42|Mevzu

1K 105 98
                                        

Normalde sizden bir şey istemem ama kitabın gidişatıyla ilgili fikirlerinizi okumak istiyorum. Kendi kafama göre yazıyorum zaten ama yine de sevdiğiniz bir şeyler olsun ve daha çok keyif alın isterim.🖤
***

"Annemin fikri. Sana yemin ederim böyle bir şeyi istemiyorum. Birkaç gün önce söylediklerinde de kabul etmemiştim. Vazgeçeceklerini sandığım için sana anlatmadım ama... Belli ki hala düşünüyorlar bunu."

Kesin ve tok çıkan sesi, söylediklerine olan inancımı arttırsa da asıl merak ettiğim şeyi dile getirdim. "Tamam, anlıyorum. Bahsetmemekte haklıymışsın. Tek kızdığım buydu benim zaten." dedim. "Ama asıl önemli olan, istemesen de Kanada'ya gidip gitmeyeceğin. Ailene nereye kadar hayır diyebilirsin ki?"

Cevap verecekken telefonu çaldı. Cebinden çıkarıp arayan kişiye baktı ve arama sesini kapatıp tekrar bana döndü. "Mezun olmamıza daha aylar var. Hallederim tamam mı, güven bana. Ama şimdi gitmem gerekiyor."

Söylediği ani şeye şaşırıp kaşlarımı çattım. "Ne? Nereye?"

Sesi kapalı olsa da çalmaya devam eden telefonuna bakıp "Acil işim var." dedi kısaca.

Hiçbir şey anlamadığım için "Peki." diye mırıldanırken Bora sessiz bir şekilde odamın kapısını açtı ve çıkıp gitti. Konuşmamızı yarıda kesecek kadar acil olan neydi acaba?

Yine de içimdeki huzursuzluğu giderdiği için mutluydum. Bu konuda da daha fazla düşünmeyecektim. Beni sinirlendiren, bunu bana söylememiş olmasıydı. Yoksa her ne kadar üzülecek olsam da kendi iyiliği ve eğitimi için Kanada'ya gitmesini desteklerdim. Ama bunu benden saklayacak olsaydı, işte o zaman her şeyi mahvederdi.

Sonunda Kadir'e bakmak için ikizlerin odasına girdim. Yatağında oturmuş, tabletiyle oynuyordu. Ateşini kontrol edip iyi olduğuna emin olduktan sonra anneme uyuduğunu söylemem için yalvardı. Ben de biraz daha oyun oynamasına izin verdim ve aşağı indiğimde anneme hala uyuyor olduğunu söyledim.

"Ateşine baktın değil mi?" dedi annem.

"Baktım. Yoktu."

Akşamın geri kalanında herkes hafta sonu olacak nişanı konuşurken abim, Esma ve ben bilek güreşi yapmaya başlamıştık. Kuzey kazandığı an Esma'yı koltuğa fırlatmak gibi hayvan hayvan hareketler yapıyordu. Ben de düşünceli bir abla olarak, abime karşı kaybettiğimde onun güç gösterisinden kaçmak için yine Esma'yı onun önüne atıyordum.

Birkaç oyun sonra Esma ağlamaya başlayınca annem onu yukarı gönderdi ve bize de misafir gidince görüşeceğiz bakışı attı. Ne var yani iki hırpaladıysak?

Hiçbir eğlencem kalmadığında bizimkilerle olan WhatsApp grubuna girip aynı zamanda da salondaki konuşulanları dinlemeye başladım.

Güneş: Sıçmıklının evliliğinin böyle büyük bir olay haline gelmesine hala inanamıyorum. (20:55)

Mesajı gruba gönderip İdil'e bir bakış attım. Tüm bu tantana onun içindi. İnanılmaz!

"Geceden birkaç araba yola çıkarız. Sabaha karşı orada oluruz. Kahvaltı saatine kadar uyusak yeter. Sonra da çocuklar nişan işlerini hallederler, biz de biraz Muğla'yı gezeriz."

Gece, uzun araba yolculuğu yapacağımızı duyar duymaz hafta sonu için heyecanlanmaya başlamıştım. Sanırım en güzel kısmı bu olacaktı.

Telefonumun sesi art arda duyulduğunda ekranı açıp gruba girdim.

Burçak: Aynen ya, şöyle gülmelik bir şeyler olur diye bekliyorduk düğünü. (20:56)

Tüylü Şeftali Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin