(Jeongin'den)
Dün yaptığımız konuşamdan sonra Minjeong'un aslında hiç de kötü biri olmadığını, aksine çok iyi bir insan olduğunu anladım.
Onunla neredeyse aynı yaştaydık. Benden biraz daha büyüktü fakat bu önemli değildi. Bizimle beraber neden yaşamadığını sorduğumdaysa, annesinden uzakta hayat sürebilmek ölü numarası bile yaptığını söyledi. Annesi de inanıp neyi var neyi yok toplayıp terk etmiş onu. İnsan bu kadar iğrenç olabiliyor. Artık ben ara sıra iyi mi diye bakmaya gidecektim. Gelen aramayla yürümemi durdurup telefonumu çıkarttım.
Hyunjin
Aç✔ / Açma✖
"J-jeongin."
"Hyunjin, bir sorun mu var?"
"Minho ile kavga e-ettik ve b-ben..."
"Evinde misin? Söyle çabuk geliyorum."
"E-evet evde-yim."
"Tamam bekle geliyorum."
Aramayı sonlandırdınız
Minho'yu peşinde Changbin ile üzerinde hayli kötü yaralar ile geçerken gördüm. Minho bu kadar yaraşandıysa Hyunjin'e kim bilir ne olmuştur. Bir sorun vardı. Ben böyle şeyler göremezdim. Bir keresinde bayıldığım bile olmuştu. Her neyse, bu Hyunjin'in yanına gitmemem için bir sebep değildi.
Minho'nun açılan yaralarını görünce midem bulanmaya başladı. Gideceğim sırada yere düşecek gibi oldum. İlk başta toparladım ama sonra düştüm yere. Bazı gelip yardım etmek insanlar vardı. Kalktım ve mümkün olduğunca hızlı koşmaya başladım.
-----
"Hyunjin, ben geldim!" Kapı açıldı ve içeri adımı atar atmaz bir beden güçsüzlükle sıkıca bana sarıldı. Hala ağlıyordu. "Sakin ol. Ağlama. Geldim. Gel şu y-yaralarına baka-lım."
"Onlara bakmak zorunda değildin." Biraz daha ileri geldik ve kapıyı kapattı. "Tiksindiğini biliyorum Jeongin. Yuna söylemişti. Gelmen için aramayacaktım zaten. Sadece, öylesine aramıştım." Başımı iki yana salladım.
"Yuna bilmiyor. Tiksinmiyorum. O sadece çocukken hoşuma gitmediği için. Artık bir sorunum yok yani. İzin ver de şu yaralara bakayım." Onu kendimden ayırıp vücuduna göz gezdirmeye başladım. Gayet normal karşılamış gibi yapmaya çalıştım ama midem kendisini yok etmek isteyeceğim kadar bulanıyordu. Onu yatağına yatırttım ve gidip bir kaç malzeme aldım. Bu sırada tuvalette sessizce kusmama engel olamamıştım. Hiç bir şey yokmuş gibi yanına gittim.
"O piçi öldürmem gerekiyordu. Neden yapmadıysam bunu." Yavaş hareket etmeye çalışıyordum. Canını acıtacak her hangi bir şey yapmamam gerkeiyordu.
"Minjeong onu da kabul etmemiş ki. Neden birbirinizi onun için yaralıyorsunuz?" Başını iki yana salladı.
"Minjeong için kavga etmedik." Şaşkınlıkla başımı kaldırdım. Onların düşmanlığı başlatan sebepten kavga etmedilerse neydi o zaman? "Sana ezik dediği için üzerine atladım." Ne yani? Benim yüzümden mi kavga etmişlerdi? İyi de, bu imkansız. "O gün okulda sana olanları o da görmüş. Bir de... Neyse boş ver. Tamam daha fazla ilgilenmek zorunda değildin. Tiksinmediğine inanmıyorum çünkü."
10 dakika sonra...
Israrlarına rağmen tamamen her şeyi bitirmiştim. Bir kere bile acıdığını söylememişti. Normalde bunun için kendimle gurur duyardım ama halim yoktu.
"Jeongin, bu gece bende kalır mısın?" Bu soruyu beklemediğimden şaşırmıştım. Ne demem gerektiğini bilmiyordum. "Hem belki... Benim de senin ruhundaki yaralara bakma fırsatım olur?..." Ruhumdaki yaraları mı bakacaktı? Görebilecek miydi ki?
"T-tamam. Ihm, ben kardeşime haber vereyim." Telefonumu çıkartıp mesaj bölümüne grdim.
Yuna ve Jeongin WhatsApp konuşması
Jeongin:
Yuna
Ben bugün eve gelmeyeceğim
Yuna:
Kötü bir şey yok değil mi?
İyisin?
Jeongin:
Evet iyiyim
Hyunjin'in evinde kalacağım
Yuna:
Sen bilirsin de babam çok kızacak
En son arkadaşının evinde kaldığında
Ertesi gün hastanelik olmuştun abi
Bu yüzden korkuyorum
Jeongin:
Sen merak etme prensesim
Sorun olmayacak
İyi geceler
Yuna:
İyi geceler abi
(Yuna çevrimdışı)
(Jeongin çevrimdışı)
///
Jeongin'im yia
Çok tatlı
Bebeğim ekmeğim
Ekmeğim bebeğim
Yavrıııım
Wolfgang de bir sürü sesi Hyunjin'e benzettim
Çok özledim ya
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Even A Fool Knows || Hyunin
RomanceHyunjin ve Minho bir kız için dostluklarını bitirmiş, düşman olma yolunda ilerliyorlardı. Hyunjin'e aşık olan Jeongin'se, ona kız için yardım ediyordu. Bir gün sevdiğine kavuşmayı, yalnızca diliyordu...
