Application 📝

1.9K 36 4
                                        

Ona sarılmak öyle huzur vericiydi ki yanımda gitmesin istiyordum ama kısa süre içinde gözden kaybolmuştu.
Eve gittiğimle üzerimi değiştirip yatağa atladım. Ve bugünü düşündüm. Öpüşmemiz aklıma geldikçe kızarıyordum. Öyle güzeldi ki. Sıcak ve yumuşacık...

~~~
Okulda ponpon kızların çalışma zamanı başlamıştı çünkü çok yakında basket maçları olacaktı. Hemen öncesinde her takımın ponpon kızları çıkıp küçük bir gösteri yapacaktı. Bu hafta beden eğitimi dersleri genelde boş geçiyordu. Provalar ve çalışmalar vardı.

Elbette Lorenzo'yu sahada izliyordum. İnanılmazdı. Kaptan değildi ama istediğini biliyordum ve açıkçası bu işte iyi görünüyordu. Takımla iyi anlaşıyor , onları kontrol edebiliyordu. Bugün asıl kaptan yoktu ve görevi üstlenen ise oydu.

Benim burda olduğumu bilmiyordu. Ve işine böylesine odaklanmışken burda olduğumu bilmesinide istemiyordum.

Ponpon kızlar sahaya girdiğinde tüm takımın dikkati de dağılmıştı. Herkes onlarla konuşmak için biraz mola vermişti. Gruptan bir kızı Lorenzo'nun yanına giderken gördüm. Kıvırcık bonus saçları, siyah teni ve upuzun bacakları oldukça güzeldi.

Başta Lorenzo'nun dikkatini çekmemiş olsada en sonunda çekmiş olacak ki Lorenzo güldü ve onunla bir şeyler konuştu. Kıskanmamıştım. Ama hoşuma gittiği de söylenemezdi. Sahaya çıkıp kimseyle konuşamazdım bile. seyretmeye devam ettim.

Ponpon kızların minik gösteri çalışmaları herkesi baştan çıkarmıştı. Tüm takım dahil seyirci olanlar bile dört gözle onlara bakıyordu. April dışında yeni gelen bu kızın daha çok dikkat çektiği ortadaydı. Uzun bacakları ve sürekli salladığı kalçası harika görünüyordu. Ben bu kıza göre çok sıradandım. Onu herkes elde etmek isterdi. Özellikle okuldaki herkes onunla yatmış olmak ve bunu birbirlerine anlatıp övünmek için can atardı.

Gösterinin bitmesi ardından salon ve takım tarafından alkışa tutulan kızlar oldukça mutluydu. Kızın Lorenzo'ya bakarak bağırdığını duydum.
"Beğendin mi?"

"Bayıldım."

Tahmin ettiğim gibide olmuştu. Biran önce zil çalsın istiyordum. Burda olmak pekte hoşuma gitmemişti.

Zil çaldığıyla koşarak bir kaç basamak çıktım ve daha sonra kapıdan çıktım. Sonuna bitmişti. En azından bu ders bitmişti. Bir ders daha olsada koça rahatsızlandığımı söyleyip sınıfa gidebilirdim.

"Hey!"
Birinin birine seslendiğini düşünüp hiç kendi üstüme alınmadan yürümeye devam ettim.
"Heyy!"
Eminim bana değildi bu.
"Layana!"

Maalesef banaymış. Arkamı döndüm. Ayaklarına ve şortu a bakarak bir basketbol oyuncusu olduğunu ama kim olduğunu bilmiyordum.
"Seni tanıyor muyum?" diye sordum. Hoş bir ses tonu vardı. Sıcakkanlı. Yüzünü merak etmiştim.
"Muhtemelen az sonra tanıyacaksın." diyip hoş bir kahkaha attı.
"Ben Damián."duraksadı. "Basket takımının kaptanı."
Elini bana uzattı.
Bende uzattım.
"Memnun oldum."
"Bende oldum."dedi. Ve konuşmaya devam etti.
"Aslında seni nerden tanıdığımı merak ediyorsundur ama bunu nasıl anlatacağımı bilmiyorum."
"Her hangi bir yerden başlayabilirsin."dedim.
"Yürüyelim mi?"
Kafamı salladım.
Biraz gergin gibiydi. "Seni daha önce eski dans salonunda görmüştüm."

Bunu bilen birinin olduğunu asla düşünmezdim. Aslında orası benim saklanma yerimdi. Oldukça şaşkındım.

"Seni dans ederken gördüm." Durdu ve devam etti. "Bir çok kez."
Sessizliğimi korudum. Ne anlatacak merak ediiyordum.
"Başta sadece tesadüftü ama sonra orayı hep kontrol etmeye başladım. Merak ediyordum ve sen, sen inanılmaz dans ediyordun."
"Yani sessizce beni izledin."
"Sana söylemeye çalıştım. Bir çok kez ama sen sürekli kendini soyutluyordun ve benimle konuşmak istemeyeceğini ve benim yüzümden bir daha oraya gitmeyeceğini düşündüm o yüzden sustum."

BASOREXIABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin