≈ Bu acı sessizlikte
seni affetmeye karar verdim ≈
-----------------------------------------------------------
Jenatte yüzü asık bir şekilde içeri girdi onun ardındansa Rosa hızlı adımlarla odadan çıktı. Belli ki tartışmışlardı.
Jenatte eski yerine oturdu ve minik bir gülümseme hediye etti bana.
"Kahvaltı yapmak ister misin? Dünden beri bir şey yememişsin. Güçsüz düşeceksin."
"İçimden gelmiyor. Aç değilim."
"Sadece biraz ye, lütfen benim için."
"Yersem anında kusacakmışım gibi geliyor Lily."
"Az yersin, hadi lütfen kırma beni."
"Peki, sen öyle diyorsan."
"O zaman ben hemen alıp geliyorum tepsiyi, sen burada bekle."
Merdivenleri olabildiğince hızlı inerek mutfağa indim. Evde oldukça kasvetli bir hava vardı. Çalışanlar dahil herkes çok üzgündü. Bu olay hepsini yaralamıştı belli ki.
"Jenatte hanımın kahvaltısı nerede acaba?"
"Şurdaki masanın üzerinde."
Aşçının eliyle gösterdiği masaya ilerledim ve tepsiyi aldım. Kimseyle konuşmadan yukarı hızlıca çıktım.
Jenatte odada yalnız değildi, Bay Davies da ordaydı. O da yıkılmış duruyordu. Gözleri ve yüzü çökmüştü. Bir günde yaşlanmış gibiydi.
"Ben gitsem iyi olur görüşürüz Jenatte."
Yanındaki ceketi aldı ve hızla çıktı odadan. Bir şey demeden tepsiyi Jenatte'in önüne bıraktım ve karşısına oturdum.
"Hadi bakalım, ye yemeğini."
Tepsiyi kucağına aldı ve yavaş yavaş önündekileri yedi, tepsidekileri bitirdiğinde ayağa kalktı ve yanıma geldi.
"Biraz dolaşmak istiyorum evin çevresinde, benimle gelir misin?"
"Elbette gelirim. Sen burada bekle kürkümü alayım, sonrasında da seni giydiririz olur mu?"
"Tek başıma giyinebilirim."
"Ama ham-"
Aklıma gelen şeyle duraksadım, Jenatte ise yüzünü hemen başka tarafa döndü. Gözlerinden akan yaşları görebiliyordum.
"Çok özür dilerim sevgilim, aklımdan çıktı bir an, alışkanlık. Lütfen ağlama."
Elinin tersiyle yüzündeki yaşları sildi.
"Sorun değil Lily, ben de alışmadım, hâlâ oradaymış gibi hissediyorum. Hâlâ tekme atıyormuş, karnımda ağırlık yapıyormuş gibi."
Beklemeden kollarımı vücuduna sardım ve saçlarını okşamaya başladım. Omzumu ıslatan yaşlardan ağladığını anlayabiliyordum. Acısını hafifletmek için her şeyi yapardım fakat yapacak ne vardı ki. Jenatte bu yarayı yıllarca atlatamayacaktı belki de.
Kollarımdan ayrıldı ve dolabına ilerledi.
"Hadi git üstünü giyin sonra da aşağıda buluşalım."
...
"Bu çiçekleri Suzy ile birlikte dikmiştik."
"Suzy?"
"Harry'nin ablası."
"Anlıyorum."
Jenatte koluma girmiş bana bahçedeki çiçeklerden bahsediyordu. Onları çok sevdiğini anlayabiliyordum. Her birinden çocuğuymuş gibi bahsediyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mendacious | Jenlisa
Fanfiction"Ama sen Lily, sen benim duygularımsın. En çok sana üzülüyorum, en çok senle mutlu oluyorum, en çok sana kızıyorum, en çok sana merhamet gösteriyorum. Sen benim aşkımsın Lily."
