Katy perry - Bon Appetit ft. migos
+_+_+_+_+_+_+_+_+_+_+_+_+_+_+_+_+_+_+_+_+_+_
Sabah uyandığımda çok heyecanlıydım. Hemen banyoya gidip kısa bir duş aldım. Duştan çıkıp iç çamaşırlarımı giydim. Üzerime, üstünde 'I am a UNICORN' yazan beyaz tişörtümü , altıma da siyah dar paça pantolonumu giydim. Saçlarımı taradım ve bol bir şekilde ördüm. Biraz makyajın kötü gitmeyeceğini düşünerek, rimel sürdüm.
Rimeli makyajdan saymıyoruz bebeğim.
Hazırlanmam bitince kendimi yatağıma atıp oturdum. Telefonumu elime aldım ve bir kaç fotoğraf çekildim. Çantamı hazırlamadığım aklıma gelince alelacele çantama mayo, siyah şort ve bol bir tişört, orta boy havlu, kulaklık, güneş kremi, küçük bir şişede şampuan ve tarak kattım. Artık hazırdım. Tekrar yatağıma zıplayarak oturdum ve telefonumu elime aldım.
Whatsapp'a girdim ve tam mesaj yazacağım sırada bir şey dikkatimi çekti.
05** *** ** ** kişisi eklendi
Ne?! Bu kim ya? Ne olur düşündüğüm kişi olmasın dedim ve telefon numarasının üstüne tıkladım. Profil fotoğrafında Arda vardı. Al işte. Düşündüğüm kişi çıktı ve ne harika ki benim mükemmel arkadaşlarım onu gruba almıştı. Numarayı telefonuma 'Arda' olarak kaydettim.
Ben: Hazır mısınız ?
Arda: Evet :)
Elifimm: Hazırız kanka ^-^
Ben: Nerde buluşalım
Yaşam Pınar'ım: Biz de Gökmenle hazırız.
Sahil de ki bir kafe de buluşalım diyoruz.
Arda: Tamamdır.
Ben: Çıkıyorum o zaman ben.
Elifimm: Dur kanka beraber buluşup gidelim.
Ben: Tamam bekliyorum. Hızlı ol ;)
Elif' in evi bizim mahallenin iki altındaki mahalledeydi. O yüzden fazla geç kalmazdı. Toplasanız on- on beş dakikaya gelirdi.
Arda: Ben de sizinle geliyorum
Elifimm: ?
Arda: Bunu 'gel' olarak kabul ediyorum.
Elifimm: -_-
Elif birisine gıcık veya sinirli olduğu zamanlar konuşma da sadece ifadeler bırakırdı. Ardaya gıcık kapmıştı anlaşılan. Gerçi benim de farklı olduğum söylenemezdi.
·°·°·°·°·°·°·°·°·°·
Siyah ayakkabılarımı giydim ve çantamı aldım. Kapıdan çıkarken "Anneeeğğğ! Ben dışarı çıkıyoruuum" dedim.
Annem sakin adımlarla yanıma gelip "nereye gidiyorsun. Babandan izin aldın mı?" dedi."Hayııır. Almadım. Çünkü senden izin alacağım" dedim şirince sırıtarak. Annem bir elini beline koydu ve "daha yeni mi izin alacaksın" dedi. "Ehehe anne şey izin verirsin değil mi" dedim. Bunu derken yavru köpek bakışlarını da atmayı ihmal etmedim tabii ki.
Annem ofladıktan sonra "iyi git ama kardeşini de götür ve geç gelme" dedi.
Ece mi? Ben onu unutmuştum yaa. Tüh. Şimdi bir saat hazırlanacak falan. Ofladım ve "tamam da... Ece giyinene kadar. Ben çoktan gitmiş olurum" dedim sitemkar bir şekilde. Çünkü insanları beklemeyi de, bekletmeyi hiç sevmezdim. Aynı şekilde onları bekletmeyi istemiyordum."Hemen giyinir Ece sen merak etme" dedi ve Eceyi çağırdı. Annem onun hazırlanmasını söylerken ,ben ha bire telefonumdan saate bakıyordum. Ece gelmeyeceğini söyleyince annemden bir yirmilik aldım ve koşar adımlarla evden çıktım.
Benimle aynı anda çıkan Arda kapıyı kilitledi ve benim olduğum tarafa doğru sırıtarak yürümeye başladı. Yanıma gelince elini kaldırıp "selam" dediğin de " aleyküm selam" dedim ve Elif' in geleceği yöne doğru bakmaya başladım.
Telefonumdan bildirim sesi gelince kilit ekranını açtım. Elif'den mesaj gelmişti.
Kanka, mahalle' nin başında ki marketin ordayım. İki dakikaya geliyorum.
Telefondan başımı kaldırınca Ardayla göz göze geldim. Lan! Mesajlarımı mı okuyordu o? Hiç sevmezdim mesajlarımın okunmasını. Ne o öyle. Otobüste ki teyze gibi.
"Ne yapıyorsun sen" dedim kızarak. Bakışlarını yakalamıştım bir kere. Kaçışı yoktu. "Hiç. Hiç bir şey yapmıyorum" dedi gözlerini kaçırarak.
He gülüm he.
"Gördüm. Mesajlarımı okumaya çalışıyordun" dedim. Hiç tanımadığım insanların hayatıma burunlarını sokmasını da sevmezdim.
"Ne yaptığımı görmüşsün zaten. Niye soruyorsun o zaman" dedi ukala bir şekilde. Bu ben de tepinme isteği uyandırıyordu. Dik dik Ardaya bakarken bir yandan da ayağımla hızlı bir şekilde sallıyordum. Bir nevi insan üstünde psikolojik baskı kuruyordum. Sırf rahatsız olsun diye ama yok bu odun hiç bir tepki vermiyordu. Çenesiyle ileri gösterip "bak Elif geliyor" dedi. Kafamı çevirip o tarafa baktım. Elif hızlı adımlar atarak yanımıza geliyordu. Pembe bir bluz ve altına da mavili, pembeli pileli bir etek giymişti. Dalgalı saçlarını salmıştı.
Her zaman böyleydi. Elif renklerin kızıydı. Ben ise siyah ve beyazların kızıydım. Renkli de giyinirdim ama siyah ve beyaz benim vazgeçilmezimdi. O renkleri daha çok severdim.
Elif etek ve elbiselerin kızıydı. Ben şort, pantolon ve tulumların kızıydım. Erkek gibi kızdım anlayacağınız. Kendimi Elifin yanında erkek gibi hissediyordum.
Elif yanımıza gelirken ellerini o kadar hızlı salladı ki bir ara kopacak sandım.
"Hadi gidelim" dedi ve koluma girdi.°·°·°·°·°·°·°·°·°·°·°·°·°·°·°·°·°
Kafeye geldiğimizde ilk yaş pasta ve meyve suyu siparişi verdi. Ee sonuçta denize aç girilmezdi. Özellikle konu ben olunca yemek en ön planda oluyor. Kafe zaten denize on metre kadar uzaktı bu yüzden kafeden çıkar çıkmaz yürüyerek plaja geçtik ve denize girmek için hazırlık yaptık. Hazırlığımızı bitirdikten sonra denize girdik. Gayet eğlenerek yüzüyorduk. Plajda da bayağı insanlar vardı. Ben çevredeki insanları incelerken bir şey ayağıma değdi. O korku ile hayatımda hiç bu kadar atmadığım bir çığlık attım ve tam yüzecekken biri beni aşağı çekti ve uzun süre orada tuttu. Allahtan denizin altında gözlerimi açabiliyordum. Gözümü açtığımda beni aşağıya çeken kişinin Arda olduğunu gördüm. Denizin altında ayrı bir güzel gözüküyordu. Ne diyorum ya ben. Denizin üstüne çıktığımızda Arda ortalıkta yoktu. Denizden çıkıp soğuk suyla duş aldım. Havlu ile saçımı hızlıca kuruladım. Çamaşırlarımı giydim , üstüme tişörtümü, altıma da siyah şortumu geçirdim ve saçlarımı taradım. Bunu söylemek kolay ama giyerken nasıl cebelleştiğimi bir Allah bir ben bilirim.
Soyunma kabininden çıktım ve bizimkilerin yanına gittim . Pizza yerken "ölönözö söğlök"dedi Gökmen. Bunu dediğinde herkes güldü. Biz yapmamıştık ki. Güneş çarptı herhalde. Öyle bir gülmüştüm ki.. Gülerken Arda bana bakmıştı. Allahım yarabbim çok güzel gülüyordu. Bu kadar güzel gülmek zorunda mıydı. İçimde kelebekler uçuyordu. Göz göze gelmiştik. Yemek çok güzel geçmişti. Pizza yemek yani. Hâttâ anlatılmaz yaşanır dedirten tiplerdendi. Hayatımın en güzel günlerinden biriydi bu gün. Çok eğlenmiştim.Evlerimiz yakın olduğu için yürüyerek dönmüştük evlere. Kızlar bu gün bizde kalacaklardı o yüzden bugün uyku yoktu bize. Eminim kızlarla çok eğlenecektik. Bekle bizi gece biz geliyoruz.
+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+
Bölümler, olaylar bozulmadan düzenlenmiştir.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
YILDIZ #wattys2019
HumorGözlerinde gökyüzünü taşıyanlara... Eski adımız: karşı komlum meteor BU HİKAYE 25/07/2015 TARİHİNDE YAZILMAYA BAŞLADI.