağını ileri geri sallamaya başladı. Jungkook kafasını geriye çevirip onu izlerken her hareketiyle ödü bokuna karışıyordu. Son bir kozu kalmıştı elinde.

"Kahvaltın benden olur??"

Yoongi biraz düşündü. Jungkook'un şuan kollarının arasında can çekişen bir ceylan gibi olması kendisine zaten yetmişti. Üstüne üstlük çocuğun bu hareketleri çok tatlı geliyordu kendisine. Yine de içten içe eğlense de dışarı hala kızgın ifadesini yansıttı.

"Istediğim yerde olacak ama, kabul mü?"

Yoongi'nin sorusuyla çaktırmadan elini cebine soktu Jungkook. Yanına yeteri kadar para almış mıydı? Dün gece ailesinin verdiği aylık harçlığını cüzdanına koyduğunu hatırlayınca, tuttuğu nefesini bırakıp kabul etti.

"Nerede istersen."

Kıymetlisi güvendeydi.

***

can't smile without you | yoonkookBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin