t w e n t y o n e

797 82 157
                                    

"Hazır mısın?" Elimi tutarak ona bakmamı sağladı,nefesimi düzen sokmaya çalıştım çünkü hazır hissetmiyordum kendimi.

"Tamam gidelim." Adımlarımızla kafenin içerisine girdiğimizde ilk olarak Maddie ile göz göze gelmem suratımın düşmesine sebep oldu.

Yanlarına giderek karşılarına oturduğumuzda üçüde bizi izliyordu.
"Hoşgeldin Mills!" Lilia'nin asla gitmeyen enerjisi ile gülümsedim.
Jaeden ve Finn tokalaştıktan sonra sessizlik oldu.

"Jack geldi mi?" Finn sorusuyla başımı Jaeden'a çevirdim,olumsuz anlamda başını salladı.Bir süre sessizlik olduğunda ilk defa gördüğüm garson yanımıza gelerek siparişleri sordu.
Hepimiz milkshake söyledikten sonra Jaeden söze girdi.

"Ee çocuklar? Buraya susmaya gelmedik değil mi?" Jaeden alkış yaparak ona bakmamızı sağladı,
Maddie ile göz göze geldiğimde ikimizde birbirimize öldürücü bakışlar yolladık.O sırada Jack ve Asher gelmişti.

Beraber mi gelmişti onlar?

Kapıda karşılaşmış olmalıydılar,
ikisininde saçları dağılmış ve kıyafetleri buruşmuştu.Rüzgardan olduğunu varsayarak fazla umursamadım ama tabikide daha sonrasında bunu Asher'e soracaktım.

"Sizi buraya çağırmamızın sebebi aslında-"

"Sevgili mi oldunuz?" Finn sözünü kesen Lilia'ya döndüğümüzde gülmeden edemedik ve başımızı salladık. "Evet ama bunu açıklamak için çağırmadık tabikide."

Lilia kaşlarını çattı ve sordu. "O halde neden buradayız?" Bilmeye hakları vardı,sinirlenmeye başlamıştım daha fazla dayanamayıp söze girdim.
"Maddie sen konuş istersen" yükselen sesimle herkes Maddie'ye baktığında gözlerini devirdi.

"Konuşacak bir şeyim yok." dedi sitemli sesiyle.Herkes bir şey dememi bekliyor gibiydi.

"Beni kandırdığın günü konuşabiliriz mesela" yalandan gülümsememi takındım ve gözlerim Lilia'ya kaydı.

Onun en yakın arkadaşıydı ve muhtemelen yaptıklarına inanmak istemeyecekti.

"Millie neden bahsediyor Maddie?" Lilia'yı ilk defa bu kadar ciddi gördüğümden olayı kavrayamadım bir süre. "B-bilmiyorum." Dedi Maddie ürkek sesiyle,derin nefes verdim o anlatmayacaksa ben anlatacaktım.

"Gayet iyi biliyorsun Maddie!" Sesim istemsizce yükselmişti,Finn refleks olarak kolumu tuttu ve beni yatıştırmaya çalıştı.

"Maddie beni kandırdı" demekle yetindim,belki Maddie devam eder diye düşündüm ama sesini çıkarmıyordu dokunsam ağlayacak gibiydi.

"N-nasıl yani?" Lilia'nın dolan gözlerine anlam veremedim.Fazla değer verdiği bir arkadaşı olmalıydı ondan böyle bir şey beklemezdi.Hata mı yapıyordum? Belkide başkalarının yanında rencide etmemem gerekiyordu.

Ama Lilia'nın gerçeği öğrenmeye hakkı yok mu?

Var.

"Finn'e iftira attı ve onu suçlu duruma düşürdü bunu bilsen yeter Lilia"

Lilia dolan gözlerini Maddie'ye çevirdiğinde sesi yükseldi. "Doğru mu söylüyor Maddie?" bana inanmayıp tekrar sorması sinirimi bozmuştu.

"Evet doğru" Maddie hızlıca kafasını olumlu anlamda salladı dokunsam patlayacak hali vardı dokunmama gerek kalmadan o çoktan patlamıştı.

"Her şey Millie'nin suçu!" Bütün gözler tekrar bana döndüğünde kaşlarımı çattım sinirlenmeye başlıyordum. "Finn ile beraberken beni bilerek düşürdü!"

"Ne?" Lilia gözlerini bana diktiğinde rahatsız hissettim,benden cevap bekliyordu ne demeliydim?

En iyisi doğruları söylemekti.

different | fillieHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin