ep13

189 22 140
                                        

BEN ÇOK ÇOK YORUM İSTİYORUM AMAA

•°•

Hayatında belki ilk defa birinden o denli şüphe etmişti Chanyeol. Belki ilk defa tüyleri o denli diken diken olmuş, artık rahatsız edici bir şekilde batıyor duruma gelmişti.

Uzun zamandan sonra ilk defa bir dostundan çekinir hale gelmiş, ne yapacağını asla kestiremediğini fark etmişti. Lisede Chanyeol herkesle arkadaş olurdu, çevresi sahte arkadaşlıklarla doluydu. Sonradan birer birer hepsi gitmiş, zor günlerinde sadece birkaç kişi yanında kalmıştı. Sizin de takdir ettiğiniz gibi, biriyle sevgili olmuştu zaten. Diğeri de, çıkar için mi başka bir şey için mi bilinmez, her konuda Chanyeol'ün tarafında durmuştu.

Chanyeol için bir ilişki güven üzerine kurulurdu, en azından liseden sonra aklı başına gelince bunu savunmaya başlamıştı. Ama şu an Jongin'e gram güvenmiyordu, dolayısıyla da bu ilişkilerinin uzun süre yürümeyeceği açıktı.

Ayrıca, şu son zamanlarda Jongin'in değişimi de aşikârdı. Gözle görülebilir bir şekilde günden güne değişiyor, Chanyeol kendilerini satması olağan diye düşünüyordu. Ama bu kadar çabuk? İşte bu, beklediklerinin arasında yer almıyordu.

"Senin işine daha sonra bakacağım Chan."

Jongin'in duraksayarak söylediği bu laf her şeyi daha korkutucu kılmış; üzerine basa basa söylediği her kelime Chanyeol'ün yüzüne yaz zamanı yağan bir dolu gibi çarpmış, onu afallatmıştı. Ya Jongin gerçekten bir şeyler kuruyordu kafasında ya da Chanyeol kuruntu yapıyordu, ki onun için ilk seçenek daha mantıklı geliyordu.

Kalbi ağzında bir şekilde, kafasını çevirmeden Baekhyun'a bakınca onun da aynı ifadeyle Jongin'e baktığını gördü. Rahatlaması mı gerekiyordu yoksa daha çok strese mi girmeliydi bilmiyordu. Baekhyun'un her zaman gergin bir yapısı vardı ama çevresinde arkadaşları varken de daima rahat olurdu. Bu kadar duygusal karmaşa da ona zor geliyor olmalıydı.

"Benim işime mi?" Ağzını açmadığına yemin dahi edebilirdi Chanyeol. İstemsizce ağzından dökülen kelimeler, havada süzülürken daha mantıksız geldi kulağına. Şu an bu sorunun cevabını almak istediği son şey bile değildi. Ona kalsa saatlerce daha bu ortamda bekler, tek kelime dahi etmezdi. Bunu yapmak, o an Jongin'in cevabını beklemekten daha kolay bir süreçmiş gibi geliyordu.

Jongin dik dik bir süre baktıktan sonra sanki az önce deliye dönen kendisi değilmiş gibi dişlerinin arasından gülerek "Chanyeol iyi misin oğlum?" dedi.

"İki dakika önce çıkan fotoğrafları telefonuna kaydet diyen sen değil miydin?"

Chanyeol'ün kafası karışmıştı, bütün anıları etrafta dönüyordu sanki. Evet, o öyle demiş, Jongin de halledeceğini söylemişti. Bunu niye bu kadar garipsemişti ki? Niye bu kadar senaryo kurmuştu aklında?

Ruhsuz bir şekilde kafasını sallayıp "Tamam sağ ol." diyerek koltuğa doğru geçti. Biraz dinlenmesi gerektiğini hissetti. Ciddi olarak delirmesine ramak kalmıştı herhalde.

•°•

Hiçbir şey doğru hissettirmiyordu. Bırakın bulundukları durumu, o an orada dikilmeleri bile saçmalıktan ibaretti.

Fotoğrafı hiçbiri görmemişti, Jongin belki bir saniyeliğine görmüş ama o da dikkatli bakmadığından hiçbir ayrıntıyı hatırlamıyordu.

O kadar yanlışlığın arasında sekize iki kala, mecburen camın önüne geçmişler; nasıl bir poz vereceklerini düşünüyorlardı.

Oradaki tek doğru şey camdaki yazılardı. O da belkiydi. In Tak'ın gönderdiği mesaja ve sıraya göre yazılmış yazılar Chanyeol ve Baekhyun için muammaydı. Ama Jongin her nedense, aşırı güveniyordu In Tak'a. Konu para oldu mu yalan söylemeyeceğinden adı gibi emindi. Bu kadar emin olması mantıklı değildi diğer ikisi için.

Playing with Time :: ChanBaekHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin