Hair

723 73 26
                                    

Beni duyabiliyor musun?
Senin için çığlık atıyorum

-----------------------------------------------------------

Uzunca yüzüne baktım. Saçlarını okşamamı, onu uyutmamı söylüyordu. Garip biriydi. Neden böyle bir istekte bulunmuştu? Neden benden istiyordu?
"Ama efendim-
"İstemezsen yapmak zorunda değilsin."
Gözlerine bakarak bir şeyleri çözmeye çalışıyordum. İlk defa hüzün çökmüştü gözlerine. İlk defa duygularını gerçekten belli ediyordu.

Yanına yaklaştım, o da anlamış gibi başını göğsüme koydu. Ellerimi yavaşça saçlarında gezdirmeye başladım. İpek gibiydi saçları, yumuşacıktı, kahverenginin en güzel tonunu almıştı. Saçındaki yasemin kokusu her okşadığımda burnuma doluyordu. Huzur dolmuştum adeta.

...

Küçük kız odadan çıkmak üzere olan babasının arkasından bakıyordu.
"Baba!"
Babası şaşırmıştı. Çünkü kızına ona Efendim şeklinde seslenmesini tembih etmişti, o da hep öyle yapardı.
"Efendim, leydim"
"Dışarıda-
Korkunç bir gök gürültüsü odayı doldurunca minik kız tiz bir çığlık attı.
"Babacığım lütfen yanımda kalır mısın? Çok korkuyorum, lütfen"
Minik kız gözleri dolu bir şekilde babasına bakıyordu. Adam onun yatağına doğru yaklaştı.
"Dadınızı çağırırım, o yanınızda kalır leydim."
Yeniden kapıya doğru yönelmişti ki küçük kız elini tuttu.
"Ama ben seni istiyorum. Dadıyı değil seni istiyorum. Hiç birlikte uyumadık ve ben gök gürültüsünden çok korkuyorum babacığım"
Adam duygusuz gözlerle yeniden kızına döndü.
"Artık sekiz yaşındasınız leydim kendinizi böyle boş şeylerle korkutmayınız. Mühim işlerim var. Dadınız sizin yanınızda kalacaktır."
Son derece ciddi söylediği bu sözler minik kızın kalbini un ufak etmişti.
"Peki." Demekle yetindi sadece. Yorganını başına çekip, gözyaşlarını serbest bıraktı.

...
Göz kapaklarım beni dinlemeyerek kapandıklarında saat ikiydi. Jenatte hâlâ göğsümdeydi. Çoktan uyumuştu. Kaldırmamıştım.

Kaldırmak istememiştim.

Sabahın ilk ışıkları odayı doldururken, hiç olmadığım kadar huzurlu hissediyordum. Yeni uyanmıştım. Jenatte kalkmıştı ve odada yoktu. Banyodan sesler geliyordu, muhtemelen ihtiyaçlarını gideriyordu. Yataktan aşağıya ayaklarımı sarkıtıp uyuşuk bir şekilde banyo kapısına kadar ilerledim.

"Yardıma ihtiyacınız var mı efendim?"

"Hayır Lily gidebilirsin."

Lily şeklinde seslenmesi sorun yaratan bir şeydi benim için. Sadece annem öyle seslenirdi, ona özeldi. Neden o şekilde seslenip duruyordu, gerçek ismimi bildiği hâlde. Dün akşam saçlarını okşayarak uyutmamı söyleyen kadın neden şimdi hiçbir şey olmamışçasına git diyordu. Amacı neydi, ne istiyordu?

Dün gece üstümden çıkkarttığım kıyafetleri alıp, hızlıca aşağıya indim. Butiğe gitmem gerekiyordu. Dolayısıyla hazırlanacaktım.

Annem odada yoktu. Hiçbir zaman bu saate kalmazdı zaten. Hızlıca giyecek bir şeyler bulup, saçımı yaptım. Kahvaltı için vaktim yoktu. Butiğe giderken bir şeyler alıp orada yiyebilirdim. Hızlıca malikâneden çıktım, buranın özel şoförü beni işe götürmeyi kabul etmişti. Arabaya bindim, şoför de anında atları harekete geçirmişti. Aklım hâlâ dün gecedeydi. Neden saçlarını okşamayı kabul ettiğimde, neden benden böyle bir şey istediğinde... Son bir haftadır onu daha sık düşünür olmuştum. Yaptığı herhangi bir hareket binlerce kez gözümün önüne geliyordu ve bu bana çok güzel bir tabloyu izliyormuş gibi hissettiriyordu. Böyle olması normal değildi, olmamalıydı.

Mendacious | JenlisaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin