~ Bölüm 2 ~

41 5 4
                                    

Sabaha kadar dün gece olanlar hakkında düşündüğüm için kendimi berbat hissediyordum. Saat tam 8'de Hare üstüme atlayarak beni sarsmaya başladığında en fazla 2 saat uyumuş olduğumu tahmin ediyorum.

"Napıyosun hayvan in ya üstümden!?"

"Hadi kalk, kalk, kalk ! Seni bilmem ama ben Enesle buluşmak için SA BIR SIZ LA NI YO RUM !" Diye her heceye tek tek bastırarak gözlerini kırpıştırdı.

"Aslında bir fikrim var.. Sen git ve Enesciğinle buluş öbür çocuğa da hım adı neydi? Baran? Buğra? Her neyse.. Benim kansere yakalandığımı ya da tırın altında kaldığımı ya da bir uçurumun kenarında fotoğraf çekerken yükseklik korkum olduğunu hatırlayıp uçurumdan düştüğümü ve beni bulamadıklarını söyleyebilirsin çünkü o götü kalkık piçi hayatım boyunca görmek istemiyorum." dedim bağırarak sonra Hare'yi yataktan ittim -evet bir anda yere yapıştı hahahsjd- sonra da yorganı kafama çekerek gözlerimi kapattım.

Hare yerden kalktı, göremesem de seslerden üstünde olmayan tozları elleriyle çırptığını hissettim. Gözlerimi araladığımda elleri belinde bana baktığını fark ettim.

"Cık cık cık. Çok önyargılısınız hanımefendi. Belki de -ki adı Bora ve bunu unutmadığını ikimiz de biliyoruz- Bora  düşündüğün kadar berbat bir insan değildir. Çocuğu daha 10 dakika falan gördün değil mi ama?"

"Evet, o 10 dakika yeterli bir süreydi zaten. Üstü kalsın." dedikten sonra gözlerimi devirdim. Hare beni ikna edemeyeceğini anlayınca bana gözlerini büyütüp dudaklarını büzdükten sonra yavru köpek bakışlarını yolladı.

"Ne yani? Aptal bir öpücük için arkadaşını hayallerinin peşinden gitmesini mi engelleyeceksin?"

"Aptal bir öpücük değildi bir kere, o benim ilk öpücüğümdü!?"

"İlk öpücüğümdü ilk öpücüğümdü.. Kendine bir baksana 17 yaşındasın kızım ve inan bana hayatında hiç öpüşmeyecek kadar aptal olman Bora'nın suçu değil, kafanı kitaplardan biraz olsun kaldırsaydın daha önce bu deneyimi yaşardın ve açıkça söylemek gerekirse yanlış zamanda ve yanlış yerde olmuş bile olsa Bora seni öperek sana bir iyilik yaptı. Ayrıca "ilk öpücüğüm" saçmalığını Bora gibi taş bir çocukla yaşadığın için dua etmelisin daha kötüsü de olabilirdi. Silkelen ve kendine gel yoksa ben seni silkerim." diyerek kendini banyoya attı. Uzun lafın kısası ölsem bile oraya gitmek zorundaydım...

Evet az önceki şeyleri Hare değil de başka biri söylese onunla bir daha konuşmayacağıma adım kadar eminim ama biz böyleyiz. Birimiz saçma sapan bir durum yaşıyorsa olaylara tarafsız bakamadığında diğerimiz mantıklı taraf olur ve gerçekleri olduğu gibi yüzüne bir tokat gibi geçirirdi. Ne kadar alıngan bir yapım olsa da bu döngüye çabucak alışmıştım. Çünkü doğru olan buydu ve Hare her zamanki gibi haklıydı, yine saçmalıyordum. İlk öpücüğüm mü? Yine anaokulu çocuklarına dönmüş kapris yapıyordum. Açıkçası Hare haklıydı, yine.

Bora çok yakışıklı biriydi ve o an kendimi kapılmamak için zor tutmuştum. Ama ben böyle biriyim. Dışardan bakıldığında utangaç, içine kapanık ve ağırbaşlıyım. Kendimi herkese açamam. Herkese güvenemem. Bu yüzden tek yakınım Hare. Beni tek gerçekten bilen bir tek Hare var. Yani aslında o kadar da içine kapanık biri değilim. Hare sürekli gevezeliklerimden yorulur ve çenemi kapamam için ağzıma bişeyler tıkar. Tuhaf bir yöntem ama işe yarıyor. Mesela Hare de ben de çok saf salak değilizdir. Hemen kötü çocukları görünce işte masum, saf, mal kızlar diyip geçmeyin. Fazlasıyla fesat ve küfürde çağ atlamış insanlarla karşı karşıyasınız. Ama bizim iğrençliklerimiz sadece kendi çapımızda, kısacası sürtük değiliz. İnsanlara çok karışmayız ve kendi kendimize takılırız. Olayımız bu. Popülerlik için herkesle arkadaş olan ve maskelerle gezen kızlar değiliz. Bizim okulumuzda da işler böyle yürüyor. Geçen seneye kadar ismimin bilindiğini bile sanmıyordum ama okulun popüler ve ultra zengin tayfasından olan Miray ve Ahu ikilisi Hare ve benimle ayaküstü bir parti hakkında konuşurken ismimizi söylemişlerdi. Aslında onlar maskeli ve popülerlik çabası içinde olan kızlardan değil. Hayatlarını çılgınca yaşıyor ne yapmak isterlerse onu yapıyorlar ve ultra zengin olmaları ve her gün gazete ve dergilerde fotoğraflarının bulunması da onları otomatikman popüler yapıyor. Hep öyle bir hayatım olmasını istemişimdir. Ama ben daha çok hayatını geleceğine odaklamış ders çalışmak dışında pek de bir şey yapmayan sıradan biriydim.

HUDUTHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin