Self doubt

2.7K 221 313
                                        










Baekhyun

"Baekhyun, ne yapıyorsun!? Düşmanı değil, masum kadını öldürdün! Kendine gel! Dikkatin nerede senin!? Moladan sonra da yine aynı şekilde olursan ceza veririm sana. Aptal gibi davranma!"

Komutan Soo'nun azarıyla diğerleri de hedefi vuramamama şaşırarak baktığında neden böyle davrandığıma bir anlam veremiyorlar gibilerdi ama haklılardı çünkü ben de ne yaptığımı bilmiyordum.

Komutan Chanyeol'la yaşadığımız o durum yüzünden günlerdir kendimi sorgulayıp duruyordum. Bu zamana kadar hep yönelimimin kızlara yönelik olduğunu düşünmüştüm ama son yaşananlar bana bundan fazlası olduğunu söylüyordu. Bir aptal gibi cinsel açlık çektiğim için etkilendim yalanına sığınmıyordum çünkü o an, kendimi hayal ettiğim pozisyon pek baskın bir pozisyon değildi. Basbayağı beni altına almasını istemiştim, özellikle ellerini kalçamda hissettiğimde. Sikeyim ya...

Sisli düşünceler tekrar beni en dibe çektiğinde komutanların da gidişini fırsat bilerek kendimi çimenlerin üzerine bırakmış ve başımı da dizlerime gömmüştüm. Cidden ne yapıyordum ben?

"Kanka neyin var senin ya? Sen yürürken Black'teki gibi peşinden kara ruhlar yürüyor sanki. Ruh emici gibi geziyorsun ortalıkta."

"Evet, şerefsiz Jungkook haklı. Ne oldu sana minik köpüş? Neden moralin bozuk? Senin yüzünden ağız tadıyla 31 bile çekemiyorum kaç gündür. Biri bir şey mi yaptı? Söyle ağzını burnunu kırayım onun."

Sehun'un söyledikleriyle kıkırdayarak başımı gömdüğüm yerden kaldırdığımda hepsinin başımda dikildiğini görmüştüm. "Ulan dikilmesenize tepemde. Oturun en azından." diyerek hepsine çatık kaşlarla baktığımda onlar da sırıtarak oturmuştu çimene.

"Ee anlat kanki. Seni dinliyoruz. En iyi olduğun atışı bile yapamayacak kadar kötüysen bize söylemen gerekir. Resmen tahtadaki silahlı adamı değil masum kadını vurdun. Ah be... Belki çocukları, kocası vardı kadının. Amına koyduğumun haini! Ne suçu vardı kadının!?" diyerek birden Tao parlayarak bana kızdığında Luhan da "Sakin ol, abi." diyerek sakinleştirmeye çalışmıştı onu. Ulan, tüm ruh hastaları bendeydi.

Sıkıntılı bir nefes verdiğimde konuya bodosloma girmenin daha iyi olacağına karar vererek sordum. "Gay olduğunuzu ne zaman ve nasıl anladınız?"

Sorumla derin bir sessizlik oluştuğunda şerefsiz Sehun kıkırdayarak anlatmaya başlamıştı bile. "İlkokuldayken bir çocuk vardı kanki. Öff ama öyle böyle değildi. Biraz esmerdi sonra dudakları, götü falan güzeldi. Onu gördüğümde derdim ki ileride bu çocukla evleneceğim. Sürekli onu izlerdim falan ama maalesef sonu kötü bitti." diyip iç çektiğinde Jimin sabırsızca "Ne oldu ki?" diye sormuş ve o da anlatmaya devam etmişti.

"Bir gün okula giderken yanıma para almayı unutmuştum. Dersler de uzundu dedim ne yapacağım o kadar saat aç durup? Sonra aklıma bir fikir geldi. Bu çocuk yanında hep fazla para getirirdi, dedim param çalınmış gibi yapıp hocaya bunu şikayet etsem parasını alıp karnımı doyururum. İşte öyle gittim hocaya şikayet ettim çocuğu paramı çaldı diye. Bana arka çıkacak iki üç kankam da vardı sağ olsun. Onları da inandırdım çocuğun paramı çaldığına. Kankalarım sayesinde hoca da bana inanıp gidip almıştı parayı çocuktan. Eh çocuk da ben yapmadım diye bayağı ağlamıştı o gün. Biraz üzülmedim desem yalan olur çünkü o olaydan birkaç hafta sonra taşınmışlardı ve bir daha göremedim onu ama bayağı doymuştu karnım ehehehe. Çıkışta da dondurma yemiştim. O küçük ayıya benzeyen Kai sayesinde anladım gay olduğumu. Bu da böyle üzücü bir anımdır."

Al işte. Doğuştan şerefsizmiş bu çocuk. Gerizekalı bir de ilkokuldayken anlamış gay olduğunu. Neden bu kadar bilgili olduğuna şaşırmamak lazımdı.

Hey, Soldier! (Chanbaek)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin