Little Girl

2.7K 220 394
                                        








      Baekhyun

"Komutanım, acaba bizim askerlik başvurusu ne oldu? İki hafta geçti üzerinden. Kabul edildik mi gönüllü askeriniz olarak?"

Konuşan Luhan'la sıradaki bakışlar ona döndüğünde komutan Yixing de tebessümle ona dönmüştü. "Evet Luhan, size haberi henüz vermedim fakat Tao da sen de gönüllü asker olarak seçildiniz. Kurulla konuşup durumunuzdan bahsettiğimde görevinizi bizimle tahsil etmenize izin verdiler. Yani artık siz de buranın bir parçasısınız."

Komutanın söyledikleriyle hepimiz mutlulukla ikiliyi alkışladığımızda kenarda duran komutanların da -özellikle Kris ve Soo komutanın- mutlu olduğuna şahit olmuştum. Gerçi komutan Soo'nun ifadesi yine düzdü ama gözlerindeki parıltı beş kilometre öteden bile fark edilebilirdi. Anlaşılan yine benim anlamadığım bazı şeyler dönüyordu fakat üstünde durmayacaktım. Zaten eninde sonunda ortaya çıkacaktı.

Şu son üç haftadır çalışmaları hızlandırmıştık. Tao ve Luhan da sürekli bizimle çalışıyorlardı hatta daha iyi olabilmek için geceleri bile mesai yapmışlardı ve şunu söyleyebilirdim ki atak ve kontrolleri buradaki çoğu kişiden daha iyiydi. Sanırım bu, sürekli tetikte yaşamanın bir avantajıydı. Hayatları savaş gibi geçmişti zaten.

"Bugünkü çalışmaları yine birbirinizle yapacaksınız çocuklar. Bazılarınız yetersiz kişi sayısından dolayı komutanlarla yapacak. O şanslı kişiler Tao, Baekhyun, Luhan ve Chen. Tao, sen Kris'le, Luhan Soo'yla, Chen Xiumin'le ve Baekhyun sen de Chanyeol'la yapacaksın. Anlaşıldı mı?"

Komutan Yixing'in eşleştirmeleriyle gözlerim kocaman açıldığında yanımdaki Sehun, koluma vurarak "Hadi yine iyisin kanki. Çift-çift ayarlamışlar sizi ama benim favorim her zaman sizsiniz. Aranızdaki cinsel auraya bayılıyorum." diyerek sinirlenmeme neden olmuştu. "Kapasana çeneni amına koyduğumun kemençesi!"

Sözlerimle bana bakıp onaylamazca başını salladığında olmayan saçlarını eliyle savurmuş ve Jongin'in yanında bitmişti. "Ayı gel, sen de benim eşim ol. Seni bok ayısından bal ayısına terfi ettireyim."

Jongin de benim gibi sinirlenerek onu kendinden uzağa doğru ittirdiğinde "Siktir git başımdan sevimsiz yaratık!" diyerek önden yürümeye başlamıştı. Sehun arkasından bakıp Jongin'in eş olmak için Jimin'in yanına gittiğini gördüğünde birden bağırarak ona doğru koşturması beni de güldürdü.

"O BENİM AYIM, LAN SARI BOK! Bİ KOYARIM AMELE SÜMÜĞÜ GİBİ YAPIŞIRSIN YERE. ÇEK LAN ELİNİ! ÇEKSENE OĞLUMM!"

Jimin'e yerdeki toprağı atarak onu Jongin'den uzaklaştırmaya çalışan Sehun'a gülmeye devam ederken yanımda hissettiğim hareketlilikle bakışlarımı oraya döndürmüştüm. Komutan Chanyeol'la göz göze geldiğimde selam vererek birden bulunduğum durumu hızlıca kavradım. Antrenman yapmam gerekirken ben hâlâ Sehun'un salaklıklarına gülüyordum resmen.

Göz devirerek çalışma alanına doğru yürümeye başladığında ben de arkasından koyun gibi onu takip etmiştim. Zaten bu yalı kazığı acımaz, gavur gibi vururdu kesin bana. Of...

Karşı karşıya geldiğimizde bu düşüncelerle bir süre ne diyeceğimi bilemeyerek tam etrafı izlemeye başlamıştım ki birden kendimi ters bir şekilde komutan Chanyeol'un göğsüne yaslı halde buldum. Ulan, öyle ani hareket mi yapılır!?

"K-komutanım, ne yapıyorsunuz?" diyerek kollarından kurtulmaya çalışarak sorduğumda kulağıma eğilmişti. "Düşman, en zayıf anında yakalayacak seni. En ufak bir dikkat dağınıklığın hayatına mâl olabilir. O yüzden dikkatin hep karşı tarafta olsun, köpek yavrusu." dediğinde ben hâlâ kollarından kurtulmaya çalışıyordum fakat bu mümkün değil gibiydi. Damarlı kolları yüzünden ölebilirdim. Bir de köpek yavrusu demişti bana, şerefsiz!

Hey, Soldier! (Chanbaek)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin