𝒕𝒘𝒆𝒍𝒗𝒆, 𝒉𝒂𝒄𝒌𝒆𝒅

447 55 302
                                    

Steve, sarı saçlarını karıştırarak sahile yürüyorken kumlara yetişmeden önceki otoyolda, siyah motorun üzerindeki çocuğu gördü.
Kocaman olan gözleri önce mat siyah, harley davidson'un old school modellerinden olan motora kaydı. Sonrasında ise motorun üzerinde oturan, Siyah deri ceketi ve bacaklarını saran siyah pantolonu, diğer parçalarla aynı renkteki düz tişörtü, dağınık saçları ve postallarıyla sigarasının dumanına ciğerlerinde yer açan Tony'i süzdü. Steve, fazlasıyla utangaç ve çekingen de olsa, o an Tony'den etkilenmişti ve ilk kez böyle bir şeyi kabul etmişti. Ona doğru ilerlerken çakıllar üzerinde çınlayan ayak sesleri Tony'nin kulağına gittiğinde sigarasından son kez uzunca bir nefes çekti ve sonra çakıllarla buluşturduğu izmaritini botunun ucuyla ezdi.
Steve'in parlak sarı saçlarında uzun süre onaylandıktan sonra gözlerini pembe dudaklarına değdirmekten kaçınıp mavi gözlerinden direk olarak gri tişörtüne atladı. Steve'in dar kotunun ve gri tişörtünün altından belli olan kaslarına karşı içinden gür bir s*ktir çektikten sonra kendini toparlayıp sarışının ona yürümesini izledi. Steve dibinde durup yamukça gülümsedi.

"Günaydın."

"Günaydın, Steve. Kaskın var ?"

"Daha önce hiç motor kullanmadığımdan, hayır."

"Mükemmel!"

Tony, motorun gidonundaki kaskı alıp Steve'in kafasına özenle yerleştirdiğinde Steve onu şaşkınlıkla izliyordu.

"Ya sen?"

"Ben kask takmıyorum, Rogers."

"Bu sağlıklı değil, benim yerime sen takmalısın."

"Aramızdan birinin kafası kırılacaksa o ben olmalıyım, inan bana."


Sarışın çocuk ne kadar inkâr etse de Tony sürücü koltuğuna yerleşirken Steve'de tam arkasına oturup oturduğu koltuğun kenarlarında tutunacak bir şeyler aradı.


"Bana hâlâ neden bilgisayara ihtiyacımız olduğunu ve ne yapacağımızı söylemedin."



"

Pekala, seni birileriyle tanıştırmayı planlıyorum. Ama önce bana bahsettiğin kasabaya nasıl gideceğimizi söylemen gerek."

𝐬𝐮𝐢𝐜𝐢𝐝𝐞 𝐦𝐞𝐬𝐬𝐚𝐠𝐞 • 𝐬𝐭𝐨𝐧𝐲Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin