Final🌻

2.3K 163 600
                                        








Baekhyun



       Odamdaki yatağımda moralsiz bir şekilde uzanırken açıkçası içimden hiçbir şey yapmak gelmiyordu. Kendimi o kadar hayattan soğumuş hissediyordum ki bu bir haftada bin yıl yaşlanmıştım sanki.

Bu halimdeki en önemli rolü oynayan şahıs da Chanyeol'du maalesef. Şerefsiz adam, bir haftadır ne arayıp soruyor, ne de haber gönderiyordu. Attığım mesajlara bile kısa kısa cevaplar veriyordu. Cidden bu üç ayda sıkılmış mıydı benden? Ben, sırf onun için uzak bir şehirde kazandığım üniversiteye gitmeyi reddetmişken hem de...

Bu düşüncelerle gözlerim dolduğunda burnumu çekerek başımı yastığıma gömmüştüm. Nefret ediyordum her şeyden... Zaten annemlere de evlilik konusunu açtığımda kesin bir dille olmaz diye uyarmışlardı beni. Okulumu bitirmeden değil evlenmek, bir erkeğin gözüne bile bakamazmışım. Hah! Çok komikti gerçekten.

Gay olduğumu açıkladığım zaman beni gayet anlayışla karşılasalar da şu anlık ilişki yaşamama asla olumlu bakmıyorlardı. Her şeyi geçtim, ben ileride Chanyeol'u elinden tutup nasıl karşılarına damat olarak çıkartacaktım? Beni ona asla vermezlerdi ki. Gerçekten bıktım ya...

Bu süreçte şerefsiz arkadaşlarım olmasa cidden depresyona girebilirdim. Büyük destek oluyorlardı bana. Zaten testerimizi aldığımızdan beri de düzenli olarak görüşüyorduk birbirimizle. Hatta dün şerefsiz Sehun herkesi bize toplayıp odama baskın yapmıştı. İyi ki varlardı. Yoksa bu aile ve bu sevgiliyle çok yaşamazdım ben...

Burnumu tekrar çekip kaplan figürlü yastığıma iyice sarıldığımda aşağı katta çalan kapıyla eve birinin geldiğini anlamıştım. Bu kapı da asla susmuyordu zaten. Kuaför evi gibi dakika başı zile basıyorlardı. Yine çocuklar falan mı gelmişti acaba?

Bugün doğum günüm olduğundan istemsizce beklenti doluydum. Şerefsiz aşkım hatırlamamış olsa da çocuklar hatırlamış ve sürpriz yapmak istemiş olabilirdi. Gerçi ne kadar sürpriz olacaksa ehehehe...

Bu düşüncelerle yüzüm aydınlandığında yerimden doğrulmuş ve mutlulukla kapıya bakmıştım ama odama çocuklar değil, Yumurcak Tv'deki müfettiş Gadget girmişti. Lan!

Şaşkınca karşımdaki ajan kılıklı kişiye bakarken hızlıca siyah şapkasını ve siyah güneş gözlüklerini çıkarmasıyla kim olduğunu anlayabilmiştim. Oha... Komutan Lay miydi o? İyi de niye takım elbiseliydi?

Gözlerimi ovuşturarak tekrar komutan Lay'e baktığımda kaybolmamasıyla gözlerim kocaman olmuştu. Bu adamın burada ne işi vardı?

Ne Chanyeol'u ne de komutanları tezkeremi aldığım günden beri görmemiştim ve ilk karşılaşmamız böyle mi olmuştu gerçekten? Benim üstümde çizgili Gaffur pijamalarım ve ajan gibi giyinmiş komutanım?

Harbiden de komedi gibiydik.

Benim ona garipçe bakmaya devam etmeme rağmen komutanın beni umursamadan elindeki kuru temizlemeden çıkmış gibi gözüken kıyafet kılıfını yatağın üstüne sermesi ve bana dönmesiyle şaşkınlıkla kaşlarım havalanmıştı. Niye takım elbise getirmişti odama?

"Baekyun, çabuk kalk hadi! Zamanımız yok!"

Söyledikleriyle hâlâ ona bakmaya devam ederken komutan, sıkıntılı bir nefes verip beni kolumdan tutarak yattığım yerden kaldırmış ve kılıfından çıkardığı takım elbiseyi elime tutuşturmuştu.

Bir açıklama ister gibi "Komutanım, kusura bakmayın ama tam olarak ne oluyor şu an? Aylardır görüşmememize rağmen aniden evime baskın yapar gibi garip bir kılıkta geliyorsunuz, elinizdeki takım elbiseyi elime tutuşturup bana acele etmem gerektiğini söylüyorsunuz. Sizce de şu anki durum için bir açıklama yapılsa hoş durmaz mı? Aylar sonra bu şekilde karşılaşmamız biraz tuhaf oldu da çünkü." dediğimde gülerek yanıma gelip kısaca sarılmıştı bana. Bunu içeriye ilk girdiğiniz an yapmamız gerekiyordu ama!

Hey, Soldier! (Chanbaek)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin