Hızla binanın içine girdim. Tuvaleti arayıp bulduktan sonra elimi yıkadım. Yüzümü makyaj olduğu için yıkayamadım. Selpakla gözyaşlarımı sildim sadece.
Allah 'tan rimel felan akmamış. Tuvaletten çıkıp kızların yanına gittim. Onur 'a baktığımda, Çiğdem 'in yanında içki içiyordu. Ne bekliyordum ki?
" Kızım neredesin iki saattir yaa?" Dedi Nazlı telaşla.
" Yaa işte elimi yüzümü yıkamaya gittim. Rujum felan taşmışta onu düzeltim." Bende ne yalancıymışım be.
" Neyse tamam yaa kızı ne sık boğaz ediyorsun Nazlı, geldi işte." Selin seni çok seviyorum.
" Tamam ya tamam merak etmiştim sadece. Birazdan kopmalı şarkılar başlar. Moodumuzu düşürmek yok. Hadi Nehir gülümse biraz ve Onur 'a bakmayı kes."
Gözlerimi Onurdan ayırıp Nazlı 'ya baktım.
" Onur 'a felan bakmıyorum, umurumda da değil tamam mı?" Dedim.
" Tamam." Dedi beni geçiştirmek için.
Nazlı 'nın da tabiri ile kopmalı şarkılar başlamış, herkes dans ediyordu.
" Nehir hadi gel!" Müziğin sesi çok yüksek olduğu için bağırarak konuşuyorduk.
" Yaa gelmesem olmaz mı? Hiç havamda değilim!" Dedim.
" Yaa kızım zaten 4 yılda bir balo oluyor. Hadi yaa kırma beni!"
" İyi peki!" Dedim. Nazlı 'nın bana uzattığı eli tutarak, beraber dans ettik. Selin kendine hemen bir partner bulmuştu bile. Oktay diye bir çocuk.
" Onur sana bakıyor ." Dedi Nazlı kulağıma fısıldayarak. Ne?! Bana mı bakıyor? Omuz silktim.
" Bakarsa baksın." Nazlı tereddütle bana baktı.
" Siz kavga felan mı ettiniz?"
" Yooo..." dediğim sırada Nazlı 'nın omzundan birisi dokundu.
" Pardon." Bu çocuğu tanıyorduk. Okuldan Özgür diye bir çocuk.
" Buyurun?" Dedi Nazlı çekinerek.
" Benimle dans eder misin?" Özgür,
Nazlı 'ya göre yakışıklı, bana göre ise sıradan birisiydi. E tabi yakışıklı olduğu için Nazlı bu fırsatı kaçırmak istemedi. Bana soran gözlerle baktı.
Gözlerimi kırptım, onaylarcasına.
" Tamam o zaman neden olmasın." Dedi
Özgür 'ün uzattığı eli tutarak. Onlar benden biraz uzaklaşıp pistte dans ettiler. Aslında biraz bozulmuştum. Herkes birini buldu, ben sap gibi ortada kaldım. Oturabilecek bir yer var mı diye etrafıma bakınırken, bizim sınıfta ki Can bana doğru yaklaştı.
" Nehir selam. Neden yalnızsın?" Hafifçe gülümsedim.
" Selam. Arkadaşlarım beni sattı da..." dedim.
" Aaa çok ayıp etmişler. Bu kadar güzel bir kız yanlız kalır mı hiç?" Ayıp olmasın diye tekrar gülümsediğim sırada romantik bir müzik çaldı.
" Ee bu dansı bana lütfeder misin?" Aslında kabul etmeyecektim ama sap gibi ortada kalmaktan daha iyidir. İçinden bir ses
Onur 'a bakmamı söyledi. Kafamı çevirip Onur 'a baktım. Sinirli sinirli bize bakıyordu. Al bu da sana ceza olsun.
" Tamam." Dedim. Can elini uzattı. Elini tutup piste doğru ilerledik. Selin ve Nazlı gülerek bize bakıyorlardı..
Dans biteli ve Can ile benim masamıza geçeli 3 dakika olmuştu. Can çok eğlenceli bir çocuk, dans ederken bile güldürdü ve hâlâ güldürmeye devam ediyor. Onur ise içki içmeye devam edip, bana bakıyor. Ben ise daha çok Can ile konuşup, gülüyorum.
Can telefonu çalınca telefonu eline alıp bana baktı. Bu bakış " birazdan gelicem " demekti. Başımla onayladım. Can birkaç metre ötede telefonla konuştu. Yaklaşık 1-2 dakika sonra tekrar yanıma geldi.
" Nehir benim eve gitmem gerekti. Sana ayıp olmaz değil mi?"
" Yok canım ne ayıbı... önemli bir şey mi?"
" Aslında çok önemli bir şey değil. Sen beni kafana takma. Sana iyi eğlenceler." Dedi.
" Peki... iyi geceler." Can kafasını sallayıp yanımdan ayrıldı.
Yanımda ne Nazlı ne de Selin vardı. İkisi de kendilerine sevgili yapmışlardı. Canımın sıkıntısıyla arka bahçeye gittim. Arka bahçede yine kimse yoktu. Bir sandalye bulup oturdum. Öylece balodan gelen müzikle bahçeyi izliyordum ki görüş alanıma birisi girdi.
Kim olacak tabii ki de Onur. Hızla yanıma geldi.
" Onunla aranda ne var?" Ne!? Bunu bana sorma cürretini nerden buluyor. Oturduğum sandalyeden sinirle kalktım.
" Sana ne? İşine baksana sen.. hadi git de sevgilini bekletme."
" O benim sevgilim felan değil!"
" Doğru insan zaten arkadaşını ya da hiçbir şeyini öper." Dedim.
" Sana kaç kere söyleyeceğim ben değil, o beni öptü. Beni biraz dinlesen anlayacaksın. Öpme felan yok, sevgili felan yok, sana yalan söylemek yok. Sadece bir yanlış anlaşılma var." Dedi üzgün ve bitik bir sesle acaba doğru söylüyor olabilir mi? O sırada balodan gelen şarkının sözleri dikkatimi çekti.
İnanmadın bana gözlerimin içine baka baka
Denedim defalarca sana anlatmaya
Susturdun beni de küstürdün hayata
Söyle nefesim söyle anlat o'na
Dokunmadı ellerim asla başkasına
Söyle nefesim söyle anlat o'na
Açılmadı kalbim, yerin dolmuyor asla
Bu bir işaret olabilir mi? Ona inanmalı mıyım? Gerçi inansam ne olur ki? Ben kendi kendime yaşıyorum her şeyi...
------------------
Merhaba! Nasılsınız? Umarım iyisinizdir.
Onur 'a üzülen tek ben olamam değil mi? Hep yanlış anlaşılmalar yüzünden oluyor bunlar.
Bakalım diğer bölümler de neler olacak ?
Hikayeme yorum ve oy atıp, hikayemi çevrenize önermeyi unutmayın.
Kendinize iyi bakın. Seviliyorsunuz. Bb
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mutlu S.O.N
Teen Fiction- Sen ve ben bir papatyayız Nehir. Sen papatyanın yaprakları ben ise gövdesiyim. Kimse seni benden koparamaz.-
