BÖLÜM 24🍁

246 16 0
                                        

Çalan alarm ile uykumdan uyandım. Feci derecede uykum vardı. Gece düşünmekten uyuyamamıştım. En fazla 3 saat uyumuşumdur. 

Ayılmak için banyoya girdim ve uzun bir duş aldım. Bornozumu ve saç havlumu takıp mutfağa indim. Suyu ısıtmaya koyup giyinme odam çıktım. Hareketlerim hala uyuşuktu. Bugün işten daha erken dönmeyi düşünüyordum.

Krem rengi bol bir pantolon, üzerinde çizimler olan beyaz bir gömlek, üstüme de su yeşili bir kaban aldım. Çanta olarak koyu yeşil bir çanta tercih etmiştim. Beyaz topuklu botlarımı da alınca odama geçtim. Kıyafetleri yatağa koyup mutfağa indim. Su kaynamıştı. Büyük bir barda kahve koydum. Sıcak suyu ekleyip biraz da süt koydum. Minik bir yudum alıp odama doğru yürümeye başladım.

 Minik bir yudum alıp odama doğru yürümeye başladım

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Kahvemi masama koyup giyinmeye başladım. Arada bir yudum alıyordum. Biraz daha açılmıştım. Saçlarımı kuruttum. Ensemde salaş bir şekilde topladım ve botlarımı giydim. Çantama eşyaları koyup evden çıktım ve iş yerine doğru sürmeye başladım.

Arabamı park edip asansör ile yukarı çıktım. Odama girdiğimi gören Alp'de arkamdan girip bilgi verdi. Bugün yoğun değildi o yüzden biraz da olsun mutlu olmuştum. Masama oturup çalışmaya başladım.

Kapının çalınmasıyla elimdeki kalemi bıraktım ve gel diye seslendim. İçeri Alp girdi.

''Leyla hanım. Kim Jungsoon adında bir beyefendi sizinle görüşmek istiyor.'' Neden gelmişti ki? Daha dün görüşmüştük.

''Gelsin.'' Başını sallayıp çıktı. Kısa bir süre sonra kapı açıldı ve içeri Jungsoon girdi. Elinde bir poşet vardı.

''Çalışıyor musun?'' Başımı salladım.

''O zaman şimdi ara verme zamanı çünkü yemek yiyeceksin.'' Dedikleriyle şaşkınlıkla kaşlarımı çattım.

''Yemek mi?'' Başını salladı.

''Ne gerek vardı ki?'' Hayretle bana baktı.

''Ne demek ne gereği vardı? Doktorun ne dediğini duymadın mı Leyla? Senin artık düzenli yemek yemen lazım ve ben sana ne dedim her gün sana yemek getiricem. Hadi gel.'' Hayretle gözlerim açmış yemekleri açıp masaya dizişini izledim. Gerçekten de bunun için mi buraya gelmişti? Yaptığı bu davranış kendimi değerli hissetmeme neden olmuştu.

"Leyla yüzüme masum masum bakmak yerine gel yanıma." Başımı salladım ve ayağa kalkıp karşısındaki koltuğa oturdum. Önüme koyduğu çatal ve kaşığı kullanarak yemek yemeye başladım.

"Teşekkür ederim." Ben yemem yerken yemek boyunca bana bakmıştı. Utanmıştım, ama gene de sesimi çıkarmamıştım.

"Rica ederim." Masanın üstündeki çöpleri topladı ve poşete koydu.

"Ben gidiyorum. Sana kolay gelsin." Deyip elindeki poşetle ayağa kalktı. Ben de onunla kalktım ve kapıya kadar yürüdüm.

"Kolay gelsin." Gülümsedi.

LEYLABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin