(M)y Soldier

3K 159 297
                                        








       Baekhyun


        Chanyeol'un söylediği cümleyle afallamış bir halde donakalırken ne yapacağımı bilmiyordum. Beynim tamamen boşalmış gibiydi. Nefesini dudaklarımın üstünde hissederken benden bir cevap beklediğinin de farkındaydım fakat ona nasıl bir cevap verebilirdim ki?

Evet, gerçekten onunla evlenmeyi, benim eşim olmasını istiyordum fakat bunun için biraz erken gibi hissetmekten de alıkoyamıyordum kendimi. Henüz 19 yaşında evlenme teklifi almak biraz fazla şaşırtıcı olmuştu benim açımdan.

Aramızda şakayla karışık evlilik konuşmaları geçse ve her ne kadar sürekli yüzük konusuna değinsem de Chanyeol'un bu hareketi biraz fazla beklenmedikti...

Cevap vermememle alnını alnımdan çeken Chanyeol, benden biraz uzaklaşarak elleriyle ona bakmam için yüzümü kaldırdığında hüzünle gülümsemişti bana.

"Bebeğim, eğer korkuyorsan ve bunun çok erken olduğunu düşünüyorsan hemen evlenmek zorunda değiliz. Biliyorum, yaşın henüz küçük ve hazır olmayabilirsin. Benim de seni zorlamaya hakkım yok fakat en azından eğer benimle bir gelecek hayal ediyorsan evet de bana. Çünkü ben, bir ömür boyu yansımamı görmek istiyorum gözlerinde. Her sabaha senin sıcaklığınla başlamak, geceyi dudaklarınla sonlandırmak istiyorum. Benim eşim, benim ışığım olmanı istiyorum..."

Sözleriyle hafifçe sırıtıp bakışlarımı yüzünde gezdirdiğimde bana parlayarak bakan gözlerinin tek bir kelimeme muhtaç olduğunun farkındaydım. Sanki evet dersem havalara uçacak gibiydi.

Ve sanırım korkumun asıl nedeni de buydu. Bu sorumluluğun ağırlığını kaldıramayarak Chanyeol'u üzmek asla istemiyordum. Çünkü henüz oldukça toydum ve Chanyeol'la aramızda deneyim ve yaşa bağlı olarak belirgin bir fark vardı. Her ne kadar akıl yaşta değil baştadır savını savunsam da Chanyeol'un ve benim mantığımın işleyişleri farklıydı işte.

Eğer ona tam şu anda evet dersem fakat hemen evlenmek istemesem içinde bir burukluk olur muydu acaba?

Chanyeol da sanki aklımdakileri biliyormuş gibi elleriyle iki yanağımı kavrayarak daha ılımlı konuşmaya başlamıştı. "Aşkım, bak gözlerime. Sence seni düşünmeden hareket eder miyim ben? Üstlenmen gereken bazı sorumlulukların olduğunun farkındayım. Tabii ki de hemen evlenmeyeceğiz. Sadece aramızdakileri resmileştirmek istiyorum seninle. Bir gün doğru yerde ve doğru zamanda tamamen benim olmanı, kollarımla bir ömür minik bedenini sarmalamak istiyorum. Bunu göz önünde bulundurarak net bir cevap ver bana, ay yüzlüm. Benimle evlenir misin?"

Chanyeol'un cümleleriyle varlığını unuttuğum şerefsizler bizi alkışlamaya başlarken Sehun gerizekalısı da yine boş durmamıştı tabii.

"ULAN BUNDAN İYİ KOCA MI BULCAN KABUL ETSENE KOMUTAN ENİŞTEM OLSUN! PARASINI YERİZ KANKİ, ARAŞTIRDIM YÜZBAŞILAR AYLIK İKİ MİLYON WON KAZANIYORMUŞ!"

Sehun'un söyledikleriyle diğerleri de güldüğünde Chanyeol da gözlerimin içine tebessümle bakarak Sehun'a ithafen konuşmuştu. "İki milyon değil, iki buçuk milyon won kazanıyorum. Ve evet, maddi açıdan da oldukça iyi bir seçeneğimdir."

"OHA DAHA ÇOK PARA! YAŞASINN!"

Sehun'un tepkisiyle komutan Suho kahkaha atarken Lucas'la Jungkook da beni, söyledikleri şarkıyla daha da yerin dibine sokmuşlardı.

"He love me, he give me all his money. That Gucci, Prada comfy my sugar daddy. (Beni sever, tüm parasını bana verir. O Gucci, Prada'da rahat, benim yaşlı ve zengin sevgilim.)"

Hey, Soldier! (Chanbaek)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin