"Hakan, seni iyi gördüm."
Güneş'in dediği şeyle güldüm.
"Valla bomba gibiyim yengeniştem."
Dediğim şeyle o da güldü.
"İyi olmana sevindim, birkaç gündür mutsuzdun."
Sadece başımı salladım. Karşı masada oturan Alihan'a baktım; o da bana bakıyordu. Dudaklarım hafifçe kıvrıldı.
Telefonuma gelen mesajı elime aldım:
Koca Prens: Seni özledim.
Okuduğum şeyle güldüm. Bu koca ayı çok tatlıydı. Sonra düşündüğüm şeye güldüm; bir adama tatlı diyordum. O adam da Alihan'dı.
Gülüm: Birkaç saat önce beraberdik.
Koca Prens: Tam bir öküzsün, gülüm. Romantiklik seviyen sıfır.
Okuduğum şeylere göz devirdim.
Koca Prens: Sen bana göz mü devirdin, bana, bana, prensine!
Gülüm: Çok tatlısın Alihan.
Koca Prens: Gülüm, böyle şeyler yazma. Yoksa oraya gelir seni kaçırırım.
Koca Prens: Off, niye okul diye bir şey var yaa.
Koca Prens: Birkaç saat önce ne güzel kollarımdaydın.
Koca Prens: Şimdi ise seninle aynı masada bile oturamıyorum.
Okuduğum şeylerle yüzüm düştü. Benim yüzümden yanıma bile gelemiyordu. Kısa bir süreliğine herkesten saklayacaktık, bunu ben istemiştim. Daha her şeyin başındayken açıklamak istememiştim. Ben bile yeni yeni alışıyordum. Bir de bizimkiler Alihan'dan nefret ediyorlardı.
Koca Prens: Asma o güzel yüzünü, gülüm. Ben bu halimizi de seviyorum.
Koca Prens: Ne güzel işte, heyecan, gizli gizli buluşmalar falan.
Okuduğum şeyle güldüm. Bu adamın beni sevmesi için nasıl bir sevap işlemiştim ben? Boz ayı görünümlü peluş ayı...
Koca Prens: Haa, böyle, o güzel yüzün gülsün.
Koca Prens: Şimdi benim de bu güzel yüzümün gülmesini istiyorsan, bizim oraya gel de seni az seveyim.
Gülüm: 5 dakikaya oradayım.
Alihan'a baktığımda masadan kalktı ve çıkışa doğru gitti. Ben de çantamı aldım ve kalktım.
"Ben bi lavaboya uğrayacağım, siz derse gidin, ben size yetişirim."
Hızla konuşmamla cevaplarını beklemeden bir haftadır gittiğim odaya doğru yürüdüm. İçeri girmemle kendini duvara yaslamış beni bekleyen Alihan'la güldüm.
Yanıma geldi, eli belime gitti. Beni kendine doğru çekti ve kafasını boynuma gömdü.
"Ohhh, mis."
Konuştuktan sonra boynuma bir öpücük kondurdu.
"Saatler önce yanımda olmana rağmen seni delicesine özlemem."
Konuşmasına güldüm ve yanaklarını öptüm.
"Seni tatlı ayıcık."
Dediğim şeyle güldü ve beni birden kucağına aldı. Ani hareketiyle ağzımdan küçük bir çığlık kaçtı. Sonra odada duran sandalyeye oturdu.
"Bu tatlı ayıcık yer seni ama."
O sandalyeye oturmuştu, ben de onun bacaklarına.
"Bacakların acır."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kimsin | Gay
Teen Fiction[TAMAMLANDI] Bilinmeyen: O kızlarla bir daha buluşma Hakan: Kimsin Bilinmeyen: O herkesin merak etiği seni dize getirecek kişiyim ;) _______________________ BxB konuludur Güneşim kitabındaki Hakan'ın Çapkın Hakanın hikayesidir. Bağımsız okunabilir
