Merhaba herkese nasılsınız?? Yazmak heyecanlı paylaşmak biraz ürkütücüde olsa yinede yazmaya devam ediyorum 😀
Hayat kimilerine göre çok basit kimilerine göre çok zor kimilerine göre anlaşılmaz. Hayat onun için neydi şu anda kestiremese de bu ara hayatın ona kıyak geçtiğini söyleyebilirdi. Belkide kıyak geçmediği onca zamanın telafisini yapıyordu bilmiyordu
Odasının balkonuna çıktı ve şöyle bir baktı aşağıya doğru. Gerçekten değer miydi bu kadar güzel bir hayatı değmeyecek insanlar için harcamaya ve kendi değerini sokağa savurmaya. Bak insan kendi kendisine bile mükemmel bir mutluluk yakalayabiliyordu. Peki onca zaman yalnız kalırsa mutsuz olacağına dair inancına ne oldu. Olmamıştı olmuyordu kendiside inanmıyordu ama mutluydu ilk defa gerçekten. Kulaklarını hafiften üşüten havaya aldırmadı. Kendisini hafif esen rüzgarın sesine bıraktı. Dinledi bir şey düşünmemeye çalışarak sadece dinledi.
Sizinde hayatınız Zuzu gibimiydi? Hep bir yere koşturma gayretiniz mi vardı. Hep iyi olmak gayreti. Çünkü başarılı olunca istediklerinizi başarınca herkes size saygı duyacaktı ve sevilecektiniz. Peki bu kovalamacanın sizi yorduğunu fark ettiniz mi? Hep daha iyi olma gayretinin sizi yiyip tükettiğini ve haykırarak evet mahvolmuş bir insanım başarılı değilim ve açıkçası berbat durumdayım yinede beni sevemez misiniz böyle dağılmış ve kendimi bulamazken diye haykırmak istediğiniz. Bir kere o yere vardıysanız ne demek istediğimi çok iyi anlıyorsunuzdur. Yaşamayanlar ise sadece öyle oluyordur diye tahmin yürütüyordur herhalde.
Tüm berbatlığınla sevilme ve kabul edilme ihtiyacı. Sanki biri gelip sana seni tüm bu hallerinle seviyorum dese dertleriniz bitecekmiş hissi ve o kadının erkeğin bir türlü gelmeyişi. Biliyorum anlıyorum inan bana yalnız değilsin.
Çok karamsar bir tablo mu çizdim bilmiyordu başta dedim ya hayatımda aslında her şeyi orta ama bu durum işte onun canını en çok sıkıyor. Sevmiyor böyle olmasını. Gelişmek görmediklerini görmek yapmadıklarını yapmak istiyor. İçim içime sığmıyor bu koskoca İstanbul bile ona dar geliyor. Her baktığında onu biraz daha rahatsız eden göbek yağlarıda cabası. Kilo verme serüveni iyi gidiyordu Allah'tan. Döndüğünde dansa da başlarsa istediği vücuda yakında kavuşacağını düşünüyordu. Kilo vermenin sadece görüntüsüyle ilgili olduğunu düşünüyordu ama yanılmıştı. Kilo vermek için gösterdiği emek ve çaba kendisine olan saygısını arttırıyordu. Kendine hakim oldukça daha kararlı daha istikrarlı bir kıza dönüşüyordu ve bu ona iyi gelmişti.
İstikrar ve kendine güven yıllarca kendisinde bulmayı istediği özelliklerdi. Şu anda ucundanda olsa bunlara sahip olduğunu bilmek güvenli hissettiriyordu ona. Hayatın bir tür hediyesi.
Kendisi hakkında önyargılarını yıkmaya yardımcı olan iki kavram. Kendisini hep istikrarsız bir işin sonunu getiremeyen kız olarak algılardı şimdi ise ne kadar yanıldığını anlıyordu. İstediği ve karar verdiği zaman istediği her şeyi fazlasıyla yapabiliyormuş meğer. Sadece hayatın onun canını yeterince acıtması gerekiyormuş bu gerçeği fark edebilmesi için. O kadar canını yakması gerekiyormuş ki bu acı onu itecek bir motivasyona dönüşdün ve onu harekete geçirsin.
Hayata hep küfretmişti ama galiba hayat yıllarca ona kazık atıyor gibi gözüküp, gerçek bir arkadaşın yapacağı gibi onu arkadan arkaya kollamış ve bu hale getirmişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sen Normalsin
Non-FictionNeden bu kitabı yazıyorum Çünkü dışarıda benim gibi hisseden binlerce kişi olduğunu biliyorum. Benim gibi küçük yerlerde doğmuş, ailesinin okumuş, görmüş geçirmiş ve güzel bir işi olup gurur duyulan evladı. Ailesinin en başarılı insanı. Ancak sende...
