(Selamlar! Vote verip satır arası yorum yapmayı unutmayalım. Keyifli okumalar <3)
(Kısa bir ara bölüm oldu ama olaylar yaşanacağından şu zamanları olabildiğine sakin tutmaya çalışıyorum.)
-
Derin; Hoş geldiniz çocuklar.
Kapıyı ardına kadar açan Derin teyze yüzündeki sırıtış ile karşılamıştı bizi. İçeriye geçip ayakkabılarımız ve montlarımızı çıkardık. Salona geçtiğimde bir şok etkisine girmiştim.
Annem Atlasların salonunda sol kolu kırık olan Atlasa bir şeyler anlatarak eliyle havuçlu kek yediriyordu. Atlas da halinden gayet memnundu sanırım sağ elindeki çay bardağını kafasına dikti. Annem beni fark ettiğinde küçük bir şaşırmışlık sesi çıkardı.
Neslihan; AAA Ceyda gelmiş. Hoş geldin kızım.
Ceyda; Anne?
Neslihan; Havuçlu kek yer misin?
Atlas; Bir şey söyleyeyim mi? Net yemen gerek Ceyda.
Neslihan; Ay sevmez o havuçlu kekimi benim.
Atlas; AAA ağzının tadını bilmiyor buda zevksiz.
Annemle Atlas bana yüzünü buruşturarak bayıldıkları havuçlu keklerini yemeye devam ettiler. Hala şok içerisinde anneme bakıyordum.
Neslihan; Ay ne bakıyorsun öyle? Sen sevmiyorsun diye yapmıyorum zaten evde bu kekten bende Atlascığıma geçmiş olsuna gelirken yapayım dedim.
Atlas; Gerçekten çok teşekkür ederim geldiğiniz için ayrıca ellerinize sağlık kek gerçekten çok iyi. Ceyda gerçekten ye.
Ceyda; Ya yemeyeceğim kek mek!
Mine; AAA Ceyda da gelmiş. Hoş geldiniz.
Arkamı döndüm sesin geldiği yöne. Karşımda Yağızın annesi elinde tuttuğu çay bardağını bana uzatıyordu.
Ceyda; Hoş bulduk hoş bulduk da siz burada böyle-
Yağız; Anne?
Mine; Annem?
Kafamı mutfağa çevirdiğimde Simayın annesi Sibel teyzeyi arkasıdan gelen Selimin annesi Zehra teyzeyi ve Burcunun annesi Büşra teyzeyi gördüğümde bunun bir geçmiş olsun ile karışık kısır partisi olduğunu çakmıştım.
Bize haber vermeden kısır partisi ha?
Gerçekten yazıklar olsun.
**
Yaklaşık 12 kilo aldığım masadan kalktım elimdeki bilmem kaçıncı çay bardağımla.
Büşra;Bir bardak daha içer misin Ceydacığım?
Ceyda; Yok teşekkür ederim gerçekten yok yani.
Mutfağa bırakıp eski yerime döndüm.
Atlas eğildi yavaşça kulağıma.
Atlas; Gerçekten yemeyeceksen versene bana havuçlu kekini.
Ona döndüğümde tabağımda duran havuçlu keke göz koyduğunu gördüm. Alttan alttan sırıtarak tabağa uzattım ona.
Ceyda; Al be al tüm havuçlu kekler senin olsun!
Atlas; Bağırmasana kızım şimdi annem kalkacak neden arkadaşının tabağındakileri de yiyorsun diyecek!
Güldüm.
Önümdeki koltuktan Burcunun acı dolu çığırışıyla önüme döndüm.
Burcu; Zehra teyze bak gerçekten artık midemde yer kalmadı bunu bana yapma.
Zehra; Bak kısırların da duruyor ama Burcu! Selim sende yememişsin!
Selim; Anne lütfen tabağındaki hiçbir şeyi yemeyen 3 yaşındaki çocuk muamelesi yapmaz mısın bize. Tabak dediğin 4. tabağım benim sen biliyor musun?
Gülüştüler.
Simay; Ay bende bir fenalaştım vallahi tek lokma daha alamayacağım.
Derin; Çay koyayım mı?
Yağız; Ben bi hava alayım.
Burcu; B-bende geleyim bende.
Onlar ayaklanırken simay girdi lafa.
Simay; Bahçe kapısı şuradan demi biz bi hava alalım.
Selim; Yeter bence de mide fesadı geçireceğiz şimdi.
Ceyda; Hava alalım.
Atlas; Beni de al. dedi kullanabildiği tek eli olan sağ eliyle masadan kalkmaya çalışırken yardım ettim ona.
Anneleri salonda bırakıp hep birlikte bahçeye çıktık.
***
(kırk kolu atlas daha bi sempatik gelmedi mi size de ya dskbjkbdjfvhsdjk)
(yıldıza basmayı unutmayınız)
<3
ŞİMDİ OKUDUĞUN
23.23
ChickLit+053********;İyi ki doğdun güzel kadın... Seni uzaktan sevmek bile o kadar güzel ki... Tecrübe ettirdiğin her şey için minnettarım... Yüzünden tebessümün eksik olmadığı nice güzel senelere... 23.23... Geç kalmış sayılmam :) (23.23)
