•••• 2 Hafta Önce ••••
RAJA
Nevada'dayız. Hediyelik eşya dükkanından bir şeyler bakıyoruz. Dükkanda gördüğüm aynanın karşısında dikildim. Altın renkli kenarlarından püsküller sarkan ince işlenmiş büyükçe bir ayna. Küçükken olduğu gibi şimdi de kısa boyumla dalga geçiliyor. Biliyorum ki tarihe adını yazmış Napolyon Bonapart 1.68 boyundaydı. Benden 3 santimetre uzunsa da bunu düşünmek öz güvenimi yüksek tutmama yardım ediyor. Bir ses duyup irkiliyorum.
"Hey Raja! Sana diyorum koca göz! Ne bulduğuma bak."
Abim bana belirgin göz yuvarlağımdan ötürü küçük yaşımızdan beri böyle seslenir.
"Ne var Amrit?! Yine ne buldun?"
Bıkkınlıkla verdiğim cevaba kulak asmıyor ve sözümü kesip aldığı kutuyu ceketinden çıkarıyor. Kutu biraz işlemeli ve mat kırmızı renkte.
"Vay be Amrit. İşte bu sefer doğru hamleyi yaptın. Eminim Nafisa bunu çok beğenecek."
Bi anda yüzü değişti.
"Kaç kere tekrarlamalıyım Raja? Bana adımla seslenme. Abi demeni istiyorum. Özellikle Nafisa'nın , aşık olduğum kadının yanında! Anlaşıldı mı koca göz?"
Hafif bi gülümsemeyle "Pekala Amrit." dedim.
Nafisa ile evlenme hayali kuran abim bizi neyin beklediğinden habersiz kolye seçiyordu. İşte her şey o an başladı. Bir silah sesi...
Pazarın içinde herkes birbirine çarpa çarpa koşuşturuyor. Ne olduğunu sorduğumda Amrit'ten aldığım cevap "Korkma kardeşim hırsızlardır. Hadi buradan gidelim."
Daha fazlası yok.
Bi anda önüme bi adam yığıldı. Ne yapacağımı bilmiyorum. Az önce içinden çıktığım hediye dükkanına sürükledim adamı. Abim arkamdan geldi. Kapıyı kapattık. İçerideki tezgâhtar, tezgâhın arkasında saklanıyor. Yere yığılan adam, ben , abim ve bu tezgâhtar beklemeye başladık. Çok geçmeden baygın adam uyandı. Ama gözlerinin rengi simsiyahtı. Sanki içine kömür sürülmüş gibi. Anlam veremediğim sırada adam sağında titreyen tezgâh görevlisine döndü ve tek hamlede kolunu kaptı. Amrit şokta olsa da bulunduğumuz dükkandaki antika tabancalardan birini alıp diğerini bana attı. Oradan zor sağ çıktık diyebilirim. Orada pazarın içinde ne olduğunu anlatmak çok zor. Eminim zamanı gelince öğrenirsiniz. Dev bir kitleden bahsedebilirim.
Arabamıza bindik Nevada'dan Kaliforniya'ya geçtik. O işlemeli kutudaki kolye arka koltuktaydı. Arka koltuğa dönüp kutuyu incelemek istedim. Arka camda belirsiz bir karartı gördüm.
"Durup bakmak ister misin abi?"
Biraz yavaşladık. Arkamızdaki şey yaklaşınca da hızlandık. Şimdi sayıları ikiye çıktı. 9 saat arabayla ilerledik. Biraz zaman geçti, birini atlattığımız için sevinelim dedik ama uzun sürmedi.
"Raja! Hazır ol. Yakıtımız bitiyor."
Yine belirsizlikle dolu bir cümle...
Planı anlattı. O direksiyon tarafındaki yazlıklardan birine koşacaktı. Bense benim kapıma yakın olana.
Şimdi! Koş!
Koşmaya başladık. Bir ev gördüm. Kapısı kilitliydi. Dirseğimle camı patlatıp içeri sıçradım. Kurtulduk! Kurtulduk Amrit!
Bir yazlığın kapısında gümbür gümbür kapıya vuruyor. Açan yok. Camda insanlar görüyorum oysa. Karartı geldi. Arkasında . Ağzından köpükler fışkırıyor. Hayır. Hayır. Bakamam. Abimin gözlerimin önünde parçalanmasını izleyemem.
•••• Şimdiki Zaman ••••
MURAT
Raja beni dürtüyor ve uyan diyordu. "Vakti geldi."
Ben gitmek istemiyorum. Kızıma bunlardan nasıl bahsedebilirim. Henüz 7 yaşında.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İSTİLA
Mystery / ThrillerBirbirinden oldukça farklı insanların birlik olup yaşayan ölülere karşı ayakta kalma mücadelesi... Bu hikayede başrol yok. Herkes ölüm tehlikesi altında
