Hyunjin sınıfa girdiği an Yeonjun ve beni yan yana otururken görecekti. Bu onun için, aynı zamanda benim için- Hiç iyi- Bu nasıl açıklanır ki?
Kırık bir kalbin defalarca kez kırıldıktan sonra kırık parçalarının yakılması, kül edilmesi gibi bir şey bu... Hiç adil değil.
Sınıfa ilk adımını attı ve, gördü. Felix geldi ve pek inandırıcı değilsiniz deyip gitti. O sırada Hyunjin minik adımlarla sırasına geliyordu.
"Jeongin, inandırıcı olmamız gerek." Başımı salladım. Bu, 'inandırıcı olması için her şeyi yapabiliriz' demekti. Hyunjin tam yakınımızda durduğu an, öptü. Tam o bize doğru bakarken öptü. Bir müddet sonra geri çekildi. İçtenlikle gülümsemeye çalışıp ona sarıldım.
Cam kenarındaydım, sıraların arasındaki tarafta Yeonjun vardı. Hyunjin Yeonjun'un yanınd duruyordu. Ben Yeonjun'a kollarımı dolayınca, elimde bir ıslaklık hissettim. Bu Hyunjin'in göz yaşıydı. Çantası bile bırakmadan koşarak sınıftan çıktı.
Kollarımı çektim ve göz yaşının düştüğü, sağ elimde işaret parmağıma baktım. Benim göz yaşımda, istemsizce tam onunkinin üzerine damlamıştı. Bunun, bir anlamı olamazdı değil mi?
"Jeongin, bak dün yaşadıklarını yaşama. Sakinleş lütfen. Ne yapmam gerekiyor? Seni sakinleştirmek için yapabileceğim bir şey varsa, söyle lütfen." Gülümseyip başımı iki yana salladım.
"Yapabileceğin veya yapabileceğim bir şey yok, şu anlık. Gerçeklerin sevimsiz oyunu daha yeni başlıyor hyung."
-----
Herkes hayallerindeki gibi bir hayat yaşamak ister. Çoğu insan öyledir. Ben de öyleyim ama hayatı istediğin gibi yaşamak?... Bu zordur. Kaç insan var bunu yapabilen?
Hayallerimizi gerçekleştirmek için çaba harcarız, bu doğru. Bunu yapmamız gerek, bu da doğru. Ama, krallar kraliçeler gibi yaşayamayız.
Yanımızda her zaman bizi mutlu edecek ve anlayacak insanlar olmaz. Pamuk yürekli insanlar, düşmanlarıyla bile empati kurmaya çalışırlar. Bu doğru mudur, yanlış mıdır, bilmem, ama bunu yapan kişiye çok zarar verdiğini iyi bilirim.
Göz yaşları herkesin sandığı gibi basit bir şey değildir. Ağlamak, basit bir şey değildir. Çoğu insana göre ağlamak genelde üzüntü veya mutlulukla yapılan bir şeydir. Ama, bu demek değil işte.
Ağlamak, benim görüşümle: Gelen göz yaşlarıyla anlık duygularını terk etmektir. Ağladıktan sonra genelde uykumuz gelir veya yorgun hissederiz. Bu da anlık duygularını bedeninden kovmanla gelen duygusuzluk hissinden dolayıdır. Hiç bir şey yapmayıp yatmak istersin. Tükenmişliğini unutmak içinse uyumak istersin.
Her insan, her durumda gerçekten ağlayamaz. Mutluluktan ağlamak, bence sadece sahte. Evet, sahte bir şey. Onlar çıkmak istediği için bedeninden ayrılan göz yaşları.
Göz yaşlarına d üzülüyorum aslında. Uzun süre boyunca uykudalar. Bir anda bizim onları terk etmemiz sonucu saniyeler süren yaşamdan sonra ölüp gidiyorlar. Onları genelde, elimizin tersiyle silerek öldürürüz. Veya her hangi bir yere düşerek yok olurlar.
Her üzgünlük sonucu dökülen göz yaşına ağlamak denmez.
///
Burada kendi düşüncelerimi Jeongin'in anlatımından anlatmak istedim.
Düşüncelerim hakkında ne düşünüyorsunuz?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Even A Fool Knows || Hyunin
RomansHyunjin ve Minho bir kız için dostluklarını bitirmiş, düşman olma yolunda ilerliyorlardı. Hyunjin'e aşık olan Jeongin'se, ona kız için yardım ediyordu. Bir gün sevdiğine kavuşmayı, yalnızca diliyordu...
