3.4

2.1K 144 71
                                    

💌

Yağmur tüm şiddetiyle kendi belli etmeye başlarken adımlarımı bilmediğim, daha önce hiç uğramadığım sokaklarda ilerletiyordum. Herkese zarar vermek artık canımı katbekat daha da acıtıyordu. Normal, mutlu bir insan olmak istiyordum. Mutluluk kavramı bana bu kadar uzak olamazdı. Birilerinin beni sevmesi bu kadar imkansız olmamlıydı.

Hırkamın cebine ellerimi yerleştirerek adımlarımı boş sokakta ilerlettim. Nereye gidecektim, ne yapmalıydım hiçbir fikrim yoktu. Sadece öylece ilerliyordum. Yanımda şu an annem olsaydı her şey çok daha farklı olurdu. O, kimsenin bana böyle davranmasına izin vermezdi.

Islanmış bir şekilde kaldırma oturarak delicesine ağlamaya başladım. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı. Çağrı, Ceren, babam hepsi canımı çok fazla yakmıştı. İnsanın kardeşi onu koruyup kollaması gerekirken biz neden böyle olmuştuk. Ben ne yapmıştım onlara? Madem birbirlerini seviyorlardı, bunu bana neden söylememişlerdi?

Göz yaşlarımı silerek cebimden telefonu çıkarttığımda 25 arama 40 mesaj olduğunu görünce tuttuğum nefesimi dışarıya doğru verdim.

Peri'yi seviyordum, biliyordum o da beni seviyordu ama her şey artık çok üst üste gelmeye başlamıştı ve bize zarar veriyordu. Telefonu cebime koyacağım sırada Peri'nin tekrar aramasıyla ifadesizce ıslak olan telefonu açmaya çalıştım.

"Çağın?"

"Şükürler olsun, kendine bir şey yaptın sandım!"

"Nerdesin?" Ardı ardını kesmeyen sorular sorduğunda, ağlamamak için dudağımı birbirine bastırıp gözlerimi yumdum.

"İyiyim."

"İyi falan değilsin. Babamın söyledikleri...üzgünüm sevgilim ama babam sadece senin bizde kalmana izin vermedi. Yani bu kadar..."

"Peri ben çok yoruldum. Sürekli bir şeyler için çabalamaktan, kimseye kendimi sevdirmemekten çok yoruldum."

"Babam için söylüyorsun biliyorum Çağın. Onun adına ben özür dilerim." Gözlerimden yaşların akmasına izin vererek ayağa kalktım.

"Hayır Peri! Sadece bazı şeyler çok üst üste geldi ve ben dayanamıyorum. Yaşamak için gram gücüm kalmadı. Sadece sen kaldın."

"Söyle nerdesin! Hemen yanına geli..."

"Peri hayır! Artık kimse benim yüzümden mutsuz olmayacak."

"Ben sensiz nefes alamam Çağın! Sen ne mutluluğundan bahsediyorsun?"

"Ben ara vermek istiyorum." Sözcükler benden bağımsız bir şekilde dudaklarımdan çıkarken Peri'nin bir şey söylemesi için bekledim.

Babama gidecektim. Bundan sonra ne Çağrı umrumdaydı ne de Ceren. Sadece Peri'yi biraz hayatımdan uzak tutmak istiyordum. O bunların hiçbirini hak etmeyecek kadar iyi bir kalbe sahipti. Ona bunu yapamazdım. Onların kötü kalplerinin Peri'ye bulaşmasına izin vermeyecektim.

Peri'nin titreyen sesinin kulaklarımı doldurmasıyla ellerimi yumruk şekline getirdim.

"Araya kalplerin mesafesi girerse, mutlulukta biter. Seni seviyorum sevgilim." Yumruk yaptığım elimi ağzıma götürerek sertçe ısırdım. Kendimden o kadar nefret ediyordum ki bir köşeye gidip, ölmeyi beklemek istiyordum.

"Bende seni seviyorum." Telefonu kapatarak sırtımı duvara yasladığımda evime geldiğimi görünce yere çömelip ellerimi saçlarımın arasında gezdirdim.

Ayaklarım yine de beni ait olduğum yere getirmişti. Belki saatlerce yürümüştüm ama vücudumda gram ağrı, sızı hissetmiyordum. Hissettiğim tek duygu, hayal kırıklığıydı.

Gözyaşlarımı hırkamın tersiyle silerek ayağa kalktım. İntikam, hiçbir zaman almayacağım intikam duygusu tüm bedenimi sarmıştı. Ben böyle acı içinde kıvranırken onlar mutlu olamazdı. Evin giriş kapısında bekleyen güvenlik beni görmesiyle kapıyı açtı. Yeni olduğunu anladığım için çok fazla üzerinde durmadım. Büyük ihtimalle beni Çağrı zannettmişti.

Hızla evin ziline basarak geriye çekildim. Kapı açıldığında bakışlarımı yerden kaldırdığımda Ceren'in açmasıyla ağzım aralanırken, Çağın'ın söylediği şeyle dudaklarımı dişledim.

"Sevgilim kim geldi?" Beni gördüğünde yüzüne yapma bir sırıtış yerleştirdiğinde avuç içlerimi çimdikledim.

"Ooo sevgili kardeşim teşrif etmişler!" Alayacı ses tonuyla konuşmasıyla oyalanmadan cevap verdim.

"Sizi özledim. Burda kalırım diye düşünmüştüm. Sevgili kardeşini kapı dışarı ettirmezsin herhalde." Gözlerinde ki alaycı ifade yavaş yavaş sönerken Ceren'in konuşmasıyla ikimizde bakışlarımızı ona doğru çevirdik.

"Bende tam buraya yerleşmiştim. Çağrı'yı iyileştirmek için." Yıllar önce saçlarını okşayarak öptüğüm, beni ne kadar sevdiğini söyleyen kız gitmiş yerine bambaşka birisi gelmişti. Sanki karşımda gördüğüm kişi o değilde başkasıydı.

İğrenircesine suratına baktığımda tereddütle öylece olduğum yerde bekliyordum. Üçümüzün aynı evde kalması ne kadar mantıklı olabilirdi? Onları her gün böyle görmek canımı daha ne kadar acıtabilirdi?

Hepimizin öylece birbirine bakmaya devam ettiğinde babamın da aramıza dahil olmasıyla, gözlerimin yaşını çaktırmadan sildim.

-Bölüm Sonu-

aklımda deli deli senaryolar dönüyor, şimdi Ceren aslında ölmüş ama Çağrı'nın sevgilisini Ceren'in ikizi olarak düşünsenize dkeıpdejxokekd

Ama yapmam merak etmeyin oratlık Vampir Günlüklerine döner KCWOOXJWOXKWO

💓

Texting|| Hep AklımdasınHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin