ep11

215 33 123
                                        

Böyle bir kitabım varmış yeni hatırladım csosacucsajvsakcsak

•°•

Zarif, kızları kıskandıracak derecede güzel bir beden yatakta uzanıyor, karşısındaki kendinden uzun olan ise bu mükemmelliği resmediyordu.

Chanyeol, fotoğrafın çekildiği o an resmetmeye ara vermiş, elini çenesinin altına koyup bir süre daha bu manzarayı izlemeye karar vermişti. Yüzü gözükmüyordu; ki bu, onun duygularını anlamaya engel değildi.

Çok yüksek ihtimal, mayışmış bir şekilde, mahmur gözlerle erkek arkadaşına bakıyor; üstündeki kırmızı ve ince örtüyü çekip başka yere atmaktan başka bir şey düşünemiyordu.

Artık, çekip attıktan sonra olacak olanları sizin geniş hayal gücünüze, bunu yapıp yapmamayı da Chanyeol'ün iradesine bırakarak susuyorum.

Tuvaldeki resmin, yaşanan gerçeklikten tek farkı daha parlak renklerdi. Ama gerçek olan Baekhyun'un, Chanyeol'e bakarken gözünde oluşan parlamalar bu farkı kapatıyor; kendisine kutsal bir varlıkmış gibi bakan sevgilisinin üzerine atlamamak için kendini zor tutuyordu.

Kusursuz bir andı. Belki de bir daha yaşanamayacak kadar kusursuz bir andı.

Baekhyun kendini en son ne zaman bu kadar mutlu hissettiğini kestiremiyor, bu mutluluğu da güzelliğine bariz bir şekilde yansıyordu.

Onlar orada gözleriyle flörtleşirken, daha sonra da birkaç günkü gibi boş olan cam dikkat çekiyordu. At yarışı kazananları yine yazılmamış; cam boş halde, iki genci apaçık gösterilecek şekilde bırakılmıştı.

Elbette ki, her güzel şeyin sonu olduğu gibi; bu hoş anı da bozan şapkalı kişi ikisini izlemeye başlamış, fotoğrafa bakan herkesi şok etmeye dünden hazırlanmıştı.

•°•

"O da biliyor artık ha?" diye sordu Chanyeol bu sırlarını bilen kişi sayısı artmaya başlamış, mahvolup gidecekleri gün yaklaşmaya yakın iken.

Jongin, o geceden sonra odasından ilk defa çıkabilmiş, diğer ikisinin yüzünü tekrar ilk defa o an görmüştü.

"Bir bokum bildiği yok." Jongin, Baekhyun'u akşam dikizlerken takacağı şapkasını eline almış döndürürken söyledi. Bu aralar çok üstüne geliniyor ve sanki olayların tüm sebebi kendisiymişcesine bir tavır takınılıyordu.

"Ama en azından birinden bilgi aldığını biliyor?" Chanyeol bir süre bekleyip gelmeyen cevap karşısında ise kendini oturduğu yerde daha rahat bir pozisyona sokarken tekrar sordu.

"Bu bahislerine daha ne kadar göz yumabilir ki?"

Jongin, bükülmesi imkansız gibi gözüken şapkayı tek eliyle saniyesinde küçücük etmiş, sinirini bastırmak için de şapkayı sıkmaya başlamıştı. Belki Woo-bin o şapkaya o kadar para bayılmış olmasaydı, şimdiden parçalanmanın eşiğine gelmişti bile.

"Bilmiyorum. Belki sonsuza kadar?" Altında torbalar oluşmuş gözlerini Chanyeol'ünkilere dikip bir süre o halde durdu.

"Kontrol bende." Yan ağız gülerek sessizliği bozup masadaki alkol şişesinden koca bir yudum aldı. O alkol şişesi ne kadardır oradaydı Chanyeol'ün hiçbir fikri yoktu ama odasında devamı olduğuna adı gibi emindi.

Tüm gece içmek; tam Jongin'lik hareketti açıkçası.

"Rezalet gözüküyorsun Jongin." Jongin'in şu anki durumuna bakıp iğrenen bir ses tonuyla söylediğinde Jongin büyük bir kahkaha patlatmaktan kendini alamadı.

Playing with Time :: ChanBaekHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin