Babam yanımdayken asla rahat olamadım. Her çocuk ailesinin yanında güvende hisseder değil mi? Ben babamın yanında iken tehlikede hissediyorum, gizlediğim şeyler ortaya çıkacak diye ödüm kopuyor.
Arabadan indik ve yan yana ama sabit uzaklıkta yürümeye başladık. Beni kötü şeyler söylememem için tembihliyordu,
"herşeye iyiyim de, zaten buraya gelerek hayatını mahvettin bir de deli damgası yeme"
Başımla onayladım. Bunları kesinlikle yapmayacağıma o kadar eminim ki, çünkü elimde olmadan o koltukta herşeyi döküveriyorum.
Ne zaman içeri girsem hep bu sefer birşey anlatamayacağım diyorum ama her seferinde de herşeyi anlatıp çıkıyorum, bu tuhaf, bu odanın bir büyüsü olarak sayıyorum bunu. Çünkü terapi gördüğüm psikiyatri odası çok güzel. Çocuklar için bir sürü oyuncak ve beyaz korkutucu duvarlarda çizgi film karakterleri olan resimler var.
Bu odayı çok seviyorum, benim güvenli alanım.
Babamla Hastaneye girdik ve randevumuzu sekretere haber verip sıramı beklemeye başladık. Aklıma bana dediği şey geldi ve zaten asık olan yüzüm iyice yerlerde süründü
" beni bu deli doktoruna getirdiğin için seni asla af etmeyeceğim, gururumu iki paralık ettin"
Gelme demiştim ben ona oysa, tek başıma gelebilirim ama o gelmekte ısrar edip bana böyle şeyler söylüyor
3014 yani benim sıram
Kaşlarını iyice çatmış olan babama 'giriyorum ben' deyip kapıyı açtım.
Karşıma görmeye alışkın olduğum bir manzara çıktı,
Uzun beyaz renkli bembeyaz bir koridor, hastalar intihar etmesin diye kulupları çıkarılmış pencereler ve yan yana sıralanmış 4 oda.
Ben 3. Ye giriyorum, kapıyı açtım ve selam verip içeri girdim. Doktorum bayan ve gerçekten samimi biri, onu öz ablam gibi görüyorum. Birkaç ayda nasıl bu kadar yakınlaştık bilmiyorum, oysa önceki doktorumu da çok seviyordum.
Neyse
"nasıl hissediyorsun kendini?"
" bitik"
"bu 2 haftada neler yaptın anlat bakalım"
" dershanem başladı ve sorumluluklarım daha çok arttı, birkaç kez kendime zarar verme girişimlerim oldu ama engel olmayı başardım"
Bana önceki hafta daha iyi olduğumu, durumumun kötüleştiğini söyledi. Tam o sırada birden kapı açıldı ve babam göründü
Neler oluyor bilmiyorum
Babam birden içeri girip konuşmaya başladı, bu nasıl bir terbiyesizlik? Aklı başında kim yapar bunu..
"sizin yüzünüzden Taeyong sürekli uyuyor, hastaneye oğlumun başı ağrıdığı için gelmiştik ama siz onu kötüleştirdiniz!"
" oturun lütfen"
Doktor ablanın sakin kalmasına o kadar şaşırdım ki, resmen kendine yapılan bir suçlamaya karşı sakin kaldı, ister inanın ister inanmayın ama bunu herkes yapamaz.
Babam devam etti
" benim oğlum Hasta falan değil kesin artık şu ilaçları"
" ama Taeyong'un o ilaçlara ihtiyacı var"
"yok!"
" Taeyong sandığınız kadar iyi değil bayım. Lütfen anlayışlı olun"
" birşeyi yok onun sadece şımarıklık"
" biz-"
" siz sadece Taeyong'u uyutuyorsunuz, gece gündüz demeden uyuyor çocuk"
Birden doktorun sesinin yükseldiğini fark ettim. Bu zamana kadar iyi dayandı
" Taeyong'un ilaçlara ihtiyacı var, sandığınız kadar iyi değil hatta hiç iyi değil. Biz Taeyong'u 3 başlıkta inceliyoruz ; Majör depresif bozukluk, sosyal travma ve Borderline.."
"madem o kadar kötü yatırın o zaman kliniğe."
"şu zaman dilimi için yatışa gerek yok ama ilaçlarını kullanmalı"
Bir dakika.. O ne dedi?
Hatırlamaya çalıştım
Majör depresif bozukluk
Sosyal travma
Borderline.
Depresif Bozukluğu zaten biliyordum ama Borderline bana da çok büyük sürpiz oldu
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Borderline - Taeyong
FanfictionBugün babam doktorumla konuşurken doktor ağzından bir şey kaçırdı : "Biz Taeyong'u 3 başlıkta inceliyoruz ; Majör depresif bozukluk, sosyal travma ve Borderline.."
