Baekhyun
Bana doğru gelen kızgın boğayla korkarak bir adım gerilediğimde o, kimseyi umursamadan beni kolumdan tutmuş ve sinirle kendine çekmişti. Mikrofon elimden kayıp yeri boylarken mekandaki herkesin bize bakıp aralarında fısıldaştıklarını hissedebiliyordum. Dedikodu yapacağınıza kurtarsanıza beni!
Korku dolu bakışlarla boğaya bakarken eğilerek beni omzuna atması ve çıkışa doğru yürümesiyle hıçkırmaya başlamıştım. Yiyecekti kesin beni! Cesedimi Müge Anlı bile bulamayacaktı çünkü midesinde saklayacakı beni. Ama ben daha arkadaşlarıma veda bile edememiştim ki!
Bu düşüncelerle gözlerim dolduğunda başımı kaldırmaya çalışmış ve bana bakan çocuklara ve Gd'ye son konuşmamı yapmıştım. "BEN SİZİĞ ÇOĞK SEFDİM! NE OLUĞR BENİ GÜZEL HATIRLAYIĞN! EĞER GERİ DÖNEMEĞZSEM BU BOĞANIN KARNINI DEŞİP KEMİĞKLERİMİ AL, SEHUN!"
Halimle Gd de üzülmüş olacak ki peşimizden koşmaya başladığında "Hey, onu böyle alıp götürmene izin veremem. Çocuğu yere bırak." diye boğaya kafa tutmuştu. İşte benim idolüm! Öldür onu! Dıkşın dıkşın!
Kızgın boğa da sinirle gülerek benim idolüme döndüğünde onu tek eliyle geriye doğru ittirmişti. İtme şiddetinin etkisiyle duvara çarpan Gd'yle çığlık attığımda boğanın söyledikleri daha da korkunçtu. Ağlayacaktım sanırım.
"Sen kimsin de benim sevgilimle olan ilişkime karışacaksın lan! O benim! Duydun mu beni! Bana emir veremezsin sen! Ağzını burnunu kırmadığım için şükret sadece." diye sinirle hırladığında söyledikleriyle burnumu çekerek itiraz etmiştim.
"YAĞLAN SÖYLÜYORR! BENİM SEFGİLİM BOĞA DEĞİL, ÖKÜĞZDÜ. ŞEREFSİZİĞN ÖNDE GİDENİYDİ! BU CANAVAĞR BENİ YİYCEK!"
Cümlelerimle daha da sinirlenen boğa da "Sus, köpek yavrusu. Yoksa gerçekten yiyeceğim seni." diye hırladığında korkarak ağzımı kapatmıştım. Eğer konuşursam daha erken yerdi beni.
Üzgünce başımı kaldırmaya çalışıp son kez çocuklara ve afallayan Gd'ye baktığımda hepsine el sallayıp öpücük atmıştım. "Göğrüşürüzz!"
Bu hareketimle boğanın adımları daha da hızlandığında birlikte dışarıya çıkmış ve bu sayede gökyüzündeki bulutları görebilmiştim. Hava ne kadar da güzeldi!
Gökyüzüne bakarken mutlu mutlu kıkırdadığımda boğa birden beni omzundan indirmiş ve ani inişle dengemi kaybederek ona tutunmuştum. Kirpiklerimi kırpıştırarak görüşümü netleştirmeye çalışırken masumca boğanın yüzüne bakmış ve bir şeyi fark ederek şaşırmıştım. Ama... Ben bu yüzü nerede görsem tanırdım!
"S-Sen... Sen *hıck* neden beniğm şerrefsiz aşgıma benziyorsuğn!"
Cümlemle sıkıntılı nefes veren boğanın tek kolu benim belimi sararken boştaki eliyle de şakaklarını ovmasıyla şaşkınca ona bakmaya devam etmiştim. Yoksa Chanyeol bir boğa mıydı?
"Bir tanem... bak sakin kalmaya çalışıyorum çünkü sarhoşsun ve ne yaptığını bilmiyorsun. Az önce gördüğüm her şeyi unutmak istiyorum. Bana biraz sakinleşmem için zaman ver." dediğinde ellerimle gözlerimi ovuşturmuş ve netleşen görüntüyle karşımda Chanyeol'u görmüştüm. Şerefsiz...
Sinirle Chanyeol'u geri ittirdiğimde tıslamıştım ona. Keşke boğa olsaymış karşımdaki.
"Siktiğrr git az önceki kadının yanına! Sabahtan beri bir kere dönüp bakmadın yüzüme, şimdi gelmiş sokon kolmoyo çoloşoyorom bokohoyon bo bo bo... Gerizekalığ! Eğer sen kendini millete öptürürsen ben de ister götümü açarım, ister milletle dans ederim. Beni kısıtlayamazsın sen! Şerrrefsiz senii! Hepiniz aynısığnız hıck! Benim arkadaşlarım da çoğk üzüldüü! Hepinizden nefret ediyorum!"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Hey, Soldier! (Chanbaek)
Fiksyen Peminat"Desenize yeni gelen komutan sizden de şerefsiz olacak." diye birden kendime engel olamayarak konuştuğumda hâlâ Lucas'a bakmakta olan komutan Soo sözlerimi duymamış gibiydi fakat sıranın başından gelen ses, çok daha farklı bir kişinin duyduğunun hab...
