Bu kadar uzun süre beklettiğim için üzgünüm ama çoğu kişi de olduğu gibi benim için de yoğun olan bir sınav haftası atlattım. Umarım hepinizin de sınavları iyi geçmiştir ve güzel notlar alırsınız.
İyi okumalar, hatalar varsa affola.
Bölümün geneli Taekook'un ağzından.
-
"Yani sen bize diyorsun ki bu arkadaşın katili bulmamızda yardım edecek öyle mi?" Yoongi hyungun sorduğu soruya hızla kafa sallamıştım. Buna karşılık yanımda oturan Felix oflamıştı.
"Bu kadar boş yapmak yetmedi mi? Şu ipuçlarını getirin de bu lanet yerden kurtulalım artık." Felix'in dediği şeye karşılık Taehyung alayla gülmüştü.
"Tabiki beyim. Bizde keyfi burada duruyoruz zaten öyle fantezimiz var. Aptal elimizde işe yarar ipucu olsa burada mı dururuz?" Namjoon anında ani yükselişe geçen Taehyung'u tutup yerine oturturken kulağına bir şeyler fısıldamış ve sakinleşmesini sağlamıştı. O sırada odaya giren kişiyle hepimizin gözleri o tarafa kaymıştı.
"Hyung dediğin yere baktık ve herhangi bir tehlike ile karşılaşmadık. Elektrik ya da gaz kaçağı da yok. Ve gayet temiz ama ilerisinde gizli kapı gibi bir yer vardı." Namjoon ona bakarak kafa sallarken Taehyung da anında yerinden kalkmıştı.
"Teşekkür ederim Wooyoung. Lütfen Chanhee'e de teşekkürlerimi ilet." Wooyoung eğilerek odadan çıkarken kaşlarımı çatarak Taehyung'a dönmüştüm.
"Nereye gidiyorsunuz?" Taehyung sırt çantasını son kez kontrol ederken bana dönmeden konuşmuştu.
"Haritada bir odanın gizlendiğini fark ettik oraya bakmamız gerekiyor gidip. Ve hiç teklif etme sen gelmiyorsun."
"Ama..."
"Hayır dedim Jungkook. Laftan anla." sinirlendiğimi belli etmemek için gülümserken Taehyung son kontrolleri yapmış ve çantasını sırtına takıp Namjoon hyunga işaret vermişti.
"Ben hazırım hyung gidebiliriz. Zaten bir gereksiz yüzünden yeterine geç kaldık." son sözünü Felix'e bakarak söylemesine karşılık o tarafa dönmüştüm. Felix umursamaz bir şekilde omuz silkmiş ve yerinden kalkmıştı.
"Bu gereksiz size yardım ettiğinde laflarını sana geri yediririm ama aklında bulunsun." Felix sinirle odadan çıkarken Taehyung arkasından sadece gülmüştü.
"Aptal ergen işte ne olacak." ardından Namjoon hyung ile odadan çıkarken beklemeden anında arkalarından fırlamıştım. Takip ettiğimi anlamasınlar diye aramızda bir kaç adım bırakıyordum ama bu mesafeden ne konuştuklarını duymak imkansız gibi bir şeydi. En son duyduğum şey ise Taehyung'un 'ona aşığım demesi' olmuştu.
-
Odadan çıkar çıkmaz Namjoon hyunga dönmüştüm.
"Hyung birisine aşık olduğunu nasıl anlarsın?" Namjoon hyung garip ve ani sorum karşısında aniden bana dönmüş ve kaşlarını çatmıştı. Tam bir şey diyeceği sırada onu susturmuştum.
"Neden olduğunu sorma sadece soruma cevap ver lütfen."
"Birisine aşık olduğunda onu sürekli görmek istersin, ona dokunmak, hissetmek ve onun hakkında her şeyi bilmek istersin. Karşısında dururken titrersin, ne diyeceğini bilemezsin, ellerin sürekli terler, boğazın düğüm olur ve buna benzer daha nice duygu yaşarsın." Namjoon hyungu ilgiyle dinlerken sözünü bitirmesi ile kafamı öne eğmiştim.
"Öyleyse ben ona aşığım."
"O dediğin kişi Jungkook değil mi?" aniden ona dönerken gözlerimi kocaman açmıştım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Madhouse\BTS
General FictionÖzel olarak seçilip bir araya toplanmış zeki gençler ve bir akıl hastanesi... Zeka,çeviklik,dayanıklılık ve cesaret... Ya ölürsün ya da buradan sağ kurtulursun... Hepinizin hayatı benim elimde ayağınızı denk alın gençler yoksa işiniz biter... Şimdi...
