[Tamamlandı]
Peri: Bunu senin için yapacağım ve her ben hariç başka birini düşündüğünü hissettiğim zaman ona inat gülümseyeceğim.
Çağın: Yanlış numaraya yazmış olmalısınız?
Çağın: Ben bugün birisiyle konuştuğumu hatırlamıyorum.
Peri: Hayır, aynısın...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Çağın:
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Peri: 🙊🙉
Peri: Bana diyorsun da bence sen Çağrı'dan daha yakışıklısın.
Çağın: Sallama aynıyız.
Çağın: Tek yumurta ikiziyiz.
Peri: Bak valla senin gözlerin biraz daha kısık ve daha güzel duruyor.
Çağın: Öyle diyorsan öyledir itiraz yok.
Peri: Acaba gelirken kaç kıyafet getirsem?
Çağın: Yani soğuk olacağı için kaç kazağın varsa getir.
Çağın: Kayak yapmaya da gideriz.
Peri: Ya gerçekten mi en çok istediğim şeylerden bir tanesi.
Peri: Birde böyle teleferik gibi bir şeye biniyorlar, ayağının altında kar çok güzel görünüyor.
Çağın: Sen baya heyecanlısın.
Peri: Tabii heyecanlı olurum.
Peri: İstanbuldan geldim ta buralara kadar,
Peri: neredeyse bir kere bile dışarı çıkamadım.
Çağın: Ne zaman gelmiştin?
Peri: Babamın taini çıktı buraya işte,
Peri: 3, 4 ay olmuştur.
Çağın: O zaman heyecanlanabilirsin çünkü hayatında hiç böyle güzel bir yılbaşı geçirmemiş olacaksın.
Peri ile konuşma kısmından çıkarak WhatsApp'ta Ceren'i bularak konuşma kutusunun üzerine tıkladım. En son attığı mesajını gördüğümde içimde ki burukla gözlerimden düşen yaşlara engel olamadım.
Ceren: Bende seni çok seviyorum sevgilim.
Gözlerimde biriken yaşların akmasına engel olamazken kapının çalma sesinin kulaklarımı doldurmasıyla doğrularak ağır adımlarla önünde durup açmak için yeltendim.
"Hoşgeldin Ahu Teyze."
Ahu Teyze babamın haftada bir evi temizleyip bana yemek yapması için gönderdiği ablaydı. Annemden, babamdan göremediğim şevkati 1 yıldır elinden geldiği kadar bana göstermeye çalışıyordu. Her ne kadar başarılı olmasa da en azından hafta da 1 kez de olsun birileriyle iletişim kurmak güzel bir duyguydu.
İçeriye girerek montumu astığın da yanıma gelerek tam karşımda durdu.
"Çağın yine mi ağladın sen? Ben sana ne tembih ettim."
"Yok Ahu Teyzem ne ağlaması. Ağlamayı bırakalı oldu baya. Yeni uyandım ondan öyle görünüyorumdur."
İnanmadığını belli edercesine kafasını yana büktüğün de konuşmak için nefesini dışarıya vererek dudağını ıslattı.
"Neyse, ben yemekleri hazırlayayım. Sen de bir güzel yer karnını doyurursun."
Onayladığımı belli etmek için kafamı salayarak adımlarımı terasa doğru götürüp kapıyı arkamdan yavaşça çektim.
Temiz hava ciğerlerime dolarken aklıma gelen ani bir kararla 1 yıldır yapamadığım şeyi yapıp, görmeyeceğini bildiğim halde ona mesaj attım.
Çağın: Seni çok özlüyorum sevgilim.
Çağın: 1 yıl oldu beni bırakıp gideli ama hala dün gibi aklımdasın.
Çağın: Hani insan her şeye alışıyordu?
Çağın: O halde ben senin yokluğuna neden hala alışamıyorum.
Çağın: Neden hayat bu kadar acımasız.
Çağın: Lütfen bir kere olsun rüyalarıma gel,
Çağın: beni sensiz bırakma
Çağın: Yalvarırım.
-Bölüm Sonu-
yazarken tribe giriyorum modum düşüyor. bir sonraki bölümde geçmişe gidiyoruz🥺