Zar zor taşıdığım Alihan'la evin kapısını açmaya çalıştım. Maşallah, hayvan kadardı adam yaa. Taşımakta zorlanıyordum ve Alihan da pek yardımcı olmuyordu sağ olsun. Hayvan herif beni kendine yaslamış öyle duruyordu. Etrafa ise saçma saçma bakışlar atıyordu. Açtığım kapıyla içeri girdik.
"Ablam evin dekorasyonunu mu değiştirmiş?"
Kendi kendine söylediği şeyle ona göz devirdim. Sonra gözleri merdivenleri buldu.
"Ohaaa, bizim evde merdiven mi varmış?"
Çocukça dediği şeyle ofladım. Bir de merdiven vardı, değil mi? Onu o kadar taşımıştım, şimdi de odama kadar taşımam gerekiyordu. Salona bırakıp odamda mışıl mışıl uyumak vardı da Yiğit'le Yağız'a bir açıklama bulamazdım.
Zar zor da olsa iki kere düşme tehlikesi de atlatsak, nefes nefese de olsa Alihan'ı odama kadar taşıyabilmiştim. Onu yatağa bırakmakta derin bir nefes aldım. Sonra ayakkabısını ve ceketini çıkardım, o ise bayık bayık odamı inceliyordu.
Allah'ım, biri bana Alihan'a yardım edeceksin dese yerlere yata yata gülerdim. Şimdi ise onun ayakkabılarını çıkarıyordum, hayat sen nelere kadirsin. Bu çocuk yüzünden başıma daha ne gelecek.
Bana sırıtarak bakan Alihan'a hayırdır bakışı attım. O ise daha çok sırıttı.
"Ne sırıtıyorsun lan!"
"Atmamışsın."
Ne saçmalıyor yine acaba. Allah'ım, bu gün ne zaman bitecek. Eliyle çalışma masamı gösterdi, oraya bakınca sandalyenin üstündeki tişörtü hemen masanın altına doğru attım. Ona tişörtünü çöpe attığımı söylemiştim ama atmamıştım, sadece o zaman sinir olsun diye söylemiştim.
"Halüsinasyon görüyorsun, Alihan."
"He he, tabi tabi," bakışı attı ve yatağa daha çok yayıldı. Onu hiç takmadan dolaba doğru yürüdüm ve kendime pijama çıkardım, ona ise bana bol olan bir tişört ve alt verdim. Ona döndüğümde gülerek bana baktığını gördüm. Bu sabaha kadar gülücük müydü böyle?
Elimdeki ona aldığım üstleri fırlatır gibi ona attım. Fırlatır gibi değil, bildiğin yüzüne fırlattım.
"Giyin üstünü."
"Sen giydirsen."
Eee ama yuh yaa.
"Ben banyoya gidiyorum, çıktığımda üstünü giymiş ol."
Tehditkar bir şekilde parmağımı salladıktan sonra odadan çıktım. Bir bebek bakıcılığı eksikti amk.
Üstümü giydikten ve banyodaki işleri hallettikten sonra odama doğru gittim. Kapıya bir iki kez vurduktan sonra bir "giriş" komutu bekledim. Bakın kapıya vurdum dedim, çünkü benim kapı çalma gibi bir adetim yoktur; dan diye içeriye dalarım. Bu yüzden günde onlarca kez Yağız'dan azar işitirim.
Ses gelmeyince direkt daldım, bu kadarlık kibarlık yeterdi. Odaya girdiğimde altına eşofmanı giymişti ama tişörtü sadece kafasından geçirmişti. Şuan bütün kasları gün yüzündeydi, yavaşça yutkundum ve yanına doğru gittim.
"Üstünü neden giymedin?"
Bana baktı ve omuz silkti.
"Giymeyeceğim."
Bakışlarımı tavana çevirdim.
"Allah'ım, sabır ver ya rabbim."
Yemin ediyorum, bebekti; koca bir bebekti ya da koca bir ayı.
Yanına gittim ve tişörtü ona giydirdim. Sonra yatağa yatmasına yardım ettim.
"Sen burada uyu, ben salonda uyuyacağım. Sabah da kimseye görünmeden erkenden çık."
Tam gidecektim ki kolumu tutu.
"Gitme."
Yine başa sardık.
"Uyumaya gidiyorum, Alihan..."
Başını hayır anlamında salladı.
"Ama Alih—"
"Sadece bu gecelik, her şeyi unutalım..."
Göz göze geldik.
"Düşmanlığımız, imkansızlığımızı unutalım, Hakan."
Elimi baş parmağıyla okşadı.
"Sen gül ol, ben de küçük prens."
"Ali—"
"Lütfen, Hakan, sadece bu gece. Sonra her şeye kaldığı yerden devam edelim."
Yüzünü inceledim, bir süre ona hayır diyemiyordum. Şuna "saçmalamayı kes" deyip gitmem lazımdı ama diyemiyordum. Usulca elinden kurtuldum ve yanına uzandım.
Gülerek bana bakıyordu. Eli saçıma gitti ve hafifçe okşadı.
"Çok güzelsin..."
"Sadece bu gecelik, sabah her şeyi unutacaksın."
Dediğim şeyle yüzü düştü ama hemen toparlandı.
"Bu gecelikse sana biraz sokulabilirim."
İtiraz bile etmeme izin vermeden kafası boynumdaki yerini aldı.
"Hakan."
"Hı..."
Solukları boynuma çarpıp yok oluyordu.
"Bir daha senden vazgeçmem için böyle şeyler yapma..."
Derin bir nefes aldı.
"Böyle yaptıkça senden vazgeçmem, sadece kırılırım."
Gözümün önüne kırgın karaları gelince usulca, tamam anlamında kafamı salladım; tekrar o kırgın karaları görmek istemiyordum.
"Söz mü?"
Çocuk gibi çıkan sesine güldüm.
"Söz."
Sesimi duymasıyla ağzından bir kıkırtı firar etti ve boynuma daha çok sokuldu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kimsin | Gay
Teen Fiction[TAMAMLANDI] Bilinmeyen: O kızlarla bir daha buluşma Hakan: Kimsin Bilinmeyen: O herkesin merak etiği seni dize getirecek kişiyim ;) _______________________ BxB konuludur Güneşim kitabındaki Hakan'ın Çapkın Hakanın hikayesidir. Bağımsız okunabilir
