9::İllusion

409 48 29
                                        

Medyada ki şarkı eminim çoğu kişinin kulak zevkine uymayacak ama hikayesi gerçekten çok güzel olan bir şarkı. Kesinlikle araştırmanızı ve şarkıyı bit kez olsun dinlemenizi tavsiye ediyorum.

İyi Okumalar.

-

"Lütfen.. " dedi içinden Jimin. "Lütfen ona bir şey olmamış olsun." 

Adımlarını hızlandırıp odanın önündeki kalabalığı elleriyle ittirip kendine yol açarken arkasında ki Hoseok'un bağırışlarını duymamaya çalışıyordu. O odaya ulaşmalı ve cesedin kime ait olduğunu öğrenmeliydi. Önünde ki son kişiyi de iterken içeride ki parçalanmış cesede bakmıştı. Yüzü tanınmaz haldeydi vücudunun her bir parçası ise odanın köşelerine dağılmıştı. İçeride ki üç kişinin bakışları anında kendine dönerken derin bir nefes almış ve odaya hakim olan kan kokusunun ciğerlerine dolmasına izin vermişti. İçeride ki manzara tam bir vahşetti kesinlikle şu ana kadar işlenmiş en korkutucu cinayetti. Jimin öne atılıp Taehyung'un gözlerine bakarken mırıldanmıştı.

"Cesedin sağ kolu nerede?" Taehyung kafasını not tuttuğu kağıtlardan kaldırırken arkasını işaret etmişti. Jimin'in adımları o tarafa yönelirken kandan dolayı teninin rengi olmayan parçaya bakmıştı. Yanına çöküp elini uzatırken bileğinde hissettiği tutuşla o tarafa dönmüştü. 

"Jimin saçmalama ona elleyemezsin." kolunu hışımla Hoseok'un tutuşundan kurtarırken hafif yüksek çıkan sesiyle konuşmuştu. İçinde anlamsız bir öfke vardı.

"Bana karışma sadece bir şeye bakacağım." Hoseok izin verirmiş gibi geri çekilirken kanla kaplanmış vücut parçasını parmakları ile temizlemişti. Ortaya çıkan tene dikkatle bakarken bileğinin biraz üstünde ki kaplan çiçeği dövmesini görmesi ile gözeri irice açılmıştı. Korkuyla biraz geri giderken bedenine sarılan kollarla biraz duraksamıştı.

"Ceset Chanyeol'a ait." odada ki tüm bakışlar ona dönerken biraz daha yüksek sesle konuşmuştu. 

"Bu ceset Chanyeol'ün dövmesinden tanıdım." Jimin şaşkınca etrafına bakarken odaya dağılmış vücut parçalarına bakmıştı. Sanki hepsi bir doğrultuda yerleştirilmiş gibiydi. Jimin ayağa kalkıp cesetleri incelerken ceset parçalarının aynı yöne bakacak şekilde yerleştirildiğini anlamıştı. Kaşlarını çatarak o yöne giderken taş duvara elini yerleştirmişti. Odada hiç ses çıkmıyordu. Herkes Jimin'in ne yapacağını izliyordu nefesini tutarcasına. Jimin duvarda ki çıkıntılı taşlardan birine elini yerleştirirken hafif baskı uygulaması ile minik taş büyük bir gürültüyle içeri çökmüş ardından taş duvar daha büyük bir gürültüyle iki yana ayrılmıştı. Jimin bir adım geriye atarken tek bir meşale ile aydınlatılmış gizli odaya bakmıştı. Ardından gördüğü şey ile resmen çığlığı odada yankılanmıştı.

"Yoongi burada hemen ilk yardım malzemelerini getirin."

-

Taehyung elinde ki malzemeleri yanda ki masaya bırakırken Yoongi'nin yastığını düzeltmiş ve gözlerine bakmıştı.

"Namjoon hyung dikişlerini halletti biraz canın yanabilir kendini çok zorlama. İstediğin başka bir şey var mı?" Yoongi boş gözlerini tavandan alıp Taehyung'a çevirirken kurumuş dudaklarını aralamıştı.

"Ne zaman ayağa kalkacağım?" Taehyung iç çekerken bilmediğini belli eden bir şekilde omuz silkmişti. Yoongi kafasını yeniden tavana çevirirken konuşmaya devam etmişti. "Beni kim buldu?" 

"Jimin." Yoongi duyduğu isimle anında doğrulurken karnına giren sancıyla yeniden yatağa uzanmıştı.

"Dikkatli ol hyung ani harekette dikişlerin açılabilir. Üstelik çok kan kaybetmişsin olabildiğince az hareket et." 

Madhouse\BTSBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin