Birinin bakışlarını hissetmemle etrafa bir göz gezdirdim. Gözlerim tanıdık karalara değince durdu; buradaydı. Ona "Burada ne işin var?" bakışı attım, o ise sadece güldü ve göz kırptı.
"Hakan, gel beni kaşı diyor arsız herif."
"Bir şey mi dedin, Hakan?"
Güneş'in zar zor duyduğum sesiyle ona döndüm. Bu bar hep bu kadar gürültülü müydü, yaaa.
"Hayır."
Ona güldüm ve önümdeki içkiyi direkt diktim. Üstümde hâlâ o Alihan'ın bakışlarını hissediyordum. Benim bu Alihan işine son vermem lazım.
Bütün ümitlerini belkilerine bir son vermeliydim. Tamam anonimken ondan etkilenmiştim ama sadece aşkına, bana olan sevgisinden etkilenmiştim. Bir insanın bu kadar güzel sevmesi beni etkilemişti; onun dışında başka bir şey olamazdı.
"Hakan, sen bu aralar depresyonda falan mısın?"
Emel'in sorusuyla ona döndüm.
"Neden, yenge?"
"Ne bileyim, bu aralar fazla durgunsun. Eski Hakan gibi değilsin."
Yiğit güldü ve Emel'i kendine doğru çekti.
"Güzelim, bu güzel işte; pezevenkliğe ara vermiş demek ki."
Yiğit'in dediği şeyle masadakiler gülmeye başladı. Aman ne komik. Onlara göz devirip bara şöyle bir göz attım. Bana bakıp gülen kızla ben de güldüm. Alihan'ı kendimden vazgeçirmenin yolunu buldum. Kötü bir yol olacaktı ama yine de belkileri, ümitleri yok olacaktı.
Elimi Yiğit'in omzuna attım.
"Kardeşim, pezevenklik geçici bir şey değil, benim yaşam felsefem."
Ona güldüm ve bana bakan karaları görmezden gelip, bana gülen kıza doğru yürüdüm.
"Hakan, bu ne şeref?"
Bana bakan Alihan'ı takmadan kıza güldüm. Bu kız bizim okuldaydı da, adı neydi acaba? Yüzü biraz düşerek konuştu.
"Adımı hatırlamadın değil mi?"
Dediği şeye yalandan sırıttım ve elini tuttum.
"Sence ismin bir önemi var mı? Önemli olan..."
Onu kendime doğru biraz çektim.
"Bendeki kalıcılığın..."
Ne saçmalıyorum amk. İyice kızlara yürümeyi unutmuştum.
Bu dediğime güldü. İyi bari yemi yutmuştu.
"Dans edelim mi?"
"Olur."
Elini tutmayı bırakmadan piste doğru yürüdüm. Alihan'ın bizi rahat görebileceği bir yerde durdum ve adını bile hatırlamadığım kızla dans etmeye başladım. Fazla yakın bir dans. Harbiden, bu kızın adı neydi yaa.
Dans ederken Alihan'la küçük bir göz temasımız oldu ama onu hiç takmadan dans etmeye devam ettim; o ise sinirli bir şekilde içkisini içmeye devam etti.
Onu umursamadan dans etmemiz, adını unuttuğum kızın dudaklarıma yapışmasıyla son buldu.
Hatırladım, kızın adı Sinem'di. Bu kız benden bile çapkındı, siz düşünün yani.
Alihan'ın kırgın bakışlarını görünce gözlerimi kapattım. O kırgın bakışları görmek istemedim, nedensizce, ama yapmam lazımdı; benden vazgeçmesi lazımdı.
Gözlerimi açtım ve karalarına baktım. Deminki sinirli haline nazaran kırgın ve üzgün bakışları vardı.
Elim Sinem'in beline gitti ve onu kendime doğru çektim; her hareketimi izliyordu. O kızgın bakışlara baka baka Sinem'in öpücüğüne karşılık verdim.
Gözlerimi kapattığımda, gözümün önüne gelen o kırgın bakışların altında ezildim.
__________
Tamam Hakan'a sövebilirsiniz.
Ama onu da azıcık anlayın
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kimsin | Gay
Fiksi Remaja[TAMAMLANDI] Bilinmeyen: O kızlarla bir daha buluşma Hakan: Kimsin Bilinmeyen: O herkesin merak etiği seni dize getirecek kişiyim ;) _______________________ BxB konuludur Güneşim kitabındaki Hakan'ın Çapkın Hakanın hikayesidir. Bağımsız okunabilir
