un, I

2.8K 245 54
                                        

han jisung

titreyen ellerim, ağrıyan bacağım ve yetmezmiş gibi sırtımda taşıdığım ağır çanta. her şeye rağmen yürüdüğüm ve havuza giden o yol, gözümde büyümüş şekilde. terliyordum, hava soğuk sayılabilirdi belki ama terliyordum, nedenini sorsanız onu hiç bilmiyordum.

neden böyle hissettiğimi bilmiyordum, sadece babamla kavga ettikten sonra bacağıma yanlışlıkla verdiğim zararın başıma patladığını biliyordum. değmeyecek bir kavga yüzünden bacağıma bunları yapmamı, babamın bu davranışlarını haketmiyordum.

sırf babamın hırsı yüzünden katlandığım bu yollar, acı verici geliyor artık. düşünürdüm eskiden, tanrım, babam benimle ilgilenme başlıyor, sanırım tüm bunların sonu geliyor. hayır, gelmiyor. gelmeyecek. sonsuz bir yol gibi, boşa uğraşılmış bir hayat sonunda her şeye rağmen cehenneme gidecekmiş gibi hissettiriyor bana tüm bunlar.

eskiden tanrıyı suçlardım tüm yaşadıklarım için, diğer insanlar gibi. çünkü insanlar ya inanmadıkları tanrıyı suçlardı ya da inandıkları tanrıyı. ben ise, boşluktaydım sadece. şimdi ise tanrının yerini bıraktığı bu boşluk, dolmayacak bir şekilde sahibini bekliyor.

düşüncelerime tezat kulağıma ulaşan köpek sesi ve gözümün önünde birden ilişen bisiklet, kaçmamı bile beklemeden bana yaklaştı. siktir, dedim. ne oluyordu bilmiyordum ama yerde buldum kendimi bir anda. gözümün önünden geçen beyaz ve oldukça büyük köpek, irkilmemi sağladı ve gözlerimi tamamen açtım. sol çaprazımda hala tekerleri dönen bisiklet, doğrulmaya başlayan bir vücut ve kanadığını gören dizlerim ulaştı perspektifime.

"hey, iyi misin?" dedi bana dönerek. onu duymamazlıktan gelerek ağrısı artan bacağımı tuttum. ağlamak istiyordum, ruhum o kadar yorgundu ki çocuk hâline geçmiş ve benimle oyun oynuyordu resmen.

belimi doğrulttum ve arkamdaki pembe duvara yasladım. azar azar kanayan kollarımın yardımıyla bacağımı dikleştirdim ve masaj yapmaya başladım.

tam olarak ona odaklanmamış olsam da gözümün ucundan beyaz bisikletin sahibi tarafından kaldırıldığını gördüm. karşımdaki duvara yasladı ve bana doğru ilerledi. "üzgünüm." cümlesi çıktı dolgun dudaklarından.

"iyi misiniz? köpek kovalıyordu üzgünüm, isteyerek olmadı gerçekten." dedi tekrar endişeyle. hayatımda başkasından duymadığım endişeyi hissetmiştim sesinde.

kafamı en sonunda kaldırıp gözlerimi korku ve endişeyle mor saçlı çocuğa çevirdiğimde, başımla önümüzdeki sokağı işaret ettim.

"köpeği seni kovaladığından emin misin? diğer taraftaki köpeğe doğru koştu çünkü." pişmanlıkla dudakları aralanıp gözleri diğer sokağa kaydığında, uzattı elini bana.

istemediğimi söylemek çok isterdim ancak bacağım o kadar keskin şekilde ağrıyor ve -resmen- öldürüyordu ki beni tutmasını istemekten başka çarem kalmamıştı. bu yüzden benim ellerimin aksine yumuşak ellerini tuttum ve kaldırmasına izin verdim. yumuşak ve narindi dokunuşları. hani rüzgarın teninizde bıraktığı o narin dokunuşlar var ya, onun gibiydi.

"her yeriniz yara oldu, yardım edeyim."

"teşekkürler ancak gerek yok." dedim ona dönerek. endişeli gözleri bacağımı bulduğunda, kafasını salladı ancak içinde tutamazmış gibi tekrar sordu bana.

"iyi olduğunuzdan emin misiniz? size yardımcı olabilirim." dedi güvenli sesiyle. kafamı salladım sağa sola kahve gözlerine bakarak. "hayır, ben hallederim."

geçiştirdiğimi anlamış olacak ki, o da beyaz bisikletine atladı ve uzaklaştı ara sokaktan. nasıl gidecektim tam olarak bilmiyordum ama yürüyebilirdim en azından. ya da yürüyemeyeceğimi anlar, yiyeceğim azarları da göze alarak babamı arar ve beni almasını isterdim.

bilmiyordum artık, kararsız bir insana dönüşmüştüm tamamen. babamın bıraktığı etki ya da travmalardı bunlar. sırf azar işitmeyeyim diye kaçtığım onca şey vardı ki.

bilmiyordu ebeveynler şunu işte, çocuğunuz sizden korkmamalı, sizi sevmeli. işte bu da zaten, ailemin öğrenmesinin en çok zaman alacak şeylerden biriydi. ya da hiçbir zaman öğrenemeyecekleri.

.

eğer ertelediğin şey mutluluğun ise, kaybedeceğin şey koskoca bir hayat olur.

f. dostoyevski

i'm on your side

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

i'm on your side.

despair ✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin