Kapıyı kapatmamla salona bir göz attım, evde kimse yoktu. Kavga etmemizin üzerinden iki gün geçmişti ve ben o iki gün boyunca Alihan'da kalmıştım. Ama artık evime dönme zamanı gelmişti. Bu iki gün boyunca hiç konuşmamıştık; sadece derste ve kafeteryada karşılaşmıştık.
Hızla odama çıktım ve yapmam gereken sunumları hazırladım, akşama kadar da odamdan çıkmadım.
Karnım gurulduyunca ayağa kalktım ve mutfağa doğru yürümeye başladım. Mutfaktan gelen sesler adımlarımı yavaşlatıyordu.
"Oğlum yavaş olsana, sesi duyup aşağıya inecek!"
Yiğit'in sesiydi.
"Ne yapayım, birden düştü. Sen bana laf yetiştireceğine salatanı hazırla. Birazdan acıkır, mutfağa gelir falan."
İçeriye girmemle gördüğüm manzara yüzümü gülümsetti. Yiğit salata yapıyor, Yağız ise yere düşmüş tava ve tencereyi topluyordu. Masaya bakınca düzgün yapılmak istenmiş ama yapılamamış bir görüntü vardı; ikisinin hazırladığı belli oluyordu.
Bakışları bana döndü:
"Niye bu kadar erken indin?"
"İnmese miydim?"
Yağız hızla ayağa kalktı:
"Hayır hayır, sadece masayı daha tam kurmadık ondan."
Aceleci tavırlarıyla güldüm:
"Yooo, güzel olmuş, hele o gül yaprakları beni benden aldı."
Alaycı bir sesle Yiğit elindeki kabuğu Yağız'a fırlattı:
"Ben dedim koymayalım."
Yağız ateş saçan gözlerle ona baktı:
"Ne bileyim amk, Güneşim özenli bir sofra hazırlayın dedi. Ben de aldım, hem adam da güzel olur dedi."
Duyduklarımla gülümledim:
"Bence adam bunu üç arkadaşın oturup yiyeceği yemek için dememiştir."
Başlarını salladılar ve hep birlikte kahkaha attık.
Masaya oturmamızla ikisinin de bakışları bana döndü. Sonra birbirlerine baktılar. Yiğit yerinde dikleşti ve gözlerini bana dikti:
"Özür dileriz kardeşim... O gün büyük eşeklik yaptık."
"Salak gibi davrandık. Çok kırdık seni, yani sizi..."
İkisine de baktım:
"Bence özür dilemeniz gereken tek kişi ben değilim."
Yiğit güldü:
"Merak etme, ondan da dileyeceğiz, sadece önce seninle konuşmak istedik."
Başımı salladım ve bana beklentiyle bakan iki çocuğa gülümsedim:
"Affettim zaten, dediklerinizde ciddi olmadığınızı düşünüyorum. Sadece bir anlık sinirle söylenmiş şeyler değil mi?"
Tek kaşımı kaldırmamla ikisi de başlarını salladılar ve güldüler.
"Hem..."
Elimle gül yapraklarını gösterdim:
"Bu organizasyona affetmemek de olmaz şimdi."
Dediğim şeyle ikisi de güldü. Sohbet ederek yemek yedik, yemek boyunca farklı türlerde özürler dile gelmişti.
Şimdi ise salonda oturmuş birbirimize bakıyorduk.
"Sen ciddisin, değil mi?"
Yağıza başımı salladım:
"Hiç olmadığım kadar."
İkisi şaşkın bakışlarla bana baktı, sonra birlikte gülmeye başladılar:
"Seni böyle görmek..."
"Ne varmış lan halimde?"
Yiğit güldü:
"Daha birkaç ay önceye kadar 'aşk saçma bir şey, sevgililik bana göre değil' diyordun. Şimdi Alihan için bize kafa tutuyorsun."
"Eee, biz buna Alihan etkisi diyoruz."
32 diş sırıttım, ikisi de kahkaha attı.
"Peki, aşık mısın?"
Kahvemi yudumlarken cevap verdim:
"Aşık mıyım bilmiyorum, ama bir şeyden eminim: Onunlayken çok mutluyum. Önceden barlar, partiler, kızlar bana heyecan verirdi, ama şimdi Alihan'la oturup beraber yemek yemek bile beni mutlu ediyor. Onun yanındayken çok farklı duygular yaşıyorum ve bu duygular çok güzel. Eğer aşık olacaksam bile, bu kişinin Alihan olmasını istiyorum."
Konuşmamı bitirmemle ikisi bana boş boş bakıyordu. Yiğit hemen yastığı önüne siper etti:
"Kimsin sen, arkadaşıma ne yaptın? Benim pezevenk arkadaşım böyle konuşmaz!"
Yastığımı ona fırlattım:
"Abartma lan!"
İkisi de bana inanamamış gözlerle bakıyordu:
"Tamam, biraz değişmiş olabilirim."
Yağız sırıttı:
"Ben aslında başka bir şeyi merak ediyorum..."
Yerinde yayıldı:
"Hanginiz üste lan!"
Dediği şeyle kahvem önümde kaldı. İkisi de gülerek bana bakıyordu. Daha Alihan'la o kadar ileriye gitmemiştik. Alihan, benim kendimi hazır hissedene kadar bekleyeceğini söylemişti. Öncelik hep benim ona alışmam ve sevmemdi.
"Kesin Alihan'dır, oğlum!"
İkisi daha çok gülmeye başladı. Yanaklarımın kıpkırmızı olduğunu hissettim:
"Oğlum, bir de utandı lan. Arsız da utanabiliyormuş!"
İkisinin de gülmesiyle göz devirdim. Şerefsizler, anca alay etsinler.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kimsin | Gay
Teen Fiction[TAMAMLANDI] Bilinmeyen: O kızlarla bir daha buluşma Hakan: Kimsin Bilinmeyen: O herkesin merak etiği seni dize getirecek kişiyim ;) _______________________ BxB konuludur Güneşim kitabındaki Hakan'ın Çapkın Hakanın hikayesidir. Bağımsız okunabilir
