Ozel bolume hos geldiniz!
smut warning
-
Beş yıl sonra
Selam. Bugün nasılsınız? Ben olmadığım kadar mutluyum. Hemde öyle böyle değil. Bugün, havaalanındaydım. Mutluluktan ağlamak üzere olduğumu gümrük kuyruğunda bekleyen insanlara belli etmemeye çalışıyorum. Uçaktan ilk çıkanlardan olduğum için gümrük kuyruğunun bana gelmesine 3 kişi vardı!
Gerekli evrakları gümrükte oturan çalışana gösterdikten sonra yandaki kapıdan ilerledim. Burası çok büyük bir yerdi. Bir yanda oturup uçağını bekleyen insanlar, diğer yandan sohbet ederek yemen yiyen ve kahve içen insanlar ve bir yanda da uçağına geç kaldığı için koşan insanlar vardı. Birkaç adım ileride bulunan yürüyen merdivenlere geldim ve yürüyen merdivenin bir basamağına geçtim. Gözlerim şimdiden onu arıyordu.
Yürüyen merdivenlerden indiğimde hala onu arıyordum fakat baktığım her noktada başka bir insan yüzü görüyordum. O yoktu. Birden yolcularını bekleyen insanların oraya baktım. Oradaki insanlar ya otellerinin pankartı ile reklam yapıyor, ya da özel şoför olduğundan yolcusunun adı ve soyadı bulunan bir pankart tutuyordu. Biraz daha gözlerimi gezdirdiğimde onu gördüm. Elinde 'Millie Bobby Brown' yazan bir kağıt duruyordu. Benim onu gördüğümü fark ettiğinde elindeki kağıdı ters çevirdi. Arkasında da 'seni özledim' yazıyordu. Gülümsedim ve ona doğru koştum. Elindeki kağıdı bıraktı ve beni kucağına aldı. Ayaklarımı onun beline doladım ve kollarımı omuzlarının aşağısına doğru sarkıttım. Kokusunu içime çektim. Ama bu sefer olduğundan daha fazla.
"Ayrı kalmak bana hiç iyi gelmedi Millie. Eğitimi sikeyim."
"Bende aynı şeyi düşünüyorum ama, zorundaydık Finnie. İkimiz de birbirinden farklı meslekler belirlemiştik ve bunun için çabaladık. Sonucu da dört yıl ayrı kalmak oldu. Ama bak, şimdi birlikteyiz ve bir daha böyle bir ayrılık olmayacak." Finn ile ben liseden mezun olunca, çok farklı meslekler belirledik kendimize. Ben dünyanın diğer ucundaki bir üniversiteye, Sidney'e o ise Amerika'ya gitmişti. İlk bir sene ayda 2-3 kere görüşüyorduk, ama sonradan bunun ikimiz için de zor olduğunu anladık. Aramızda zor bir konuşma geçti ve görüşmeyi kesmeye karar verdik. İlişkimizi bitirdiğimde birkaç gün bunun acısı üstümden kalkmamıştı. Ama habire aklıma üniversiteden sonra sonsuza kadar birlikte olacağımız geliyordu ve mutlu oluyordum.
"Üniversiteden mezun olunca beni tekrar istemezsin diye düşünmüştüm..." dedim. Bu düşünce kafamdan asla ayrılmazdı.
"Hayır saçmalama. Seni her zaman düşünmeye ve sevmeye devam ettim."
"Bende..."
"Pekii, o zaman... Seni öpebilir miyim?"
"Bunu niye soruyorsun ki zaten evet diyeceğimi biliyorsun." gülümsedi ve bana yaklaştı. Aramızdaki mesafeyi kapattı ama ben kafamı yana çevirdim.
"Hey ne oldu?"
"Bir şeyi unutmuyor musun?"
"Neyi unuttum yine ya"
"İpucu vereyim; baş harfi, Millie senden çıkma teklifi bekliyor."
"İpucu muydu bu- herneyse ee sen ayrıldın sen et banane." dediğinde kaşlarımı çattım.
"Aa? Ayrılma kararını birlikte verdik sanıyordum."
"Hiçte bile sen ayrıldın benden."
"Hem kızlar çıkma teklifi mi eder?"
"Cinsiyet ayrımcılığı yapma ama ayıp oluyo aa"
"Lütfen. Yoksa seni öpmem."
"Sen nasıl istersen bebeğim. Benimle tekrardan çıkar mısın Millie Bobby Brown?"
