İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

Despair

404 34 183
                                        

🎶bölüm şarkısı🎶
Evanescence - My Immortal

"Beni, büyüleyen ışığınla kendine hapsederdin.

Şimdi ise geride bıraktığın hayata bağlıyım.

Yüzün bir zamanlar mutlu olduğum rüyalarıma musallat oluyor.

Sesin tüm akıl sağlığımı yok etti.

Bu yaralar iyileşecek gibi görünmüyor, bu acı fazlasıyla gerçek.

Zamanın silemeyeceği çok şey var.

Ağladığın zaman tüm göz yaşlarını silerdim.

Çığlık attığında tüm korkularınla savaşırdım.

Tüm bu yıllar boyunca elini tuttum.

Fakat hala bana tamamen sahipsin.

Kendime, gittiğini söylemek için çok çaba sarf ettim.

Ama hala benimle olmana rağmen, aslında başından beri yalnızdım."

× × × × ×


#winch67ester
-Despair-


Bir insanın yokluğuna alışmak ne kadar zaman alabilirdi?

Saniyeler mi?

Dakikalar mı?

Saatler mi?

Günler mi?

Haftalar mı?

Aylar mı?

Yoksa yıllar mı?

Bu soruya verilebilecek cevabı yukarıdaki öncüllerle sınırlandırmak, Dean'e göre birkaç aydır yaşadıklarını yok saymaktan başka bir şey değildi.

Dean Winchester, henüz 4 yaşındayken annesini feci bir yangında kaybetmişti.

30'larına gelmeden babasının, kendi hayatı üzerine bir anlaşmaya oturup ruhunu masaya koyduğunu öğrenmişti.

Dünya üzerindeki en değerli, en kıymetli, üzerine en düştüğü adamın; erkek kardeşinin ölümünü defalarca kez seyretmişti.

Birçok avcı dostunun ölümünü izleyip kendince acılarını çekmişti.

Geçmişinde bu denli kalabalık bir kayıp defteri tutan adam, son 3 aydır yaşadıklarını daha önce yaşadığı hiçbir şeyle kıyaslayamıyordu.

Yas sürecinin bilinen ilk dönemi olan inkâr aşamasını, her yas sürecindeki birey gibi Dean de yaşamıştı. Onun öldüğünü, Castiel'ı kaybettiğini kabullenmemişti.

Hemen peşine, duyduğu yoğun öfkeyi yansıtacak bir şeyler aramıştı. Bu kadar öfkeyi ve hüznü aynı anda hissettiği zamanlarda genellikle avlanırdı, çünkü av ile uğraşmak hüznüne ve öfkesine her zaman gölge düşürürdü. Ancak konu Cas'ken bunu istemiyordu. Onun acısının önüne hiçbir duygunun geçmesini istemiyordu, bu acıyı öfkeyle bile dizginlemeye çalışmıyordu. Cas buralarda olsaydı kendisiyle gurur duyardı.

Unprofessional Love | DestielBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin