10. BÖLÜM

777 36 6
                                        

Kevin  kaşlarını  çatarak bana baktı:

-  Ne  olabilir?

-  Sen ve ben  iştee..

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bunu  dediğimden  pişman mıyım  bilmiyorum.  Yani  hiçbirşey  düşünemiyorum şu  anda.  Neden   böyle birşey dedimki  ben?

Dediklerimi  telafi etmek  - en  azından  düzeltmek -   için konuştum:

-  Aslında  böyle  demek  istememiştim.  Yani.. Bak, bu  dediklerimi unut tamam mı  ?  Of !  Hepsi  Emily  yüzünden..

-  Emily mi?  O  ne  alaka?  Herneyse  bak  Anna.  Ben  seni  öptüğüm  zaman  o gün  neden  öyle birşey  yaptığımı  ben bile  bilmiyorum.  Ama  birdaha yapmayacağımı  biliyorum.  Ben seni  arkadaşım  olarak  görüyorum.  Yakın  bir  arkadaş.  Yani,  cidden... bilmiyorum.. 

-  Bak,  Kevin.  Sana  başlarda  sinir  olmuştum  ve  çok  gıcık  davranmıştım.  Ama dahademin  kızlarla  konuştum ve...  ne diyeceğimi  bilmiyorum.. ben..  

-  Sadece  ne düşündüğünü  söyle.  Beni  arkadaşın,  dostun  olarak  mı  görüyorsun,  yoksa..?

-  Bak,  ben  sana  başlarda  sinirlensem de,  kızsam da  yinede  içimde  bir yerlerde  seni  sevdiğimi  fark  ettim  ve.. bu  arkadaş  olarak değil.  Bak...  çok  karışık  bir durum bu.  Benim gitmem  lazım.

Dediklerimden  sonra çok fazla  utanmıştım.  Zaten  doğru düzgün bile  diyememiştim.  Şu an  kıpkırmızıydım. O  kadar  hızlı  koşuyordum ki  arkama  baktığımda  Kevin'i  göremiyordum.  Ama  nereye  gittiğimi de  bilmiyordum. Hava  çoktan  kararmıştı ve hiçbirşey  göremiyordum.  

- KEVİN-

Anna'nın  dediklerini  duyduğumda  kulaklarıma  inanamıyordum.  Yani,  ben  onu  cidden  arkadaşım  olarak  görüyordum.  O yaptığım  bir  hataydı,  ama  arkadaşlığımızın  bitmesini  hiç  istemiyorum.  Ama sanırım  Anna'nın  gözünde  artık bir  arkadaş  değilim.  Herneyse,  Caroline ve  Emily'nin  yanına  gitmeliyim.  Muhtemelen  Anna  da  ordadır,  en azından  onunla  daha açıkça  konuşabilirim.. 

Caroline ve  Emily'nin  yanlarına doğru  yürümeye  başladım.  Caroline  bana gözlerini  kısarak  bakıyordu.  Sanki  korku  filmindeki  katiller  gibi.  Keskin  keskin  bakıyordu.   Onunla da konuşmam  lazımdı:

-  Bak.. Caroline.  Benden  nefret  ettiğini  biliyorum.  Ama  durum düşündüğünüz  gibi değil  tamam mı? Anna dahademin  beni  sevdiğini   söyledi.  Ama.. ben  öyle düşünmüyorum.  Cidden,  yani  onu  arkadaşım olarak  görüyorum.  Bu konuda  ne yapmam lazım ?

Caroline ve  Emily birbirlerine  tip tip  bakıyorlardı.  Büyük  ihtimal  - hatta  hiç -  bunu  dememi  beklemiyorlardı.  Şimdi  onlara  on dakika  boyunca  şok  etkisinde  kalmaları  için  zaman tanımam  gerekiyor...

Uzun bir  süredir  kimse ses  çıkarmamıştı.  Ben de  bu sessizliği  bozmak  istedim:

-  Ee?

Caroline:

-  Ne?

-  Birşey  demiyecek misiniz?

- Ne  diyebiliriz ?

-  Bilmiyorum.  Bu  arada  Anna  nerede?  

-  Senin  yanındaydı  işte.

ADAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin