13. Bölüm

121 26 0
                                    

Sabah telefonun alarm sesiyle uyandık. Emre koltukları düzeltirken ben kahvaltıyı hazırladım. Hemen sofraya oturup birşeyler yedik. Sofrayı toplayıp odalara giyinmeye geçtik. Kendime özen göstererek güzel bir şekilde giyindim. Parfüm falan derken tam bir süslü kokona oldum. Kendi kendime gülüp defter kalemi alıp odadan salona çıktım. Salonda Emre beni bekliyordu. Dik dik bana bakıp birşey söylemedi. Hadi çıkalım dedim.

Emre: okula mesafe beş dakika saat daha dokuza çeyrek geçiyor. Az sonra çıkarız.

Ben: tamam. Kahve içer misin ?

Emre: nescafe yapsana bana.

Ben: tamam.

Mutfağa girip kahve yaparken Emre ye de nescafe yaptım. Salona götürdüm,  beraber içtik. Emre bardakla fincanı mutfağa bırakırken dişlerimi fırçaladım. Beraber evden çıktık ve okula gittik. Üzerimde gereksiz bir baskı vardı. Aslında baskıda değil heyecan. Okulun kapısından girdik dışarıda oturup sohbet eden bir sürü insan vardı. Okulun içerisine girip sınıfı bulmaya çalıştık ve sonunda sınıfı bulduk. Sınıfta yirmi kişi kadar insan vardı. Merhaba deyip en arka sıraya oturduk. Herkesten sadece merhaba sesi çıktı. Doğal olarak tanımıyorduk biribirimizi. Içeriye orta yaşlarda bir bayan hoca girdi. Hepimiz ayağa kalktık. Gülerek ben geldiğimde ayağa kalkmanıza gerek yok burası lise değil diyerek güzelce ezdi bizi. Kadını hiç sevmedim. Neyse sınıf olarak hepimizin adını soyadını nereden geldiğimizi falan sordu. Sözde tanıştık. Emre ile bana aynı yerden geldiniz öyle mi ? Hadi bakalım diyerek takıldı. Işte notlarla ilgili biraz bilgi vermeye başladı. Vize nin bu kadarı , finalin bu kadarı ve sınıf içi durumuna göre yükseltme , alçaltma durumu varmış. Biraz sohbet ettikten sonra benim dersim bitti. On dakika sonra diğer hocanız gelir. On dakika mola diyerek çıktı. Bir çok kişi dışarıya sigara içmeye , kantine çay içmeye geçti.

Ben: Emre iki kahve kapıp gelsende ben sigaramı içe koysam. Süre kısıtlı biliyorsun.

Emre: tamam tamam. Alıp geliyorum.

Emre kantine ben ise dışarıya sigara içmeye yöneldim. Sınıftan iki üç arkadaş sohbet ediyorlarken içlerinden birisi bana seslendi. " Sende gel katıl bize tek başına durma. " gülümseyerek yanlarına gittim. Teşekkür ederek sohbete dahil oldum. Buarada Emre ye kahve altı  oldu diyerek mesaj attım. Emre bir kartonun üzerinde altı kahve ile gelip herkese dağıttı. Sigaralar bitti , kahveleri ağzımız yana yana hızlıca içip hocadan önce sınıfa girdik. Arkadaşlar en arka sıraya Emre ile benim yanıma oturmaya geldiler. Ilk günden bir grubumuz olmuştu. Derse uzun boylu , renkli gözlü , genç , yakışıklı bir hoca girdi. Resmen dibim düştü. Adam konuştukça adamdan alamıyorum kendimi. Önce kendini tanıttı ve sonra bize isimlerimizi sordu. Sırayla kendimizi tanıttık. Can hoca notları nasıl verdiğini de anlattıktan sonra Emre ile bana döndü.

Can hoca: siz ikinizi nereden tanıyorum ben.

Ben: hocam biz ikimizde voleybolcuyuz buranın takımına girdik. Akşamları antrenmana falan gidiyoruz belki orada görmüş olabilirsiniz.

Can hoca: hmm.. nerede kalıyor sunuz ?

Emre: iki sokak aşağıda ev tuttuk. Orada kalıyoruz.

Can hoca: sizi orada görmüş olabilirim. Benim evimde orada.

Hoca haftaya dersin başlayacağını söyleyip çıkabilirsiniz dedi. Yeni tanıştığımız arkadaşlarla hep beraber yemek yemeğe gittik. Birbirimizi tanıma adına bir sürü sorular sorup hem yemek yiyip hem muhabbet ettik. Yemeği yerken Can hoca geldi.

Ben: hocam buyrun hep beraber yiyelim.

Can hoca: tamam olur , hep beraber yiyelim.

Masaya oturup siparişini verdi. Sohbet muhabbet harikaydı. Kafa dengi çocuklar , kafa dengi hoca. Can hoca da yemeğini bitirince Emre konuşmaya başladı.

Gay'et BeyfendiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin