2.1

3K 209 33
                                    

Inatagram| helly743

"Bunca zaman ona aşıktı ve sana tek bir kelime bile etmedi mi? Ya da sen nasıl anlamadın Çağın?"

Artık gözlerimden düşen yaşlara engel olamıyordum ve gitgide kalbim sıkışıyor gibi oluyordu. Her şeyden önce kardeşimdi o benim. Her şeyimi anlattığım, Ceren'e aşık olduğumu söylerken, onu ilk öptüğüm anı anlatırken, tüm her şeyimi ona anlatırken bana böyle bir şeyi nasıl söylemezdi?

Yüzümdeki ondan tiksiniyor olan ifademle, ellerimle yerden destek alarak hızlı bir şekilde ayağa kalkıp konuşmak için dudağımı araladım.

"Ondan o kadar nefret ediyorum ki Peri, onunla olan bütün güzel anılarımı hafızamdan sildim. Ben her şeyimi anlattım ona hemde tüm gerçekliğiyle, bir kelimesi bile yalan olmadan. Bir gün Ceren ile odamda film izlerken geldiğinde, yüzünde ki ifade çok garipti. Ben ilk başta bizi rahatsız ettiği için böyle davranıyor sanıyordum ama..."

"Ama ona aşıkmış!"

Kafamı mahçupça aşağı yukarı salladığımda, Peri ellerini arkasında birleştirerek adımlarını yanıma doğru getirdiğinde, yüzüm ağlamaktan ıslanmış bir şekilde bakışlarımı ona doğru çevirdim. O, o da ağlamıştı. Ama anladığım kadarıyla bana belli etmek istemiyordu.

"Artık yanında ben varım sulugöz. Bunun söylemem ne kadar doğru olur bilmiyorum ama eğer benimle birlikte dönersen, onlara bunun hesabını sorabiliriz."

"Onlara bağırmadan, kızmadan bu işi halledeceğim."

"Korkamalı mıyım?"

"Hayır! Onları bu dünyanın en büyük silahıyla vuracağım."

"Silah?"

"Mutluluk."

Yüzünde ki gergin ifade yavaşça kendini sırıtışa bırakırken bende aynı şekilde gülümsedim. Çağın benim mutsuzluktan bir yerlerde çürüdüğümü düşünüyordu ve ben ona nasıl ayakta dimdik kalabildiğimi gösterecektim. 

"Çağın sen burada bekle ben içeriden battaniye bulup geleyim."

"Yeni yıla sadece 5 dakika kaldı."

"Evet Çağın bende ilk kez bu kadar heyecanlıyım."

Ellerini birbirine sürterek konuştuğunda, konuşmak için dudağımı ıslattım.

"Zaman seninle çok çabuk geçiyor Peri."

"Benimle kim olsa zamanını çabuk geçirir." Yüzünde ki bilmiş ifade yerini alırken daha fazla kendi kasmayıp gülümsemişti.

Uzun süredir ilk defa birisinin beni düşünüyor olması bana çok iyi geliyordu. Ses tonu bile bana kendimi iyi hissettirmeye yetiyordu. Hızlı bir şekilde onayladığımda koşarak eve doğru gittiğinde tekrar oturarak ayaklarımı uçurum gibi olan yerden sarkıttım.

O an sadece başıma gelenleri düşündüm. Ceren eğer şu an beni görüyor olsaydı ne düşünürdü. Benim için mutlu mu olurdu yoksa bana nefret dolu gözlerle mi bakardı? Ne olursa olsun onun yeri bende hep ayrı kalacaktı. Bu her zaman böyle olacaktı ama hayata kaldığım yerden devam etmeliydim. Eğer şu an o burda olsa ve Çağrı'nın yaptıklarını görse benimle belkide gurur duyardı.

Peri'nin aldığı battaniyeyi üzerine doladığını görünce kahkaha attım. Battaniye o kadar büyüktü ki sadece yüzü görünüyordu.

"Ne gülüyorsun?"

Yorganı üzerinden bana doğru fırlatırken burnuma denk gelmesiyle elimi burnuma doğru götürdüm. Yorganı bana fırlatırken kollarının arasından yere oturmamız için yastık getirdiğini görünce, saçım başım dağılmış bir şekilde yüzüne bakmaya devam ettim.

"Yani aptal gibi bakıyorsun diyeceğim ama gibisi fazla kalacak Çağın!"

"Nasıl?"

"Neye bu kadar şaşırdın? Karnımın ağrımaması için mindere ihtiyacım vardı."

Ayağa kalkarak elinden aldığım yastıkları yere koyduğum da battaniyeyi boynuma dolayarak diğer ucunu onun kollarından sarkıttım.

"Dur boğulacağım şimdi Peri?"

"Ne oldu?"

"Ne mi oldu? Sen iki saattir yorgana asılıyorsun, bende kendime doğru çektiğim için daha tartamıyorum."

"İyi al sadece senin olsun o zaman!"

Kollarını bacaklarının arasına alarak diğer tarafa döndüğünde sakince tuttuğum nefesimi dışarı doğru verdim.

"Ben şimdi onu mu demek istedim. Hepsini sen al ama vallaha bak kollarım ağrıdı."

Yorganın diğer ucunu ona doğru koyduğumda omzunu geriye attığında düşmesiyle gülümsedim. Yeni yıla girmemize yaklaşık 1 dakika vardı ve biz şu an sadece atışıyorduk. Battaniyeyi her omzuna koyduğumda geri atmasıyla sinirle takrar ediyordum. En sonunda Peri'yi kendime doğru çekip başımı çimlere doğru yasladığımda o da benimle birlikte düşmüştü.

Kollarımle göğsümün arasında başı denk geldiğinde sırıtıyordum ki sorduğu laf sokucu soruyla gözlerimi devirdim.

"Kolların ağrımasın bak sonra!"

"Ağrımaz."

Başını bana doğru çevirip tekrar koluma yattığı zaman, kulağına eğilerek fısıldadım.

"Mutlu yıllar Peri. Hep aklımda kal!"

-Bölüm Sonu-

❣️

Texting|| Hep AklımdasınHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin