İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

Everything Starts Where it Ends

387 43 173
                                        

🎶bölüm şarkısı🎶
Lovedrug - Everything Starts Where it Ends

"Senin yanında artık rol yapamam.

Şimdi her şey bittiği yerde başlıyor.

Hissettiğimi hissediyor musun?

Kalbimiz yavaşlıyor.

Senin savunmayı sevdiğin şeyi kimse sevmeyecek.

Her şey bittiği yerde başlayacak."

× × × × ×

Gözlerimi yavaşça araladığımda omzumda hissettiğim acıyla nefesim kesildi. Hemen sonrasında acı dolu bir inlemenin gelişine engel olamamıştım.

"Cass, nasıl hissediyorsun?"

Soruyu soran adama doğru kafamı çevirdim. Solunum cihazı bu dönüşümü yavaşlatmıştı, sağlam olan elimle cihazı aşağı indirdikten sonra gülümsemeye çalıştım.

"Teşekkürler Sam, aslında..."

Kendime tamamen gelmiştim ve acının dayanılamayacak bir acı olmadığının farkına varmıştım. Yalnızca nefes alırken biraz zorlanıyordum, bu da yaralandığım bölgeye bağlı olarak normal bir durumdu.

"Ben çok iyiyim."

Muhtemelen birkaç dikiş atılmıştı, ama neden bilincimin kapalı olduğunu anlamamıştım.

"Biraz fazla kan kaybettin. Bu yüzden endişelenmiştik."

Aklımda kalan son anılara doğru küçük bir yolculuğa çıktım. Dean bıçağı çıkarmak için fazlasıyla ısrarcı olmuştu. Bir melek olduğumdan şüphelendiğine inanamıyordum. Bu şüphesi yüzünden kan kaybından bilincimi de kaybetmiştim.

"Ne zamandır uyuyorum?"

Sam telefonunu kontrol etti.

"Çok değil, 2-3 saattir bu haldesin."

Kolumdaki damar yolunu takip ederek ucundaki seruma baktım. Kan kaybından dolayı sıvı takviyesi yapılıyordu, bu ilaçların da beni uyutuyor olması muhtemeldi.

"Dean nerede?"

"Bir yere uğraması gerektiğini söyledi."

Kesinlikle David'e gitmişti. Birbirlerini öldüreceklerdi. Veya çoktan öldürmüşlerdi.

"Ona neden izin verdin! Sam, derhal Dean'i bulmalısı..."

Kapı açıldı ve büyük bir demet çiçek içeri girdi. Arkasındaki kişinin Dean olduğunu görünce derin bir nefes aldım.

"Nasılsın hasta?"

Mavi çiçekleri masanın üzerine bırakıp bana mahçup bir şekilde gülümsüyordu. Gülümsemesine karşılık vermedim.

"Bilirsin, normalde doktor derim. Ama sen şimdi..."

Kelime oyununu açıklamaya çalışırken tek mimiğimin dahi oynamadığını görünce gülen yüzü soldu.

"Sam, bizi yalnız bırakır mısın?"

Sam bu isteğim üzerine kafasını salladı.

"Kafeteryada olacağım."

Odadan çıkmasını bekledim. Odadan çıktığı zaman da bakışlarımı Dean dışında bir yere çevirdim.

"Bebeğim, iyi misin?"

Unprofessional Love | DestielBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin