ep10

235 35 336
                                        

Adım adım finale yaklaşıyoruz :')

Yolu yarıladık falan sayılırız fkagsksskcsqcqks

Çok güzel fikirlerim var final için. Birkaç şarkı fikri var aklımda ama aralarından seçim yapamıyorum):

•°•

On dakika.

Odadan ayrılıp ne yapacakları hakkında sabah konuşmaya karar vermeleri için geçen süre on dakikaydı.

Odalarına dağılıp uykuya dalmaları için geçen süre ise bundan bile az.

Hızlıca odalarına dağılmış, sanki bunların bütün sorumlusu, her konuyu sabaha veya mümkün olan herhangi bir zamana, ertelemek değilmiş gibi tekrar buna karar verip uyumuşlardı.

Artık her an diken üstündelerdi, eğer bir gün fotoğrafta öldüklerini görseler ne yaparlardı hiçbir fikirleri yoktu. İmkansız değildi bu tabii, her şey olabilirdi; ama en çok zorlayan kısım, o şeyleri gerçekleştirme faslıydı. Daha sonra gelen sonuçlar ve yarattığı sorunlar da cabası.

Sabah olduğunda, geçen akşamın fotoğrafının yarattığı sorunlarla baş etmeye çalışan iki genç, masaya geçmiş, beraber kahvaltı yapıyorlardı.

Buna, beraber yapıyor demek mümkünse tabii. Beraber olsalar da, alabildiğine uzaklardı birbirlerine.

Birisi 'En yakın arkadaşımla öpüştün.' diye düşünürken diğeri de 'Öpüşmedim, fotoğraf yaptırdı.' diye her an savunmaya geçmek için hazırda bekliyordu.

Baekhyun, mısır gevreğini kaşıklarken "Sabah erkenden kalktığımda odasında gezindiğini duydum." diye konuşma başlattı sessizliği bozmak adına.

O kadar şey arasından en çok nefret ettiği şeyi seçecek olsa gergin ortam sessizliği derdi. Birinin konuşması gerekiyordu ama iki taraf da asla konuşmuyordu. Eğer birisi bu sessizliği bozmazsa da sonsuza kadar devam ediyordu.

Chanyeol'e konuşması için verdiği sürede bir tepki alamayınca olayı anlatmaya geri döndü.

Şaşırmıyordu. Chanyeol'ün davranışları onu şaşırtan şeylerin çok ötesinde yer alıyordu artık.

"Bir saat önce çıktı ve-" Sesini kısmaya bile yeltenmeden konuşurken salondaki Jongin derince iç çekip elini alnına koydu.

"Şimdiye kadar tek bir kelime bile etmedi."

Jongin ve Baekhyun, birbirlerini görmüyorlardı. Arada bir köşe, mutfak ve salonu ayırıyor; neredeyse iki odanın birbirinden tamamen kopmasını sağlıyordu.

Jongin diğer ikisinin görüşünden izole bölgede, özel kutusunu çıkartmıştı. İçinden duygusuz diye adlandırdığı ve her duyguda alabileceği kırmızı renkli haplardan birini ağzına atıyordu ki Baekhyun'un sesini duydu.

"Ayrıca kullandığı kırmızı haplar ne bilmiyorum ama sabahtan beri üç tane attı."

'Tanrı aşkına beni nasıl görüyor olabilirsiniz?'

Hızlıca ayağa kalkıp "Dedikodu yapacaksan sessiz bir şekilde yap Baekhyun. Ya da kolay yol; kes sesini." diyip cebinden telefonunu çıkarttı.

Baekhyun, Jongin'e uyup sesini kesmişken -ki tek kelime etmeyen Chanyeol de buna çok yardımcı oluyordu- Jongin de artık ezbere bildiği numarayı tuşladı.

Ekranda In Tak yazısı belirince Jongin boğazını temizleyip onun ilk konuşan olmasını bekledi.

"Evet?" Hırıltılı ses hoparlörden çıkarak daha bir korkutucu hale gelince Jongin az daha kekeliyordu.

Playing with Time :: ChanBaekHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin