8

11.6K 742 141
                                        

"Ekrana bakıp niye sırıtıp duruyorsun?"

Gelen sesle telefondan bakışlarımı alıp gülen arkadaşıma baktım.

"Yok, bir şey."

Karan, dediğim şeye inanmamış gibi güldü.

"Ben bu bakışı bilirim oğlum."

Bu sefer de konuşan Yiğit'e baktım.

"Ne bakışıymış kardeşim?"

"Aşk."

Dediği şeye güldüm, hatta kahkaha attım. Kafedeki birkaç bakış bana döndü, onları umursamadan daha çok gülmeye başladım.

"Ayyy, karnıma ağrılar girdi!"

Elimi karnıma bastırdım. Gülmemi durdurmak istiyordum ama durduramıyordum.

"Oğlum, gülmeyi kes lan!"

Sert sesiyle konuşan Karana döndüm.

"Karan, ne dediğini duymadın mı? Aşk diyor lan. Ben..."

Elimle kendimi gösterdim.

"Ben aşık olacam haa!"

Sonra masadan kalktım, sandalyedeki çantayı alıp onlara döndüm.

"Sağ ol kardeşim, uzun zamandır bu kadar gülmemiştim."

Omzunu sıkıp kantinden çıktım.

"Hakan, kaçarak bundan kurtulamazsın!"

Bağıran Yiğit'i umursamadan dışarı çıktım. Düşündükçe gülesim geliyordu. Ben aşık olacaktım. Bir kere benim lügatımda aşk denen şey yoktu lan.

Adamın biri sırf bana güzel şeyler dedi diye, beni kurtardı diye, iki gül verdi diye aşık olacak değildim ya. Hem de bir erkeğe... yok daha neler!

Hızla giderken çarptığım bedenle sendeledim.

"Hay, sikicem ama yaa!"

Konuşan kişiye baktım. Elindeki kahve üstüne döküldüğü için tişörtünü tutuyordu. Bir Alihan iti eksikti zaten.

Tişörtten gözlerini alıp bana baktı. Yüzü önce döndü, beni beklemiyordu; sonra kaşları çattı.

"Dikkat etsene, yaktın beni."

Dediği şeye güldüm.

"Merak etme lan, kötüye bir şey olmaz."

Dediğim şeyle yüzüme baktı, sonra hiçbir şey demeden lavabonun yolunu tuttu. Bu hareketine kaşlarımı çattım, istemsiz bir şekilde peşinden gittim.

"Küstün mü bana sen?"

Lavaboya giren Alihan'ın arkasından bağırdım.

"Gerçekleri söyledim, Alihan, üzülme..."

Açtığım kapıyla gözlerim kocaman açıldı. Alihan üstünü çıkarmış, aynadan kahve döktüğüm yere su çarpıyordu.

Ulan, bu it bu kadar kaslı mıydı? Baklavalarından akan su yutkunmama neden oldu. Bundan etkilenmiş olamazdım, değil mi?

Kendime gelmek için yavaşça yanağıma bir tokat attım. Ben bu hallere düşecek adam mıydım?

"B-bak, abartma. Hep o kadar da yanmamışsın."

Bana yandan güldü. Çantasından çıkardığı tişörtü üstüne geçirdi. Demin kahve döktüğüm tişörtü de bana fırlattı. Çantasını aldı ve yanıma geldi. Gözüyle kucağımdaki tişörtü gösterdi:

"Yıkarsın artık bir zahmet."

Göz kırptı ve yanımdan ayrıldı.

Ne oldu lan az önce...

Kimsin | GayHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin