Bunun hakkında konuşmuş muydum bilmiyorum ama geçenlerde 1 günlüğüne psikiyatri kliniğinde kaldım.
Bu sefer kendim için değil başkası için kalsam da klinik, kliniktir.
Refakatçi olarak bile orada kalmaya katlanamıyormuşum içten içe buraya gelmenin iyileşme için gerekli olduğunu düşünsem de.
O gün Jaehyunla özel günümüzdü ve arkadaşım(!) woo akşam birden arayıp hastaneye kaldırıldığını söyledi.
Içimdeki ses bencilce gitme diyordu çünkü onu ne ciddiye alıyordum ne de buna ihtiyacı olduğunu düşünüyordum.
Hayatında tek problemi sevgili ve para olan travmasız ama hep de depresyonda kesin bipolarım tiplerindendir woo.
Başı ağrısa beyin tümörü olduğunu sanıp herkesi ayağa kaldırır.
Ne yazık ki gittim çünkü annesi de ağlayarak beni aramıştı birkaç dakika sonra.
Gerçekten de sevgilisinden kendi zorla ayrılıp kendine zarar vermiş.
Zorla ayrıldığı, ayrılmak için dakikalarca uğraştığı sevgilisi en son tamam nasıl istersen dediği için kendine zarar vermiş..
Buna saygı duymam zor.
Ne mağdurlar var dünyada.. Kocasından yemekte tuz yok diye dayak yiyen kadınlar, sabah akşam psikolojik şiddet gören kadınlar, engelli kadınlar..
Hiçbiri onun kadar tepki vermezdi.
Sevgilisine ceza olsun diye yatış teklifini kabul etti ve bunun bedellerini ona söyledim. Uyardım.
Gözü kör olmuştur diye düşündüm ama ilerleyen saatlerde bunun bedelini asla ödemeyeceğini anladım.
Beni yanında refakatçi istedi annesi yerine.
Annesinin yanında sigara içemezdi çünkü
Ve ahmak ben kabul ettim.
Aslında nasıl biri olduğunu o akşam gördüm zaten..
Doktor bir belirti söylüyor sende var mı diye, o da var diyor..
Aslında yalan söylediğini kendi de biliyor olmalı ki sonrasında o belirtiyi taşıyor gibi davranmaya başlıyor.
İticiliğini size anlatamam.
O klinikte bencil bir insanla yaptığım yardım hatırlanmayacak olduğunu bile bile kaldım... Çıkarmadılar da beni..
Duvarlar üstüme geliyor, nefes alamıyorum.
Derin derin solurken akıl hastanesi film setinden fırlama odaya bakıyorum. Kameranın tam içine bakıyorum.
Görüp de biri gelir belki diye.
Woo uyuyor..
Koridora çıkıp nefes aldım, biraz ayakta dikildim ve saatin 3 olduğunu gördüm.
Doktor 9da gelecek, kahvaltı 7de..
İyi dedim.. 4 saat kaldı..
Güneşin doğmasına da 3..
İçim sıkıla sıkıla odama döndüm doktorun uyarısıyla.
Dikilemezmişim..
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Borderline - Taeyong
FanfikceBugün babam doktorumla konuşurken doktor ağzından bir şey kaçırdı : "Biz Taeyong'u 3 başlıkta inceliyoruz ; Majör depresif bozukluk, sosyal travma ve Borderline.."
